Tom son zamanlarda iyi değildi.Tom hasn't been well recently.
Tom son zamanlarda meşgul değildi.Tom hasn't been busy recently.
Zaten onu bir zamanlar söyledin.You said that once already.
Bazı güzel zamanlar geçirdik.We've had some good times.
Son zamanlarda ne yaptın?What've you done lately?
Zamanla hazır olacağız.We'll be ready in time.
Zamanlaman mükemmel.Your timing's perfect.
Zamanlamanız mükemmel.Your timing's perfect.
Son zamanlarda haberleri takip etmedim.I haven't been following the news lately.
Ben son zamanlarda herhangi bir kitap veya dergi okumadım.I haven't been reading any books or magazines lately.
Zamanla bütün bu küçük sorunlar çözülecektir.In time, all these minor problems will be resolved.
Tom'un son zamanlarda herhangi biri ile sorunları oldu mu?Has Tom been having problems with anyone recently?
Bir zamanlar senin gibi birini tanımıştım.I knew someone like you once.
O zamanlar, tüm hesaplamalar elle yapıldı.Back then, all the calculations were done by hand.
Şimdi hazır olamazsın, ama zamanla olursun.You may not be ready now, but you will be, in time.
Tom ve Mary son zamanlarda arkadaş oldular.Tom and Mary have recently become friends.
Tom ve Mary son zamanlarda çıkmaya başladılar.Tom and Mary have recently started dating.
Tom ve Mary son zamanlarda evlendiler.Tom and Mary have recently gotten married.
Tom ve Mary son zamanlarda Boston'a taşındılar.Tom and Mary have recently moved to Boston.
Tom son zamanlarda çok ağzı sıkı oldu.Tom has been very secretive recently.
Bir zamanlar bir tahta parçası vardı.Once upon a time there was a piece of wood.
Birinin size verebileceği en büyük armağan onların sevgi ve zamanlarıdır.The greatest gift that someone can give you is their love and their time.
Bir insanın dövüşmesi gereken zamanlar vardır.There are times when a man must fight.
İnandığın şey için dövüşmen gereken zamanlar vardır.There are times when you need to fight for what you believe in.
Bunun hepsini bir zamanlar sana zaten söyledim.I've told you all of this once already.
Sen son zamanlarda herhangi bir film izledin mi?Have you seen any movie lately?
O zamanlar geri gelmeyecek.Those times will not come back.
O zamanlar geri dönmeyecek.Those times will not return.
O zamanlar geri gelmiyor.Those times aren't coming back.
Bir zamanlar konuşulan sözler asla geri alınamaz.A word once spoken can never be recalled.
Bir zamanlar söylenmiş sözler geri alınamaz.Words once said can't be taken back.
Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.Tom has been neglecting his work lately.
Zamanlama kritiktir.The timing is critical.
Bir zamanlar ordudaydım.I was in the army once.
Sen bir zamanlar içinde bulunduğum aynı durumdasın.You're in the same situation that I was once in.
Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.In times of abundance, remember the times of famine.
Zamanla her şey açığa kavuşacak.With time, everything will become clear.
Ben bazı zamanlar sinemaya giderim.I sometimes go to the cinema.
Hayatın karayolunda bazen böcek olacaksın başka zamanlar ön cam olacaksın.On the highway of life, sometimes you'll be the bug, other times you'll be the windshield.
Tom bir zamanlar birini gördü.Tom saw one once.
O bir zamanlar bir tane gördü.She saw one once.
Zamanlama çok önemli olacak.The timing will be crucial.
Zamanlaman mükemmeldi.Your timing was excellent.
Her seri katil, bir zamanlar birinin bebeğiydi.Every serial killer was somebody's baby once.
"Pretty Woman" filmi tüm zamanların klasiklerinden biridir.The movie "Pretty Woman" is one of the all-time classics.
Zamanla anlayacaksın.In time, you will understand.
Son zamanlarda biri burada.Someone's been here recently.
Bu o zamanlardan biri.This is one of those times.
Tom'un son zamanlardaki davranış tarzı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the way Tom has been behaving lately?
Son zamanlarda birçok şeye bakışımı değiştiren kitabı okuyorum.Lately I read the book that changed my insight into many things.
Son zamanlarda Tom'dan haber aldın mı?Have you heard from Tom lately?
O zamanlar nasıl Fransızca konuşacağımı bilmiyordum.I didn't know how to speak French at that time.
O zamanlar nasıl yüzeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to swim at that time.
Son zamanlarda yüzmüyorum.I haven't been swimming recently.
O zamanlar yemek yemek için eve giderdim.I used to go home to eat back then.
Tom o zamanlar hapisteydi.Tom was in jail at the time.
Tom'un iş kalitesi son zamanlarda arttı.The quality of Tom's work has improved lately.
Son zamanlarda uyku sorunu yaşıyorum.Recently, I've been having trouble sleeping.
Son zamanlarda çok uyumuyorum.I haven't been getting much sleep lately.
Son zamanlarda Tom'u gördün mü?Have you seen Tom recently?