Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Když to udělají v příslušném čase, rozsvítí se černá krabička a malá panda zabuší na bubínek.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.아기들이 적절한 시기에 그렇게 한다면, 검은 상자에 불이 들어오고 판다 곰이 북을 두들깁니다.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Om de gör detta i rätt tid, lyser den svarta asken upp och en panda slår på en trumma.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Se eles o fizerem no tempo certo, a caixa preta se acende e um ursinho panda toca bateria.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Se lo fanno al momento giusto, la scatola nera si illumina e un panda suona un tamburo.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Si lo hacen en el momento correcto se enciende la caja negra y un oso panda toca un tambor.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.S'ils le font au bon moment la boîte noire s'allume et un panda joue du tambour.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Wenn sie das in angemessener Zeit schaffen leuchtet ein schwarzer Kasten auf und ein Panda trommelt.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Ако направят това в подходящото време, черната кутия се осветява и една панда удря барабан.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Если они делают это в правильный момент, то черный ящик начинает светиться, и панда бьет в барабан.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Якщо вони вчасно це роблять, чорна скринька засвітлюється і панда б'є у барабан.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.אם הם עושים זאת בזמן המתאים, הקופסה השחורה נדלקת ודב הפנדה מתופף על תוף.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.黒い箱がライトアップされて パンダが太鼓をたたきます 6ヶ月の赤ちゃんは これを喜んでやります
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Ar trebui să primești puncte dacă faci asta la timp.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Dovremmo prendere punti per fare cose in orario.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Je zou punten moeten krijgen als je dit op tijd doet.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.여러분은 약을 제 시간에 먹으면 점수를 얻을 수 있어야 합니다.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Man burde få point for at gøre det i tide.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Pontokat kéne, hogy kapj ha ezt időben csinálod.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Sie sollten Punkte dafür kriegen, das termingerecht zu tun.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Uno debería obtener puntos por hacerlo a horario.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Vous devriez obtenir des points pour faire ça à temps.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız. Zamanında yapmadığınızda puan kaybetmelisiniz.Powinno się dostawać punkty za terminowość, a tracić za nieterminowość.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Θα έπρεπε να παίρνετε πόντους κάνοντας αυτό στην ώρα σας.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Вы получаете очки за выполнение действий вовремя.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.Трябва да получавате точки ако правите това на време.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.היה כדאי שתקבל נקודות על ביצוע בזמן.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.يفترض لك أن تأخذ نقاط لفعلها في الوقت المحدد
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız.やり忘れたらポイントが減るという具合に
Burası en işlek zamanındaAcesta este cel mai mare supermarket din Caraibe
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Ceci est le plus grand supermarché des Caraïbes à l'heure de pointe pour les courses.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Das ist der größte Supermarkt der Karibik zur Haupteinkaufszeit.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Đây là siêu thị lớn nhất ở biển Caribê vào giờ mua sắm cao điểm.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Dit is de grootste supermarkt in het Caribische gebied tijdens het piekuur.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Este é o maior supermercado nas Caraíbas na hora do dia mais movimentada.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Este es el supermercado más grande del Caribe en el momento de mayor venta.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Ini adalah supermarket terbesar di daerah Karibia di puncak waktu belanja.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Questo è il più grande supermercato dei Caraibi durante l'ora di maggior affollamento.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.To jest największy supermarket na Karaibach w godzinach szczytu.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Αυτό είναι το μεγαλύτερο σούπερ μάρκετ στην Καραϊβική κατά την ώρα αιχμής.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Това е най-големият супермаркет в Карибския басейн, в пиковите пазарни часове.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.Это самый большой супермаркет в Карибском бассейне в час пик.
Burası en işlek zamanında이 곳은 카리브해 지역에서 가장 큰 슈퍼마켓입니다.
Burası en işlek zamanındaזה הסופר מרקט הגדול ביותר באיים הקריביים
Burası en işlek zamanındaهذا هو أكبر سوبر ماركت في منطقة الكاريبي
Burası en işlek zamanında買い物客で賑わうはずの時間帯でした
Buraya yine tam zamanında geldik.Ehdimme taas viime hetkellä.
Buraya yine tam zamanında geldik.Jak nam szybko poszło.
Buraya yine tam zamanında geldik.Mais uma vez, chegámos mesmo a tempo.
Buraya yine tam zamanında geldik.Questo sì che si chiama tempismo.
Buraya yine tam zamanında geldik.Vi kom igen lige i rette tid.
Buraya yine tam zamanında geldik.Vi kom i precis rättan tid igen.
Buraya yine tam zamanında geldik.Volvemos a aparecer justo a tiempo.
Buraya yine tam zamanında geldik.Πάνω στην ώρα φτάσαμε πάλι.
Buraya yine tam zamanında geldik.Мы опять успели вовремя.
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.그들은 이 전투를 추수시기에 했습니다.
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.Robili to w czasie w okresie żniw
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.Stavano facendo ciò durante la stagione del raccolto.
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.Адже операція відбулася у жнива.
Bush ve Obama zamanında nasıl olduğuna bir bakın.Ale spójrzcie, co się stało w czasach Busha i Obamy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod