Bush ve Obama zamanında nasıl olduğuna bir bakın. Birden aşağı düşüyor. Burada bir şey oluyor.הם דירגו את המפלגה השניה 43, 45. וזה לא נורא.
Bush ve Obama zamanında nasıl olduğuna bir bakın.그런데 조지 부시와 오바마 시대의 현상을 보십시오.
Bush ve Obama zamanında nasıl olduğuna bir bakın.Maar kijk nu wat er gebeurt onder George W. Bush en Obama.
Bush ve Obama zamanında nasıl olduğuna bir bakın.و لكن، الان انظر ماذا يحدث تحت ادارة بوش و اوباما
Bush ve Obama zamanında nasıl olduğuna bir bakın.急落しています ここで何かが起きたのです
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,À l'époque qui marque le début de ce diagramme,
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,Al principio de los datos presentados en esta tabla
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında, Çin dünyanın gelişmiş teknoloji lideriydi.Aan het begin van de data die deze grafiek laat zien, was China 's werelds technologische leider.
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında, Çin dünyanın gelişmiş teknoloji lideriydi.Am Anfang der hier gezeigten Daten war China weltweit führend in Spitzentechnologie.
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında, Çin dünyanın gelişmiş teknoloji lideriydi.I första början av informationen i detta diagram var Kina världens teknologiska ledare.
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında, Çin dünyanın gelişmiş teknoloji lideriydi.Na úplném začátku dat zobrazených v tomto grafu byla Čína technologickým lídrem na světě.
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında, Çin dünyanın gelişmiş teknoloji lideriydi.Tilbage i starten af de data der er vist i dette diagram, var Kina verdensleder indenfor højteknologi.
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,Kembali pada masa awal data yang ditunjukkan dalam grafik ini
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,이 차트의 처음 부분을 보면
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,La primele date prezentate în această diagramă,
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,Na początku okresu, z którego pochodzą te dane,
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,Nella parte iniziale del periodo rappresentato nel grafico
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,В началото на данните, представени на тази графика,
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,Там где начинаются данные, представленные на этом графике,
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,Цей графік засвідчує, що колись
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,קודם בהתחלה של המידע שהוצג בתרשים זה,
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,وبالعودة الى بداية البيانات الواردة في هذا الجدول ،
Bu tabloda gösterilen verilerin başlangıç zamanında,中国は世界の中で先端技術の先進国でした
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Asta se întâmpla de Crăciun.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Ca, c'est pendant la période de Noël.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Das passiert zur Weihnachtszeit.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Dat is toevallig met kerst.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.È come essere a Natale.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Esto sucedio en Navidad.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Ez éppen karácsonykor volt.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.그게 크리스마스 때였네요.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.To miało miejsce w okresie Bożego Narodzenia.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.Това се случи по Коледа.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.זה בתקופת חג המולד.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.صادف انه عيد الميلاد.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.そして 次の写真は 100万ドルのキッチンです
Büyükannenize sorun.Onun zamanında yönetim nasılmış tasarruf nasılmış bi anlatsın.Domanda a tua nonna. Ai suoi tempi, gestione, intraprendenza e parsimonia erano grandemente valutate
Büyükannenize sorun.Onun zamanında yönetim nasılmış tasarruf nasılmış bi anlatsın.Tanyakan pada nenek Anda. Di zamannya, pelayanan dan kecakapan dan penghematan dihargai.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Alcuni dei più grandi matematici del periodo di Cantor erano irritati da questa cosa.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Cantor korának nagy matematikusai ellenszenvvel fogadták ezt az dolgot.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Certains des plus grands mathématiciens de l'époque de Cantor furent très contrariés par tout ça.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Một số nhà toán học vĩ đại nhất thời Cantor đã rất bực mình về điều này.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Unii matematicieni contemporani cu Cantor nu erau de acord.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Великих математиков-современников Кантора ужасно расстраивало такое положение дел.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Деякі найвидатніші математики часів Кантора були дуже засмучені через це.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.بعض عمالقة الرياضيات في زمن كانتور
Çarşamba sabahı başlayan soykırıma tam zamanında yetişti."수요일 아침에 때맞춰 화요일 밤, 휴전에 이르렀습니다."
Çarşamba sabahı başlayan soykırıma tam zamanında yetişti." Tekrar iyi tarafından bakalım."Le cessez-le-feu de mardi soir est arrivé juste à temps pour que
Çarşamba sabahı başlayan soykırıma tam zamanında yetişti."הושגה בדיוק בזמן כדי לאפשר את התחלת טבח העם של יום רביעי בבוקר."
Çarşamba sabahı başlayan soykırıma tam zamanında yetişti."والذي تم الاتفاق عليه بين الاطراف المعنية أثناء الإبادة الجماعية يمكن نقضه في صباح الاربعاء بكل بساطة"
Çarşamba sabahı başlayan soykırıma tam zamanında yetişti."ジェノサイドの前触れだ」と- 明るいニュースに戻りましょう
Çin'de açılacak olan mağaza - büyük, gösterişli bir mağaza - zamanında açılamayacaktı.아주 큰 규모의 거대한 매장이 제 시간에 개점할 수 없을 것이라는 것을 예측해낼 수 있었습니다.
Çin'de açılacak olan mağaza - büyük, gösterişli bir mağaza - zamanında açılamayacaktı.-- su enorme tienda -- no iba a poder abrir a tiempo.
Çin'de açılacak olan mağaza - büyük, gösterişli bir mağaza - zamanında açılamayacaktı.שהחנות שהיא הולכת לפתוח בסין -- החנות הגדולה והמפוארת שלה -- לא תיפתח במועד.
Çin'de açılacak olan mağaza - büyük, gösterişli bir mağaza - zamanında açılamayacaktı.أن المتجر الذى كانت ستقتحه في الصين -- المتجر الضخم -- لم يكن ليُفتتح في الموعد المحدد.
Çin'de açılacak olan mağaza - büyük, gösterişli bir mağaza - zamanında açılamayacaktı.開店が予定通り 実現しないことを発見しました なぜならスタッフ全員に
Çünkü B şirketinin borçlarını zamanında ödeyememesinin büyük bir olasılık olduğunu düşünüyorum.非常に高いからです。 そして私が何をするか。私はB社にお金を貸しません。
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Eftersom hon hade gjort något riktigt snällt
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Kiedyś oddała mu wielką przysługę.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Parce qu'elle avait fait quelque chose de vraiment bien.