Evet, bazı zamanlar.Yes, sometimes.
Mary'nin saatlerce hareketsiz oturduğu ve denize baktığı zamanlar vardır.There are times when Mary sits still for hours and looks at the sea.
İşsiz sayısı tüm zamanların en yükseğindedir.The number of jobless is at an all time high.
Zamanlar değişti ve biz onların içinde değiştik.The times are changed and we are changed in them.
Zamanlar değişir.Times change.
Zamanlar değişiyor.Times are changing.
O tavuk son zamanlarda hiç yumurta yumurtlamadı.That chicken hasn't laid any eggs lately.
Son zamanlarda onu çok gördüm.I've seen a lot of him recently.
Son zamanlarda depremlerin sıklığı endişe verici.The frequency of earthquakes lately is worrying.
Bir zamanlar fakir bir adam ve zengin bir kadın vardı.There were once upon a time a poor man and a rich woman.
Bir zamanlar yoksul bir adam ve zengin bir kadın vardı.There were once a poor man and a rich woman.
Babam son zamanlarda Japonya'ya geri geldi.My father has recently come back to Japan.
Babam son zamanlarda Japonya'ya döndü.My father has recently returned to Japan.
Bunlar kötü zamanlar.These are bad times.
Bir zamanlar onun bir sürü arazisi vardı.He once had a lot of land.
O zamanlar orada ilkel insanlar yaşıyordu.At that time a primitive people lived there.
Zamanlar dayanıklıdır.Times are tough.
Eski zamanlarda insanlar dünyanın düz olduğuna inanıyordu.In ancient times people believed that the earth was flat.
Son zamanlarda arkadaşından haber aldın mı?Have you heard from your friend lately?
Boş zamanlarımı daha verimli kullanmam gerekiyor.I need to make better use of my free time.
Zamanlama her şeydir.Timing is everything.
Zamanlama çok önemli.Timing is very important.
O bana eski güzel zamanları hatırlatıyor.It reminds me of the good old times.
Şartlar Tom için son zamanlarda oldukça zor olmuştu.Things have been pretty rough lately for Tom.
Çoğu insan, çocukların tüm zamanlarını televizyon seyrederek geçirdiğini düşünüyor.Many people think that children spend all their time watching television.
Zamanlama her zaman önemlidir.Timing is always important.
Zor zamanlarda bana yardımcı olan sınıf arkadaşlarıma teşekkürler!Thanks to my classmates, who helped me during hard times!
Sovyet zamanlarında, her hükümet propaganda yaptı.In Soviet times, each government made propaganda.
Son zamanlarda nasıl geçiniyorsunuz?How have you been getting along lately?
Bir zamanlar romancı olmak istediğimi söylüyordum.At one time I was saying I want to become a novelist.
Son zamanlarda ekiple iletişim kayboldu.The communication recently has been lost with the team.
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral yaşıyordu.Once upon a time lived a king who had three daughters.
Son zamanlarda bir ekspres trene bindin mi?Have you rode on an express train lately?
İlk zamanlar şüpheciydim.I was skeptical at first.
Mary ve Tom birlikte mutlu zamanlar yaşadılar.Mary and Tom experienced happy times together.
Zamanlarını iskambil oynayarak geçirdiler.They spent their time playing cards.
O son zamanlarda bir lezbiyen olarak ortaya çıktıShe recently came out as a lesbian.
Harika zamanlama!Great timing!
Son zamanlarda yeni yazı türü kullanmayı seviyorum.I like to use the new font lately.
Bu zamanlanmış bir yarışma.It's a timed competition.
Son zamanlarda dışarıda çok yemek yemiyorum.I haven't been eating out much lately.
Son zamanlarda pek fazla uyuyamıyorum.I haven't been sleeping very much lately.
Son zamanlarda ilginç bir yerde yemek yedin mi?Have you eaten anywhere interesting lately?
Tom son zamanlarda kimseyle kavga etmedi.Tom hasn't had a fight with anybody lately.
Son zamanlarda çok iştahım yok.I don't have much appetite lately.
Son zamanlarda neredeydin?Where have you been lately?
Sanırım Tom'a bir yumurta zamanlayıcı vereceğim.I think I'll give Tom an egg timer.
Bir zamanlar senin yaşındaydım.I was your age once.
Ben son zamanlarda çok meşgulüm.I've been so busy recently.
O zamanlar Tom'u tanımıyordum.I didn't know Tom at that time.
Çocukken beraber oynadığımız bütün zamanları düşündüm.I thought about all the times we used to play together as kids.
Sorunlarının olduğu zamanlarda arkadaşlarına yardım etmelisin.You should help your friends when they're in trouble.
Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son zamanlarda gergin olmuştur.Relations between China and Japan have been tense recently.
Tom ve Mary eski zamanlar hakkında konuşmak istediler.Tom and Mary wanted to talk about old times.
Son zamanlarda, ben hayatımla ne yapmak istediğinizi düşünüyordum.Recently, I've been thinking about what I want to do with my life.
Bu zor zamanlarda sana yardım etmek için sana biraz para vermek istiyorum.I want to give you some money to help you through these hard times.
Tom son zamanlarda mutlu değil.Tom hasn't been happy recently.
Sanırım biz o zamanlar mutluyduk.I guess we were happy back then.
Son zamanlarda tuhaf rüyalar görüyorum.I've been having strange dreams lately.
Son zamanlarda yoğundu.It's been busy lately.