Tom son zamanlarda gerçekten meşgul.Tom has been really busy lately.
İşler son zamanlarda biraz yoğunlaştı.Things have gotten a little busy recently.
Tom son zamanlarda hüzünlü şarkılar söylüyor.Tom has been singing a lot of sad songs recently.
Ağlama, zira iyi zamanlar gitti. Onun yerine onlar hâlâ devam ediyorken gülümse.Don't cry / For the good times gone. / Smile instead / While they're still going on.
Zamanlama esastır!Timing is fundamental!
Son zamanlarda siz hepiniz onunla karşılaştınız mı?Have you all met him recently?
Peri masalları hep aynı başlar: bir zamanlar.Fairy tales always begin the same: once upon a time.
Son zamanlarda bizim mağazamızı kontrol ettiniz mi?Have you checked our store lately?
Son zamanlarda bizim malzemeleri kontrol ettiniz mi?Have you checked our supplies recently?
Son zamanlarda yağ düzeyini kontrol ettin mi?Have you checked the oil level recently?
Bir zamanlar genç olduğunu unuttun mu?Have you forgotten that you were young once?
Sanırım son zamanlarda burada olanları kastediyorsun.I assume you're referring to what happened here recently.
Tom'un son zamanlarda bana karşı niçin çok kibar olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom has been so nice to me recently.
Son zamanlarda kuzenimi gördün mü?Have you seen my cousin lately?
Bir zamanlar Tom'a tam benzeyen bu arkadaşa sahiptim.I had this friend once who looked just like Tom.
Son zamanlarda çok rüya görüyorum.I've been dreaming a lot lately.
Son zamanlarda moralim bozuk.I've been feeling depressed recently.
Son zamanlarda bununla başım dertte.I've been having trouble with that lately.
Son zamanlarda aklım başımda değil.I haven't been myself lately.
Son zamanlarda seni çok düşünüyorum.I've been thinking a lot about you lately.
Son zamanlarda Tom hakkında düşünüyorum.I've been thinking about Tom lately.
Genç olduğumuz zamanları düşünüyordum.I've been thinking about when we were young.
Son zamanlarda başıma çok işler geldi.I've been through a lot lately.
Son zamanlarda çok şey yaşadım.I've been through a lot lately.
Son zamanlarda çok baskı altındayım.I've been under a lot of pressure lately.
Son zamanlarda işe yürüyorum.I've been walking to work recently.
Son zamanlarda çok uyumadım.I haven't had much sleep lately.
Tom'un son zamanlarda aksadığını görmedim.I haven't seen Tom limp recently.
Bir zamanlar bir ördek öldürdüm.I killed a duck once.
Son zamanlarda yeni bir işin olduğunu biliyorum.I know you recently got a new job.
Son zamanlarda emekli olduğunu biliyorum.I know you recently retired.
Bir zamanlar seni sevdim.I loved you once.
O zamanlar tekrar bir sürü hata yaptım.I made a lot of mistakes back then.
Bir zamanlar Tom diye birini tanırdım; ama bu çok uzun zaman önceydi.I once knew somebody named Tom, but that was a long time ago.
Bir zamanlar birini gördüm.I saw one once.
Son zamanlarda bir işe girdiğini biliyorum.I know you recently got a job.
Tom son zamanlarda garip hareket ediyor.Tom has been acting strange lately.
Tom son zamanlarda tuhaf davranıyor.Tom has been acting strange lately.
O son zamanlarda tuhaf davranıyor.He's been acting odd lately.
Son zamanlarda olağan dışı bir şey duydunuz mu?Did you hear anything unusual lately?
Son zamanlarda alışılmadık bir şey gördün mü?Did you see anything unusual lately?
Bir zamanlar dünyanın evrenin merkezi olduğuna inanılıyordu.Once it was believed that the earth was the center of the universe.
Bir zamanlar hepimiz gençtik.We were all young once.
Bir zamanlar herkes gençti.Everyone was young once.
Son zamanlarda onunla konuştun mu?Have you talked to her recently?
Tüm zamanların en harika kitaplarından biri.It's one of the greatest books of all time.
Savaş ve Barış tüm zamanların en büyük kitaplarından biridir.War and Peace is one of the greatest books of all time.
Son zamanlarda, uzaktan eğitim hakkında bir çok konuşma vardı.Recently, there's been a lot of talk about distance education.
Son zamanlarda Tom'la konuştun mu?Have you spoken to Tom recently?
Hayatımın en güzel zamanlarını yaşıyorum.I'm having the time of my life.
O zamanlar otuz yaşlarındaydım.I was in my thirties back then.
Bir zamanlar sana benziyordum.I was once like you.
Bir zamanlar senin gibiydim.I was once like you.
Ben bir zamanlar sana benziyordum.I was like you once.
Bir zamanlar gençtim.I was young once.
Son zamanlarda ne yapıyorsun?What have you been doing lately?
Tom son zamanlarda bir çöküş içinde.Tom's in a slump lately.
Bir zamanlar Tom'un ayağı trende yüksek topuklu giyen bir kadın tarafından ezildi.Tom's foot was once crushed by a woman wearing high heels in the train.
O zamanlar tarlaları atlar ve katırlarla sürdüler.Back then, they plowed the fields with horses and mules.
Son zamanlarda Tom'la buluştuğunuzu anlıyorum.I understand you met with Tom recently.