Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,ובכל אביב וסתיו, בדיוק בשוויון היום והלילה,
Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,وفي كل ربيع وخريف ، بالضبط في الاعتدال،
Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,王の神殿側に日が昇ると
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.(144:15) Очи всех уповают на Тебя, и Ты даешь им пищу их в свое время;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Allas ögon vänta efter dig, och du giver dem deras mat i rätt tid.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Alle ogen zijn op U gericht; U voorziet ieder op zijn tijd van voedsel.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Aller Augen warten auf dich, und du gibst ihnen ihre Speise zu seiner Zeit.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Alles øine vokter på dig, og du gir dem deres føde i sin tid.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Alles Øjne bier på dig, du giver dem Føden i rette Tid;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Con mắt muôn vật đều ngửa trông Chúa , Chúa ban cho chúng đồ_ăn tùy theo thì .
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Con mắt muôn vật đều ngửa trông Chúa, Chúa ban cho chúng đồ ăn tùy theo thì.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Gli occhi di tutti sono rivolti a te in attesa e tu provvedi loro il cibo a suo tempo
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Kaikkien silmät vartioitsevat sinua, ja sinä annat heille heidän ruokansa ajallaan.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.중생의 눈이 주를 앙망하오니 주는 때를 따라 저희에게 식물을 주시며
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Les yeux de tous espèrent en toi, Et tu leur donnes la nourriture en son temps.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Los ojos de todos tienen su esperanza puesta en ti, y tú les das su comida a su debido tiempo
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Mindenki szemei te reád vigyáznak, és te idejében megadod eledelöket.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Ochii tuturor nădăjduiesc în Tine, şi Tu le dai hrana la vreme.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Oči všechněch v tebe doufají, a ty dáváš jim pokrm jejich v čas příhodný.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Oči všetkých hľadia v nádej k tebe, a ty im dávaš ich pokrm na jeho čas.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Oczy wszystkich w tobie nadzieję mają, a ty im dajesz pokarm ich czasu swojego.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Os olhos de todos esperam em ti, e tu lhes dás o seu mantimento a seu tempo;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Semua makhluk hidup mengharapkan Engkau; Kauberi mereka makan pada waktunya
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Vseh oči zaupno gledajo vate, in ti jim daješ njih jed o pravem času;
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Οι οφθαλμοι παντων αποβλεπουσι προς σε και συ διδεις εις αυτους την τροφην αυτων εν καιρω.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.Очите на всички гледат към Тебе; И Ти им даваш храна на време.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.עיני כל אליך ישברו ואתה נותן להם את אכלם בעתו׃
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.اعين الكل اياك تترجى وانت تعطيهم طعامهم في حينه.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.萬 民 都 舉 目 仰 望 你 . 你 隨 時 給 他 們 食 物
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.萬民 都 舉目 仰望 你 . 你 隨時給 他 們食物
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Hérodotos říká, že hry, a především hry v kostky, byly vynalezeny v Lýdském království v době hladomoru.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Herodotos spomína, že hry, a predovšetkým hry v kocky boli vynájdené v kráľovstve Lýdia počas hladomoru.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Hérodotosz azt meséli, hogy a játékokat, különösen a kockázást, Lydiában találták fől, egy éhínség idején.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Herodot powiada, że gry, konkretnie gry w kości, wynaleziono w królestwie Lidii, gdy panował tam głód.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Herodot siger at spil, særlig terningspil, blev opfundet i kongeriget Lydien under en hungersnød.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.헤르도토스는 게임, 특히 주사위 게임이 리디아 왕국의 기근 속에서 발명되었다고 말합니다.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Laut Herodotus wurden Spiele, genauer Würfelspiele, im Königreich Lydien während einer Hungersnot erfunden.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Ο Ηρόδοτος λέει ότι τα παιχνίδια, ειδικά αυτά με ζάρια είχαν εφευρεθεί στο Βασίλειο της Λυδίας σε καιρό λιμού.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Геродот сказал, что игры, в частности игра в кости, были изобретены в королевстве Лидия во время голода.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Геродот стверджує, що ігри - зокрема гра в кості - були винайдені в Лідійському царстві під час голоду.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Според Херодот игрите, особено игрите на зарове, били изобретени в царство Лидия по време на глад.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.הרודוטוס אומר שמשחקים, במיוחד משחקי קוביה הומצאו בממלכת לידיה בתקופה של רעב.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.يقول هيرودوت أن الألعاب، تحديداً ألعاب النرد أخترعت في مملكة ليديا (تركيا الغربية) في زمن مجاعة.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.飢饉の時期に発明されたと ヘロドトスは 書いています 非常に深刻な飢饉があり
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?All deine Fragen werden zum richtigen Zeitpunkt eine Antwort bekommen, einverstanden?
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Minden kérdésed meg lesz válaszolva a megfelelő időben.
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Na wszystkie swoje pytania uzyskasz odpowiedzi w odpowiednim czasie, dobrze?
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Toate intrebarile tale isi vor primi raspunsurile in scurt timp, bine?
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Toutes tes questions seront répondues en temps voulu, d'accord?
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Tutte le tue domande avranno una risposta al momento giusto, d'accordo?
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Všechny tvé dotazy budou zodpovězeny ve vhodnou dobu, v pořádku?
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?Όλες οι ερωτήσεις σου θα απαντηθούν όταν έρθει η ώρα, εντάξει;
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?На все вопросы ты получишь ответы в свое время, хорошо?
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Các thiết bị di động cấm không được sử dụng trong cabin.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiler er forbudt i kabinen.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles estão proibidos na cabine.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles ovat kiellettyjä matkustamossa.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles są zabronione w kabinie.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles sind in der Kabine verboten.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles tilos a kabinban.