Ana içeriğe geç
Sözlük

zarar ile cümle

zarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte, zararsız ve savunmasızdır.А ведь был, в сущности, безобиден и беззащитен!
Ramireziler kumları kazmaz ve bitkilere zarar vermezler.Апистограммы Рамиреса не повреждают растения и не роют грунт.
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Нерва во время этих событий не пострадал, но его власть была, таким образом, поколеблена.
12.yy'dan beri Yahudilik, fiziksel veya psikolojik zarar gören kadına boşanma hakkı verir.Иудаизм признаёт право оскорблённой жены (физически или психологически) на развод с XII века.
İnsanlara zarar verirler.Могут пострадать люди.
Ama her seferinde işten yine Kakılmış zararlı çıkar.Все же он испытывает время от времени снова убытки.
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).По народным поверьям, в шедим превращаются души нечестивцев.
Aynı zamanda da zararlı eylemlerin gerçekleşmesini önlemektedir.Так же не следует забывать о мерах предосторожности.
Genel olarak mastürbasyon zararsızdır.По современным данным мастурбация не вредна.
Cahillere oturup kalkmak fayda değil zarar verir.А не сойти с ума и не опуститься помогает юмор.
Sıkıntıya gelmez ve eğer sıkılırsa eşyalara zarar verir.Однако, если собаку не занимать, она заскучает или будет портить вещи.
Bunlardan en zarar verici olanı, Singapur'un kaybedilmesiydi.Ещё более важным оказался моральный урон от падения Сингапура.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .Зданиям и земельным участкам был нанесён серьёзный ущерб.
Sigaranın zararlarını azaltır.Курение снижает эффективность ранитидина.
Firavun fareleri Dünya Doğa Koruma Birliği tarafından ekosisteme zarar veren hayvan türleri kategorisindedir.На обоих островах чужеродным видом, угрожающим экосистеме, являлись тихоокеанские крысы.
Bu çentikler kılıç için zararlı değildir.Не всякая сталь годится для изготовления меча.
Ancak bu avantajlarının yanında çok fazla dezavantajları, zararları göze çarpar.А за это одно можно действительно простить ему многие его недостатки.
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.В общем, Том почти всегда враждует с Джерри, но иногда дружит с ним.
Ayrıca 2050 ev ise kısmen zarar görmüştü.В 1950-е годы при очередной реконструкции здание частично утратило декор.
Deniz uçağı platformu Curtiss de ayrıca zarar görmüştü.Крейсер «Хьюстон» также был серьёзно повреждён.
Ateşten zarar görmez.Не боится огня.
Bu taşınma ile müze materyalleri epey zarara uğramıştır.Значительно выросли посещаемость и доходы этих музеев.
Bu gibi deterjanlar bulaşıkları ve bulaşık makinesine zarar verebilir.Ещё токсикоманы могут нюхать стиральные порошки и подобные моющие средства.
Bu rüzgarlar bazen mahsule zarar verebilmektedir.Иногда могут приносить довольно сильный вред.
Öğrenciler kampüs çevresindeki çeşitli binaları yakmaya ve zarar vermeye başladı.По пути студенты останавливаются и разбивают лагерь.
Köye ekolojik yönden zarar vermiştir.Село подвержено экологическому бедствию.
Bu yüzden belirsizlik zararsızdır fakat göreceli parçacıklar için öyle değildir.На вид кажется безобидным, но это вовсе не так.
Verdiği zararlar Kızıl Albıs’a göre daha ölümcüldür.«Лучше быть мёртвым, чем красным»).
Bedeni zarar görmez bir hale gelir ve büyük ağırlıkları kaldırabilecek bir güce sahip olur.Он не обделён физической силой и обладает, к тому же, сильным, чистым голосом.
Bu nedenle de canlı dokuya zarar vermez.Не повреждает бессемянные сорта.
İnsana zararı yoktur.Человеческих жертв нет.
Elindeki çakmakla zifiri karanlıkta zarar görmeden ilerleyebilir.В темноте хищнику легче подобраться к своей жертве незамеченным.
Zarar görenlerin kayıpları proje çerçevesinde karşılandı.Не удивительно, что предложение Сытина наборщики встретили в штыки.
Meyvelerde ergin ve nimfleri emgi yapmak suretiyle zararlı olurlar.При поражении семенников резко снижаются урожай и качество семян.
'Evet ben çevre ile ilgili bir kitabım ama zararsızım!Я — суровый критик, но здесь, — увы!
Denizyıldızları yüksek sıcaklıklardan zarar görürler.Примечательно, что звёзды имеют отрицательную теплоёмкость.
Mutasyonlar; yararlı, etkisiz ya da zararlı olabilir.Мутации проявляются по-разному и могут быть как полезными, так и вредными.
"'Siz memleketinizi çok sevmek ama zarar vermek'".(Люби Родину; не делай Ей вреда.)
Bu bloklar binalara zarar vermiştir.Ущерб причинён зданиям.
Bu çekingenliğinin sonucu olarak Amiral Ingenohl'un itibarı büyük ölçüde zarara uğradı.По воспоминаниям адмирала Грейга, выполнить порученное ему оказалось крайне тяжело.
Tehlike; muhtemel, potansiyel zarar kaynağıdır.Риск: Риск — возможная опасность какого-либо неблагоприятного исхода.
KİT ürünlerine zam yapılarak KİT'lerin zararları azaltılmaya çalışılmıştır.Заметно пострадали отдельные страны ЕС, испытав снижение экспорта по отдельным статьям.
İnsanlara zarar vermezler.Они не причиняют людям вреда.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Никто не желает поднимать оружие..
2008 yılında ahşap pagoda bir kundaklama sonucu çıkan yangında ağır zarar gördü.В 2008 году заброшенное здание значительно повреждено пожаром.
Midilli batarken, Yavuz Sultan Selim gemisi ise büyük zarar gördü.«Мидили» затонул, а «Явуз Султан Селим» был сильно поврежден.
Julian birkaç aylıkken beşiğinde zarar görmesin diye üzerine titriyorlardı.Травма не позволяла ему играть примерно на протяжении месяца.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.Во время Тридцатилетней войны город был разрушен и разграблен.
Yok etmek için bir Hortkuluk çok ciddi zarar görmelidir ki sihirle telafisi mümkün olmasın.Благодаря этому заклинанию можно добиться необходимого, лишившись при этом самого дорогого.
Ülke, 1994-1996 arasındaki kanlı savaşta büyük zarar görmüş ve kentler yıkıma uğramıştır.Военные действия 1994-1996 годов нанесли огромный урон городу.
Bazılarıda ürünlere zarar verirler.Некоторые виды вредят.
İlkbahar geç donlarından zarar görür.Страдает от поздних весенних заморозков.
Ancak bazı Avrupa devletleri, ticarete zarar vereceği için bunu protesto etti.Несколько фан-клубов в Европе поддержали их, выступая против коммерциализации футбола.
Köylüye herhangi bir zarar vermemişlerdir.Крестьянское же имущество не пострадало.
Şifreleme sadece mesajları değil aynı zamanda zararlı yazılımları da şifreleyecektir.Он только копирует адрес, но не сами данные.
Son derece zararlıdır.С особо вредными условиями.
Olayların akışını ve insanların hayatını, zarar vererek değiştirebilirler.Они меняют события и судьбы людей.
Düşmanlarının daha çok zarar görmesini sağlar.С их помощью можно нанести противнику большой урон.
İsrail'e başka hiçbir ulus bu kadar zarar vermemiştir.لم تقم أي دولة بمزيد من الضرر لإسرائيل.
Ancak bazı Avrupa devletleri, ticarete zarar vereceği için bunu protesto etti.و لكن أحتجت دول أوروبا من أجل إنه سوف يضر بحركة التجارة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod