Bence kimseye zarar vermediğiniz sürece bu zararsız bir önyargıdır.It seems, I suppose, a harmless prejudice and that you're not really hurting anybody.
"Satılık zararsız çöp sıkıştırıcısı.""For sale: White trash compactor."
Zararlı organizmaları nasıl daha az zararlı hale getirebiliriz?How can we make the harmful organisms more mild?
Yani doğal seleksiyon zarar verme ihtimali daha yüksek olan canlıları destekleyecektir.So, natural selection will favor organisms that are more likely to cause damage.
Bu sorunun cevabı-- evet, daha zararlılar.And the answer is -- yep, they are.
Onların bize çok zararlı olmayacak bir forma evrilmelerini sağlayabiliriz.We could make them evolve to be not so harmful to us.
Böylece zararlı bir kısırdöngü ortaya çıkar.So, you get this vicious cycle.
Ancak işte bu tip durumlarda, daha az zararlı hale evrimleşmeyi destekleyebilirsiniz.But that's when you should be favoring evolution towards mildness.
Kardeşim lütfen, zararın neresinden dönersen kardırBrother, please. Stop while you still can.
Durun ! masumlara zarar veremezsiniz !Stop! You can't just kill anyone!
Size zarar vermeyeceğim.I'm not going to hurt you.
Daha önemlisi, bunun seçimi kazanması açısından zararlı değil, tersine, faydalı olacağını biliyordu.More to the point, he knew it posed no threat to his election -- quite the contrary.
Tseng Chien'e zarar vereceksinYou will harm Tseng Chien
Kimse zarar görsün istemem ...ama onu bulmalıyımI don't want to harm anyone ...but I must find her
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.It turns out that these things don't have to hit the ground to do a lot of damage.
Yine de, buna benzer patlamalar, küresel çapta bir ekolojik zarar verecek düzeyde değiller.Now, when these things blow up, they're not going to do global ecological damage.
En azından "dinazor katili"nin verdiği zarar kadar olmayacaktır.They're not going to do something like the dinosaur-killer did.
250 metre genişliğindeki bu göktaşı, inanılmaz bir zarar verecek.And it's 250 meters across, so it would do unbelievable damage.
Her ikisi de sağlığınız için yeterince zararlı.Both are fairly bad for your health.
Florür bebeklerin yutmaması gereken bir şey eğer yutarlarsa çok zararlı olabilir.And that's because fluoride is not something a baby can swallow; it would be dangerous if they did.
'Ah, pardon!' Alice o zavallı zarar olduğunu korkuyor, aceleyle ağladı hayvanın duygularını.'Oh, I beg your pardon!' cried Alice hastily, afraid that she had hurt the poor animal's feelings.
Ben beyin zarar korkulan;I feared it might injure the brain;
Sağlığa zararlı ibareleri yoktu, en azından federal idarenin koydurdukları.There were no health claims, at least not federally sanctioned ones.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Poor teaching actually does more harm than good.
Aktifte gözüken varlıklarının bir kısmını zarar yazmak zorunda kalabilirler.They might have to write down their assets.
Bu 1,8 milyar $'ı zarar yazmak zorunda kalmaları demek.So that's $1.8 billion writeoff.
Alkol kullanımı uzun vadede kalbe, karaciğere ve mideye zarar veriyor.Long term use can lead to damage of the heart, liver and stomach.
Buranın gördüğü zarar, seri içicilerin devamlı durup tekrar içmesinden kaynaklanıyor.The damage being caused comes from the constant stopping and starting technique of binge drinking.
Yine beynine zarar veriyorsun.You are still damaging your brain.
Nanoparçacığı ısıtıyorsunuz ve tümörü yerinde yok ediyor ve etraftaki hücrelere hiç zarar gelmiyor.And what it does is exacts the tumor right in place without nothing lighting anything near by it.
İngiltere'de. Bu yıl, de aşağı zarar verebilir. Tüm İngiltere Bankası ' olmasıdır rakamlar.You can break this down by year, as well.
Octavianus, bana zarar vardı sanki.I entreated, as though he had hurt me.
Fiyat yükselirken açık pozisyonda yakalandılar, zarar ediyorlar.But these guys are being penalized because they're losing money.
Açık pozisyondayken fiyat yükselmeye başlarsa zarar ediyorlar.They're falling every day.
O yüzden bana bu tip şeylerin zararının olmadığını söylemeyin.Please, don't tell me there are no consequences to these things.
Çünkü zararları var, her zaman var.There are. There always are.
Ve işte bu kişi, şiddet eylemlerine bulaşmış bir kişiydi. Karısına zarar vermiş, onu dövmüştü.And he had been one of these people who had a somewhat violent history.
Komşulara zarar veremezdim.I can't keep creating damage to the neighbors.
Ne kar ne zarar eder.Well it doesn't break even.
Bunu yazmak monoton ama zararı olmaz. -This is all a little bit monotonous to write it all out, but never hurts.
İşlerin kötüye gitmesi durumunda ilk zarar edecek olan grup bu.These are the people who first lose money.
Orta riskli ve az riskli gruplara yatırım yapmış olan kişiler bundan zarar görmüyorlar.So that's what protects the senior tranche and the mezzanine tranche from defaults.
Ama artık zararsızdı ! ve Ondan çete hakkında bilgi koparabilirdik !What can we learn from a pawn ?
Maden atıklarının zehirleri milyarca dolarlar seviyesinde zarar verdiler.Toxic problems from mine waste have caused damage of billions of dollars.
Bu durumda yıllık zararım 275,000 $çIf I sell them for $1.75 and if I sell, I don't know, 700,000 cupcakes,
Bu Fransa'nın nüfusuna ayrıca zarar verecek.So this is going to add even more insult to injury to just the general population of France.
Test boyunca hiçbir köpek veya Captiva zarar görmedi.No dogs or Captivas were harmed during this test.
Hiçbir şey daha zarar verici olamaz.It's going to be more harmful than anything.
Bunu zararsız bir şekilde MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) kullanarak yapacağız.We're going to do it non-invasively using MRl.
Kızıl ötesi) taramalar var. Ve bu, stratosfere zarar vermeden araştırma yapıyor.And it's exploring without polluting the stratosphere.
Sizlere garanti vermek isterimki bu sunumun yapılmasında hiçbir salyangoz zarar görmemiştir.I would like to reassure that no snails were harmed in making this presentation.
Peki bu durumda zararlı çıkanlar kim?And who lost here?
Aslında zarar veriyorlar.They actually hurt.
Çok pratik yapmanın kimseye bir zararı olmaz.It never hurts to get a lot of practice.
Anlaşmaya sadık kalan taraf ise bu işten zarar gördü.It reduced the total economic profit, and it really hurt the non-cheat right over there.
Duymayacağım?, Ho! zararlı öfke ateşlerini söndürmeye erkek, hayvanlar,Will they not hear?--What, ho! you men, you beasts, That quench the fire of your pernicious rage
Withal zarar Kim, hiçbir şey, küçümseyen onu hiss'd: bindirmeler ve darbeler ¤ lantılarını iken,Who, nothing hurt withal, hiss'd him in scorn: While we were interchanging thrusts and blows,
BENVOLIO, sen sanat zarar?BENVOLlO What, art thou hurt?
ROMEO Cesaret, adam; zararı çok olamaz.ROMEO Courage, man; the hurt cannot be much.
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMy very friend, hath got his mortal hurt In my behalf; my reputation stain'd