(Mengi Han zamanında Hazaracât’a yerleştikleri düşünülmektedir.)(Στατικές εγκαταστάσεις με σύντομα διαστήματα αλλαγής λαδιών.)
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Με τον καιρό θα εξολοθρεύονταν και οι εναπομείναντες.
Zamanında çok tutuldu ve plaklar doldurdu.Φορά κρατήθηκε γεμίζουν και τις πλάκες.
Oraya zamanında varamamıştır.Kom ikke til tiden!
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.I sin korte tid i militæret oplevede han meget og var vidne til krigens konsekvenser.
Bu nedenle, 2 Temmuz 1940'ta hapsedildi ve işgalin geri kalan zamanında savaş esiri olarak kaldı.Han blev derfor interneret den 2. juli 1940 og forblev krigsfange under resten af besættelsen.
Burada yaşayan halk Oğuzlar zamanında gelmişlerdir.2 sønner gjorde sig gældende i tiden.
Sovyetler Birliği zamanından beri birçok şehirde Vladimir Lenin'in heykelleri bulunmaktadır.I Sovjetunionen havde mange byer flere monumenter af Vladimir Lenin.
Bu kararlar İzlanda'nın savaş zamanında sahip olduğu iyi yaşam şartlarını sürdürmek için alınmıştı.Denne politiks hensigt var at bevare Islands generelle levestandard på det niveau den havde fået under krigen.
Yüzük savaşı zamanında, Theoden yaklaşık 30 yıldır hükümdardı, ve yaşının belirtilerini gösteriyordu.Da tiden for Ringkrigen kom havde Theoden ledt sit folk i næsten 30 år.
Şarkı zamanında çok ses getirmiştir.Sangen høres ganske tidligt i filmen.
Deprem Ming hanedanından İmparator Jiajing'in saltanatı zamanında olmuştur.Det var i kejser Jiajings regeringstid under Ming-dynastiet.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Særligt er forslag om at sælge til udenlandske købere meget upopulært.
Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir.I alt vil ca. hver 9. kvinde blive ramt af brystkræft på et tidspunkt i livet.
Bu tür bir cemiyet daha önce de Cürhümlüler zamanında görülmüştü.Tidligere havde man bare set på rette kegler.
Ancak Bizanslılar zamanında yapıldığı zannedilmektedir.Kun Kumabataljonen meddelte at den var på plads til tiden.
Dolunay zamanında, ayda üç gece canavara dönüşür.I en lunisolarkalender starter en måned altid ved nymåne.
Köy Selçuklular zamanında, 1200-1300 yılları arasında kurulmuştur.Som sagt blev folkeviserne overleveret mundtligt gennem år 1200-1400.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Han havde modsat alle de andre ikke været på hotellet til tiden.
Annesi ve büyükannesi de zamanında modellik yapmıştır.Både faderen og moderen var udøvere af tidens skønvirkestil.
Bu da Hadrianus zamanından.Brugt i Hagrids timer.
Maria Theresia zamanında dünyanın en güçlü kadınlarından biriydi.Men Dorothea skulle blive en af sin tids mest indflydelsesrige kvinder.
Marcus'un yönetiminde, Hristiyanların durumu Trajan zamanında olduğu gibi değişmedi.Kristnes holdning til ikke-kristen litteratur skiftede i tidens løb.
Ayrıca II. Huzziya zamanındaki çeşitli yüksek mevki görevlilerini gene mevkilerinde tutmuştur.Derudover gik de 2 tredjepladser med flest point i deres gruppe også videre.
Doktorun zamanında doğru teşhis yapması bu yüzden çok önemlidir.For den syge kan det være svært at få den rette behandling i god tid.
Bu nifak zamanında gayet adaletsiz uygulamalar ortaya çıktı.Planen blev fundet at være upraktisk på den tid.
Ünlü yapıtı Kwai Köprüsü'nde esaret zamanındaki savaş deneyimlerini işlemiştir.Fra sine oplevelser under krigen frembragte han Broen over floden Kwai.
Zamanında böyle satış yasaklanmıştı."Ingen udgivelsesdato blev på dette tidspunkt offentliggjort."
Tren zamanında ayrıldı.Toget afgik til tiden.
Uçak zamanında geldi.Flyet kom til tiden.
Augustus zamanında Gallia Lugdunensis boyut olarak küçültüldü.Under Augustus ble Gallia Lugdunensis redusert i størrelse.
Halid Muhammed Said , İskenderiye'nin Sidi Gaber bölgesindeki tartışmalar zamanında 6 Haziran 2010'da öldü.Khaled Mohamed Saeed døde under omstridte omstendigheter i Sidi Gaber-området i Alexandria den 6. juni 2010.
Abbottabad, İngiliz Sömürgesi zamanında kurulmuştur.Abbottabad ble grunnlagt i den britiske kolonitiden.
Bu kararlar İzlanda'nın savaş zamanında sahip olduğu iyi yaşam şartlarını sürdürmek için alınmıştı.Denne politikkens hensikt var å bevare Islands generelle levestandard på det nivå den hadde fått under krigen.
Paeonia Philip zamanında zorla Makedonya yönetimi altına girmişti.Paionia var allerede tvunget inn i Makedonia under Filips styre.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Dette arbeidet dro ut i tid.
Onarım kitabesi zamanında minbere konulmuş, ancak günümüze kadar ulaşamamıştır.Arrangementet må imidlertid avlyses, ettersom hun ikke rekker frem i tide.
1990 yılında Çekoslovakya'da Federalizm zamanında ČST1 ismi F1 ismine dönüşmüştür.I 1990 ble føderalisme innført i Tsjekkoslovakia, og ČST1 ble omdøpt til F1.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Også Stavangerskes datterselskap vil bli slått sammen med Tide Sjø AS.
Şehir MÖ 26'da Romalılar zamanında Portus Victoriae Iuliobrigensium olarak kurulmuştur.Byen er kjent helt fra romertiden, da under navnet Portus Victoriae Iuliobrigensium.
Fakat bu bir ihtimal Kretase'de zamanında gelişen ankylosaurialar da olabilir.Det er eksempelvis usannsynlig at lykerne kom fra Kreta.
Zamanında Kemal Derviş'in başına gelenlerin benzeri Atilla Karaosmanoğlu'nun da başına geldi.Denne gangen skjedde det samme med Roald Aas.
Vakti zamanında böyle birşeyin var olduğu fikri hatta gerekli olup olmadığı dahi kesin değildi.Men samtidig var dette helt naturlig, tro det eller ei.
Natisone nehri üzerindedir ,bu nehrin yönü Roma zamanından bu yana değişmiştir.Den ligger ved elven Natisone, men elvens løp har endret seg noe siden antikken.
Hâlâ görülebilen en son traverten kaldırımı, Augustus'un yönetimi zamanındandır.Den siste steinsettingen, fortsatt synlig, er datert fra tiden til Augustus.
Acil müdahale gereken birçok yaralıya zamanında yardım edilememişti.Dessverre er det mange som ikke oppsøker hjelp i tide.
Sovyetler Birliği zamanından beri birçok şehirde Vladimir Lenin'in heykelleri bulunmaktadır.Under Sovjetunionen sto det en stor statue av Vladimir Lenin å samme sted.
Ayrıca şehirde Hülagü zamanından kalma iki taş köprü bulunur.Det finnes også to historiske gurdwaraer (sikhtempler) i byen.
Bu sıcaklık artışından dolayı, karışımın zamanından (buji ateşlenmeden) önce tutuşması vuruntuya neden olur.Dette tar O(log N) tid i verste fall, men vil over tid skje på O(1) tid.
Bu binalar da İspanyol koloni zamanından kalmadır.Det finnes også flere andre bygninger fra kolonitiden.
Sovyetler Birliği zamanında Ortodoks din adamları buraya gömülürdü.I sovjettiden ble det avlet apekatter her.
Bu nifak zamanında gayet adaletsiz uygulamalar ortaya çıktı.Over tid falt denne hypotesen i unåde.
Doktorun zamanında doğru teşhis yapması bu yüzden çok önemlidir.Det kan derfor ta tid å stille riktig diagnose.
Annesi ve büyükannesi de zamanında modellik yapmıştır.Kakek dan nenek mereka juga telah tampil di beberapa waktu.
Saltukoğulları zamanında toplu (köy) yerleşimi başlar.Demikian pula ketika anak-anak itu mulai menginjak masa remaja atau masa dewasa.
Yusuf zamanında Mısır'a yerleşmişlerdir.Lalu Yusuf dibawa mereka ke Mesir.
Son olarak da, Pers zamanında yaşamış peygamberlerin kitapları bulunur: Hagay, Zekeriya ve Malaki.Zefanya juga termasuk dalam tradisi nabi-nabi Yehuda, seperti Mikha dan Yesaya.
Bu şehirler sömürge zamanındaki gibi aynı şehir düzenine sahiptir.Distrik ini sama wilayahnya seperti pada masa kolonial.
Ekim Devrimi zamanında, bina yaklaşık 1200 mağaza içeriyordu.Dibuka tahun 2001, mal ini memiliki sekitar 200 toko.
Unkapanı köprüsü yine onun zamanında yapıldı.Ajaibnya, puri tersebut berhasil diselesaikan tepat pada waktunya.