Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar bunun zamanında hazır olacağını söyledi.They said it would be ready on time.
Tom zamanında oraya varamayacak.Tom won't be able to get there in time.
Tom zamanında çıkamadı.Tom couldn't get out in time.
Tom tam zamanında yoldan çıktı.Tom got out of the way just in time.
Tom tam zamanında geriye doğru sıçradı.Tom jumped back just in time.
Tom zamanında burada olmayabilir.Tom might not be here in time.
Soru bunu zamanında nasıl yaptırmak.The question is how to get this done in time.
Tom'un zamanında burada olmayacağı mümkün.It's possible that Tom won't be here on time.
Tom, zamanında burada olmayabilir.It's possible that Tom won't be here on time.
Buraya zamanında geldik.We got here on time.
Tom'un zamanında burada olmayacağını sana düşündüren ne?What makes you think Tom won't be here on time?
Tom bunu toplantı için zamanında yapmayabilir.Tom may not make it in time for the meeting.
Mary zamanında geldi.Mary has arrived on time.
Tom akşam yemeği için tam zamanında geldi.Tom arrived just in time for dinner.
Tom muhtemelen zamanında burada olmayacak.Tom isn't likely to be here on time.
Tom zamanında yapılan raporu almak için elinden geleni yapıyor.Tom is doing his best to get the report done on time.
Tom okula zamanında varabildi.Tom managed to get to school on time.
Tom zamanında oraya varmayı başardı.Tom managed to get there in time.
O vaktinde geldi. Ben zamanında geldim.She arrived on time. I arrived in time.
Onun zamanında, Mary dünyadaki en güzel kadınlardan biri olarak kabul edilirdi.In her time, Mary was considered one of the most beautiful women in the world.
Tom randevu için zamanında geldi.Tom was in time for his appointment.
Onu orada zamanında yapmayacağım.I'm not going to make it there on time.
Bunu zamanında bitirebileceğimize dair bir şans olduğunu düşünüyor musun?Do you think there's any chance we'll be able to finish this on time?
Tom bize yardım etmezse, bunu asla zamanında bitiremeyeceğiz.If Tom doesn't help us, we'll never be able to finish this on time.
"Geldiler!" "Tam zamanında!""They've arrived!" "And none too soon!"
Tom onu zamanında yapamayabilir.Tom might not make it in time.
Oraya zamanında varabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can get there in time.
Tom'un buraya zamanında varmayacağına bahse girerim.I'll bet Tom doesn't get here on time.
Zamanında orada olmak için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to be there on time.
Tom zamanında orada olmaya çalışacak.Tom is going to try to be there on time.
Tom okula zamanında varamayacağından korkuyordu.Tom was afraid that he wouldn't get to school on time.
Bu raporu zamanında bitirmek için elimden geleni yapıyorum.I'm trying my best to finish this report on time.
Zamanında hazır olabilirim.I can be ready on time.
Toplantı için zamanında döneceğime söz veriyorum.I promise I'll be back in time for the meeting.
Tom randevulara her zaman zamanında gelir.Tom is always on time for appointments.
Düğün için zamanında Boston'a varamayacağımız olasıdır.It's possible that we won't be able to get to Boston in time for the wedding.
Kriz zamanında para kazanmasını bilen kimse var mı?Does anyone know how to make money in a time of crisis?
Her sabah zamanında uyanmak için çalar saate güvenirim.I depend on the alarm clock to wake up on time every morning.
Tam zamanında geldim.I was just in time.
Zamanında geleceğini düşündüm.I thought you'd be on time.
Tom Mary'nin zamanında geleceğini düşündüm.Tom thought that Mary would be on time.
Buraya zamanında gelmek için elimden geleni denedim.I tried my best to get here on time.
Umarım bunu zamanında yapabilirsin.I hope you can make it on time.
Her zaman olduğu gibi, Tren bugün zamanında geldi.The train was on time today, as always.
Bugün tren zamanında.The train was on time today.
Herkesin zamanında burada olmalarını beklemeyin.Don't expect everyone to be here on time.
Zamanında yapmayacağız, değil mi?We're not going to make it in time, are we?
Gelecek sefer zamanında olmak için biraz daha çok çalışmak isteyebilirsin.You might want to try a little harder to be on time the next time.
Tom zamanında havaalanına varamayacak.Tom won't be able to get to the airport on time.
Kirayı her zaman zamanında ödedim.I've always paid the rent on time.
Belki onu zamanında yapabilirz.Maybe we can make it on time.
Bunu güçbela zamanında yaptım.I barely made it on time.
Tom okula hiç zamanında gitmez.Tom doesn't ever get to school on time.
Tom ev ödevini zamanında teslim eden tek kişiydi.Tom was the only one who handed in his homework on time.
Oraya zamanında varamayacaksın.You won't be able to get there on time.
Tom zamanında hazırlanamayabilir.I can't get ready in time.
Ben zamanında hazırlanamayacağım.I won't be able to get ready in time.
Tom onu zamanında bitirmek için gerçekten çok çalışmak zorunda kaldı.Tom had to work really hard to finish it in time.
Tom zamanında oraya varmak için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to get there in time.
Tom Noel için tam zamanında geri geldi.Tom came back just in time for Christmas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod