Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanla ile cümle

zamanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Zamanlama mükemmeldi.The timing was perfect.
Zamanlama mükemmel.The timing is perfect.
Biraz zamanlarını aldı.It took them a while.
Zamanla olacak.It just takes time.
Bunlar sıra dışı zamanlar.These are extraordinary times.
Zamanlar her yerde zor.Times are tough everywhere.
Onlar zor zamanlardı.Those were difficult times.
Onlar farklı zamanlardı.Those were different times.
Zamanlar son derece zordur.Times are extremely tough.
Zamanlama kusursuzdu.The timing was impeccable.
Onlar mutlu zamanlardı.Those were happy times.
Zamanlama doğru.The timing is right.
Zamanlar zordu.Times were hard.
Son zamanlarda bir yere seyahat ettiniz mi?Have you traveled anywhere recently?
Yetişkin boyama kitapları son zamanlarda popüler hale geldi.Adult coloring books have become popular recently.
Tom son zamanlarda bana soğuk görünüyor.Tom seems cold to me lately.
Biz zamanlar güzel bir kızı olan bir kral vardı.Once upon a time there was a king who had a beautiful daughter.
Bir zamanlar üç güzel kızı olan bir kral vardı.Once upon a time, there was a king who had three beautiful daughters.
Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.Once upon a time there lived a king and queen who had three very beautiful daughters.
Bir zamanlar oniki kızı olan bir kral vardı.There was once upon a time a king who had twelve daughters.
Bir zamanlar fakir olan ama güzel bir kızı olan bir değirmenci vardı.Once upon a time there was a miller who was poor, but he had a beautiful daughter.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kral yaşardı.Once upon a time there lived an old king on a small island.
Son zamanlarda eğlenceli bir şey oldu mu?Has something fun happened lately?
Bunlar çalkantılı zamanlar.These are turbulent times.
Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
Zamanla, şartlar yalnızca kötüleşti.Over time, things only got worse.
O zamanlar bilgisayar bu kadar yaygın değildi.Computers didn't yet exist around that time.
Son zamanlarda özellikle ilgi duyduğun bir şey var mı?Is there anything you've been particularly interested in lately?
Tom son zamanlarda Fransızcasını geliştirmeye çalışıyor.Tom has recently been trying to improve his French.
Müşteriler son zamanlarda çok şikayet ediyor.The customers have been complaining a lot lately.
Son zamanlarda Tom bir şey hakkında şikayet etmedi.Tom hasn't complained about anything recently.
Son zamanlarda görme yeteneğini kontrol ettirdin mi?Have you had your eyesight checked recently?
Son zamanlarda nerede takılıyorsun?Where have you been hanging out lately?
Tom gençliğinin son zamanlarında Boston'a taşındı.Tom moved to Boston in his late teens.
Bu bana bir zamanlar tanıdığım bir kızı hatırlatıyor.This reminds me of a girl I once knew.
Biz bunu daha iyi zamanlayamazdık.We couldn't have timed this better.
Zamanla değiştirmen gerek.You need to change with the times.
Zamanlar kesinlikle değişti.Times have certainly changed.
Tom son zamanlarda işini kaybetti.Tom lost his job recently.
O, eylülün son zamanlarında bir öğleden sonraydı.It was one late September afternoon.
Son zamanlarda yapacak çok işim var.I've had a lot of work to do lately.
İnsanların görüşleri zamanlarının ruhuna bağlıdır.People's opinions depend on the spirit of the times.
Son zamanlarda çok büyük baskı altında kaldım.I have been under a lot of pressure lately.
Hepimiz son zamanlarda çok yönlü iyileştirmeler gördük.We've seen all-round improvements lately.
O benim hayatımın en iyi zamanlarından biriydi.That was one of the best times of my life.
Ben onu son zamanlarda hiç görmedim.I haven't seen her at all lately.
Boş zamanlarımda şiir yazarım.In my free time, I write poetry.
Bunlar zor zamanlar.These are tough times.
Tom sonraki hafta Boston'a gelmek için zamanlandı.Tom is scheduled to come to Boston next week.
Son zamanlarda Tom'u gören oldu mu?Has anybody seen Tom lately?
İnce hatalar bazı zamanlar büyük problemlere yol açar.Tiny mistakes can sometimes lead to big trouble.
Bir zamanlar sadece bir kızı olan bir kral vardı.Once on a time there was a king who had an only daughter.
Son zamanlarda bunun gibi çok film yok.There haven't been many movies like this recently.
Son zamanlarda top gibi bir göbek büyütüyorum. Bu orta yaş olmalı.Lately, I've been growing a pot belly. It must be middle age...
Onlar her boş zamanlarında briç oynarlar.They play bridge every free moment.
Tom son zamanlarda ne yaptı?What has Tom done lately?
Son zamanlarda çok içiyorum.I've been drinking a lot lately.
Bir zamanlar hepimiz küçüktük.We were all little once.
Amish aşk romanları son zamanlarda popüler oldu.Amish romance novels have become popular lately.
Son zamanlarda hayal kırıklığına uğruyorum.I've been getting frustrated lately.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod