Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oraya zamanında varamamıştır.(Мене не вбили вчасно.
Bu şehirler sömürge zamanındaki gibi aynı şehir düzenine sahiptir.Місцеві архіви існували так само як і в часи ВКЛ.
Şehir MÖ 26'da Romalılar zamanında Portus Victoriae Iuliobrigensium olarak kurulmuştur.За часів Римської Імперії місто було відоме як Portus Victoriae Iuliobrigensium.
Bu küçük köyde üstelik zamanında savaş esiri deposu olarak kullanılmış bir ev durur.Й до наших часів збереглась панська хата, яка в даний час використовується як складське приміщення.
Grup, zamanında Amerika'da oldukça popülerdi.У цей час ці корти досить популярні в США.
Tom onu zamanında yapacak.Том зробить це вчасно.
Zamanında oraya ulaşmamızın bir yolu yok.Ми жодним чином не зможемо встигнути туди вчасно.
Selim zamanında restore edilmiş ve Cumhuriyet'in kurulmasından sonra Cibali Tütün Fabrikası'nın olmuştur.Була відновлена під час правління Селіма і після створення Республіки стала тютюновим заводом Cibali.
Ölüm zamanında o, Amerika'nın en ünlü insanlarındandı.Před svou smrtí patřil k nejslavnějším Američanům.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Ovšem hrdinovi se povedlo utéct včas.
Arkalarındaki polis eskortu, zamanında duramadığı için Schleyer'in arabasına arkadan çarptı.Za nimi jedoucí policejní doprovod nebyl schopen včas zastavit a narazil do Schleyerova vozu.
Savaş zamanında savaş gemisi ile ticari gemi arasındaki fark sıklıkla bulanıktır.Během války se rozdíly mezi válečnými a obchodními loděmi obvykle stíraly.
Yüzük savaşı zamanında, Theoden yaklaşık 30 yıldır hükümdardı, ve yaşının belirtilerini gösteriyordu.Za časů Války o Prsten byl Théoden na trůně téměř 30 let a první znaky stáří se už začaly objevovat.
Ayrıcı yine Selçuklular zamanından kalan Çalçı Çeşmesi görülmeye değer güzelliktedir.Zůstal by jen třepotavý zbytek viditelné krásy.
Aktürbe Selçuklu zamanında inşa edilip günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır.Automobilku postavil na nohy a úspěšně působí dodnes.
On Birinci ve On İkinci Doktor zamanında tekrar altıgen şekline dönmüştür.Naopak 11 či 12 zůstávalo nadále v kritickém stavu.
Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir.Velmi brzy si najde ve škole přátele.
14 yaşında iken büyükusta oldu (zamanında bir dünya rekoru).Byl také velký kuřák (začal ve 14 letech).
Annesi ve büyükannesi de zamanında modellik yapmıştır.Stařenka a Bábi však přišly včas.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.V době míru není nesena žádná výzbroj.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Poskytování slev při včasném zaplacení .
Onarım kitabesi zamanında minbere konulmuş, ancak günümüze kadar ulaşamamıştır.Jeho osudná fotografie vlaku se vydařila, nestačil už ale včas uhnout.
Rose için 12 saat geçmiş gibi görünse de, kendi zamanında 12 ay geçmiştir.Už za 12 hodin minula dráhu Měsíce a za 82 dní Marsu.
Aarhus Üniversitesi onun hükümeti zamanında kurulmuştur.Během jeho vlády byla založena univerzita v Aarhusu.
Bizans İmparatoru I. Justinianus zamanında onarılmıştır.Byzantský císař Justinián I. ji vzápětí nechal znovuvybudovat.
Özellikle savaş zamanındaki işçi kadınları konu oluyor.Chodili do ní zejména váleční sirotci.
Oyun zamanında oldukça dikkat çekiciydi, çünkü zarif bölüm tasarımları hızlı bir oynanışa izin veriyordu.Oceňován byl pro své pojetí hry, kdy výborně ovládal poziční hru na velkém prostoru.
Kent en ihtişamlı dönemini Roma zamanında yaşamıştır.V římské době zažilo město svůj největší rozmach.
Yahudiler onun zamanından bir süre sonra, kurtuluşa ermek yerine vatanlarından sürüldüler.Zbylí židovští obyvatelé poté město opustili.
Köy; Hititler zamanında kurulmuştur.Obyvatelstvo bylo včas evakuováno.
Osmanlı Devleti zamanında nahiye olan Kavaklıdere 1990 yılında ilçe haline geldi.Formálně se hlavou státu stal složením přísahy v roce 1990.
Savaş uçakları saldırı zamanında mütenasip bir şekilde hedef üzerinde dağılması gerekiyor.Při roztroušeném napadení stačí včas odstranit napadené listy.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.Až autobus přijede, doběhneme tam.
Fakat Tekev, Altın Konak onun zamanında yapılmadı.Peníze na chod však od císaře nedocházely včas nebo vůbec.
Savaş zamanında inşaat başladığında, yeni şehrin ilk yapısı bir kale idi.De vreme ce ridicarea orașului a început în timp de război, prima construcție a fost o fortificație.
Ishme-Dagan zamanında ise Nippur'a hakim olunmuştur.El a fost socotit pe bună dreptate un nihilist.
Osmanlılar zamanında Kızıllar adını almıştır.Comuna Greci a căpătat în timp numele de Petrești.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.Nu și-au vorbit însă deloc în acea perioadă din cauza stilurilor de viață complet diferite pe care le aveau.
Mısır'ın komşuları ile bilinen kayıtlı ilk ilişkileri bu hanedan zamanında başlamıştır.Cele mai timpurii dovezi ale legăturilor Egipului cu vecinii datează din timpul acestei dinastii.
Ördek, Çin'de Güney Kuzey Hanedanları zamanından beri kavrulur.Rață este friptă în China încă de pe vremea Dinastiilor de Sud și de Nord.
Bizans zamanında onarım görmüştür.Totuși, Basil reușește să se salveze la timp.
Tüm pencerelerin zamanında kaldırılmış olması büyük bir şanstı.Ferestrele au fost micșorate în timp.
Muhammed zamanında Kâbe Müslümanların kontrolüne geçti ve bütün putlar kaldırıldı.În timpul profetului Mohamed, Kaaba a intrat sub controlul musulmanilor și toate statuile de idoli distruse.
Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.Iar dacă Figaro nu plătește la timp suma de bani, el trebuie să se căsătorească cu Marcellina.
Zamanında hazırlanmış olan Ecthesis Chronica ve Historia Patriarchia adlı kroniklere göre Sırp asıllıdır.Lucrările contemporane Ecthesis Chronica și Historia Patriarchia afirmă că el era originar din Serbia.
Dolunay zamanında, ayda üç gece canavara dönüşür.În Muntele Negru, se practică păstoritul, într-un sezon de 5 luni pe an.
Doktor ve Osgood tam zamanında paraşütle oradan kurtulur.Fogg și Passepartout ajung la timp la Suez.
Kuvaterner zamanında iki alt devre vardır, Pleistosen ve Holosen.Cuaternarul este divizat în două epoci geologice: Pleistocen și Holocen.
Böylece Truman zamanında Soğuk Savaş başlamış oldu.Doctrina Truman avea să declanșeze în fapt Războiul Rece.
Fırtına zamanında ulaşmamızı engelledi.Furtuna ne-a împiedicat să ajungem la timp.
Kriz zamanında nasıl para kazanıldığını bilen biri var mı?Ştie cineva cum se câștigă bani pe timp de criză?
Boş zamanında internette olmayı seviyor.În timpul său liber, îi place să fie pe Internet.
Lütfen buraya zamanında gelmek için elinden geleni yapmaya çalış.Te ros să încerci să faci tot posibilul să ajungi aici la timp.
Buraya zamanında gelmek için elimden geleni denedim.Am făcut tot posibilul să ajung aici la timp.
Tüm denemeler zamanında teslim edilmelidir.Toate eseurile trebuie predate la timp.
O, boş zamanında internette olmaktan hoşlanır.În timpul lui liber, îi place să fie pe Internet.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Így Újpesten mindenki időben megkapta a járandóságát.
Bunlar gibi, kuruluş zamanından beri birçok çalışma hala duruyor ve sıklıkla kullanılıyor.Ezek a munkák, mint sok más is az alapító időszakból, azóta is érvényesek és széles körben használják őket.
Araştırma yazısı savaş zamanında ve Almanca yayımlanmıştı dolayısıyla başka bir yerde çok fazla okunmadı.Cikke a háborús Németországban jelent meg német nyelven, így máshol nem nagyon olvasták.
Bir programa uymaktır: İşleri zamanında yapmaktır.Egy másik alak: A munkát a rendelkezésre álló idő alatt végzik el.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod