Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.E a boa notícia é que o Gana hoje está com a mesma taxa que o Egipto apresentou na sua fase mais rápida.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.E la cosa buona è che i tassi di miglioramento del Ghana sono pari ai migliori tassi egiziani.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.És a jó dolog az, hogy Ghána manapság ugyanabban a tempóban halad, mint az Egyiptom a legjobb időszakában.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Het goede is dat Ghana vandaag met dezelfde ratio daalt als Egypte op haar snelste.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.In dobra stvar je, da Gana danes napreduje z istjo hitrostjo, kot Egipt v najhitrejših časih.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.그리고 좋은 것은 오늘날 가나가 이집트가 빠른 속도로 해냈던 것과 같은 비율로 가고 있다는 것입니다.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Och det fina är att Ghana idag har samma hastighet som Egypten hade när det var snabbast.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Partea bună e că în prezent Ghana coboară cu rată egală cu cea mai rapidă a Egiptului.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Tämän päivän hyvä juttu on Ghanan yhtä nopea laskusuuntaus kuin Egyptissä parhaimmillaan.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Und das Tolle daran ist dass Ghana heute genauso schnell sinkt wie Ägypten in seinen schnellsten Zeiten.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Và điều đáng mừng là ngày nay Ghana và Ai Cập đều đang giảm với tốc độ nhanh nhất của họ.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Y lo bueno es que Ghana hoy en día va a la misma tasa que Egipto en su mejor momento.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.Και το καλό είναι ότι η Γκάνα σήμερα προχωρά με τον ίδιο ρυθμό που είχε η Αίγυπτος στο πιο ταχύ σημείο της.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.И хорошая новость в том, что Гана сегодня сохраняет тот же темп, что и Египет в самый лучший свой период.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.И хубавото нещо е, че Гана днес отива към същите нива, както Египет успя в най-доброто си време.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.І хороші новини в тому, що Гана зараз просувається у тому ж темпі, що і Єгипет в найкращі часи.
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.הדבר הטוב הוא שגאנה היום הולכת באותו הקצב שבו מצרים היתה בשיא המהירות
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.والامر الجيد ان غانا اليوم تسير بنفس السرعة التي سارت بها مصر من قبل
Güzel olan şey şu ki, bugün Ghana, zamanında Mısır'ın en hızla hareket ettiğ hızda aşağı iniyor.現在のガーナでは達成しています エジプトでは最速で成し遂げました ケニアは今、加速しています
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.Juan Enriques: Nie, skończę na tym i dokończymy za rok, bo nie chcę zabierać czasu Lauriemu.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.아니요, 저는 여기서 마치고 내년에 할 것입니다. 왜냐하면 로리의 시간을 뺏고 싶지 않거든요
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.Nee, ik ga nu stoppen en we doen dat volgend jaar want ik wil Laurie's tijd niet in beslag nemen.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.No, mi fermo qui e proseguiremo l'anno prossimo perché non voglio rubare del tempo a Laurie.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.No, voy a parar aquí y lo haremos el próximo año porque no quiero tomar el tiempo de Laurie.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.Όχι, θα σταματήσω εδώ και θα το συνεχίσουμε του χρόνου γιατί δεν θέλω να κλέψω καθόλου από το χρόνο της Λώρυ.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.На этом я сейчас закончу, и мы продолжим в следующем году, потому что я не хочу отнять время у Лори.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.Не, ще спра дотук и ще говорим за това догодина, защото не искам да отнема от времето на Лори.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.לא, אני אפסיק כאן ואעשה זאת בשנה הבאה כי איני רוצה לקחת מזמנה של לורי.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.لا، انا سأتوقف هنا وسنفعل ذلك في العام المقبل لأنني لا أريد أن آخذ أي من وقت لوري.
Hayır, burada duracağım ve bunu seneye yapacağız çünkü Laurie'nin zamanından çalmak istemiyorum.ローリーの講演時間を削らないように- ありがとうございました(拍手)
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.(103:27) Все они от Тебя ожидают, чтобы Ты дал им пищу их в свое время.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Alla vänta de efter dig, att du skall giva dem deras mat i rätt tid.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Alles wacht op U. U geeft elk dier op zijn tijd te eten.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Alle venter de på dig, at du skal gi dem deres føde i sin tid.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.De bier alle på dig, at du skal give dem Føde i Tide;
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Es wartet alles auf dich, daß du ihnen Speise gebest zu seiner Zeit.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Hết thảy loài vật nầy trông đợi Chúa, Hầu cho Chúa ban đồ ăn cho chúng nó theo giờ.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Hết_thảy loài vật nầy trông_đợi Chúa , Hầu cho Chúa ban đồ_ăn cho chúng_nó theo giờ .
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.이것들이 다 주께서 때를 따라 식물 주시기를 바라나이다
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Mereka semua mengharapkan Engkau, untuk mendapat makanan pada waktunya
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Mindazok te reád néznek, hogy megadjad eledelüket alkalmas idõben.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Ne kaikki odottavat sinua, että antaisit heille ruuan ajallansa.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Toate aceste vieţuitoare Te aşteaptă, ca să le dai hrana la vreme.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Todos ellos esperan en ti, para que les des su comida a su tiempo
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Todos esperam de ti que lhes dês o sustento a seu tempo.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Tous ces animaux espèrent en toi, Pour que tu leur donnes la nourriture en son temps.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Tutti da te aspettano che tu dia loro il cibo in tempo opportuno
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Všecko to na tě očekává, abys jim dával pokrm časem svým.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Všetko to tvorstvo očakáva na teba, aby si im dal pokrm, keď tomu čas.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Vse to čaka tebe, da jim daš njih živeža o svojem času.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Wszystko to na cię oczekuje, abyś im dał pokarm czasu swego.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Παντα ταυτα επι σε ελπιζουσι, δια να δωσης εν καιρω την τροφην αυτων.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.Всички тия от Тебе очакват Да им дадеш на време храната.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.כלם אליך ישברון לתת אכלם בעתו׃
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.‎كلها اياك تترجى لترزقها قوتها في حينه‎.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.這 都 仰 望 你 按 時 給 他 食 物
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.這都 仰望 你 按時給 他 食物
Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,Et chaque printemps et chaque automne, précisément à l'équinoxe,
Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,매년 봄과 가을, 낮과 밤의 길이가 똑같은 날,
Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,Minden tavasszal és ősszel, pontosan a napéjegyenlőségkor,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod