Ancak, mektup Romeo'ya zamanında ulaşmaz.Но этот приказ не дошёл до Варшавы вовремя.
Lidyalılar zamanında kurulmuştur.Но линкольнширцы подоспели вовремя.
Yahudiler onun zamanından bir süre sonra, kurtuluşa ermek yerine vatanlarından sürüldüler.Юдифь вернулась к своей прежней жизни и до конца соблюдала безбрачие.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.Конечно, жизнь не была одинаково хороша для всех — в то время существовало огромное социальное неравенство.
Kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesinin sağlanması.Народ нужно информировать всегда и вовремя.
Ancak, işten arta kalan zamanında, futbol topuyla vakit geçirmekteydi.При этом все свободное время он посвящал футболу.
Thurn ve Taxis Avrupa'da 1650 Roma zamanından beri ilk defa atların çektiği posta arabasını hizmete soktu.В 1650 году почта Турн-и-Таксис применила в Европе первые со времён Древнего Рима конные почтовые кареты.
Mürcie mezhebi ilk olarak üçüncü halife Osman zamanındaki kargaşalı dönemde ortaya çıkmıştır.Течение возникло в период третьего праведного халифа Османа.
Paralı askerlerin maaşlarının zamanında ödenmemesi.Денег на выплату солдатам жалованья не хватало.
Caracalla zamanında, 216 yılında, Romalılar bir kez daha Adiabene'ye girdiler.В правление Каракаллы римляне в 216 году повторно вторгались в Адиабену.
Onarım kitabesi zamanında minbere konulmuş, ancak günümüze kadar ulaşamamıştır.Сегодня мы в эти плановые сроки пока не укладываемся, но не по нашей вине.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Ещё два спортсмена добирались по времени.
Devlet Bey'in oğulları, Germiyanoğulları zamanında da şehirde nafiz olmuşlardır.Лишь войдя в город Вришни (Дварака), твои сыновья сразу же полюбили его жителей.»
Yaklaşan yabancıları tam zamanında haber verir.Ценные сведения своевременно передавал командованию.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Иногда гостями передачи становятся иностранные знаменитости.
Ölüm zamanında o, Amerika'nın en ünlü insanlarındandı.На момент смерти он являлся старейшим из американских генералов.
Geleneğe göre Romalı genç bir kadın olup Diocletianus zamanında inancından dolayı öldürülmüştür.Согласно традиции, она была молодой девушкой, пострадавшей за веру во время правления Диоклетиана.
Filo Sovyetler Birliği zamanında ülkenin Uzak Doğu sınırlarını güvence altına almıştı.В годы Великой Отечественной войны охранял советскую границу на Дальнем Востоке.
İhtiyaç duyulan bilgiyi; zamanında, uygun biçimde ve yerde sunmaktır.Вечно они проявленье добра судят согласно ученью, Царство подземное и небеса часто у них на устах.
Daha önce, bu kıymetli hediye bir arazi olabiliyordu, Şogunluk zamanında arazi seyrek verilen bir hediyeydi.Мы знаем, что он феноменально дан как подарок, настоящее предоставленное в тревоге.
Unkapanı köprüsü yine onun zamanında yapıldı.Переправа (понтонный мост) была своевременно убрана.
Bunlar, zamanında (JIT) üretime hassas izleme sayesinde olanak sağlamaktadır.Они употребляются в прошедшем времени в инфинитиве (совершенного и несовершенного вида).
Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.В своё время Фигаро занял у Марселины деньги и письменно обязался в случае неуплаты жениться на ней.
Ekim Devrimi zamanında, bina yaklaşık 1200 mağaza içeriyordu.Накануне февральской революции здесь проживало 1200 жителей.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Так как дома у неё оборудована студия, Лавин могла сочинять и записывать песни в свободное время.
Sovyetler Birliği zamanında Ortodoks din adamları buraya gömülürdü.В советское время на кладбище хоронили представителей православного духовенства.
Zamanında Mısır'da ahaliyi açlık kırıp geçirmekteydi.На ранее цветущей Украине наступил голод.
Mevlânâ Halid-i Bağdadî'nin önde gelen talebelerinden ve zamânındaki büyük velîlerdendir.Лоа — это поклонение духам предков и диким богам (древним разумным животным).
Yeniçeriler barış zamanında İstanbul’u korurlardı.Сталин продолжал занимать эту должность и в мирное время.
Zamanında Budizm’de Japonya’nın en önemli merkezi olan Tōdai-ji, sonraları bu rolünü kaybetmiştir.Некогда являясь транспортным узлом районного значения, в настоящее время Середина-Буда утратила эту роль.
Aziz Bey zamanında İzmir önemli imar faaliyetlerine de sahne olmuştur.В историю ислама Али вошёл как трагическая фигура.
Levi ben Lahma'ya göre, kitabın yazıldığı zaman olan Musa zamanında yaşamıştır.Леви бен Ла’ма утверждал, что Иов жил во времена Моисея, который, якобы, и написал Книгу Иова.
Paeonia Philip zamanında zorla Makedonya yönetimi altına girmişti.После краткого преследования Фламинин вынудил Филиппа бежать к Темпам в Македонию.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.В мирное время кадрированные.
Jandarma ile Sahil Güvenlik, barış zamanında İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır.Командование береговой охраны (штаб в Анкаре) в мирное время подчиняется министерству внутренних дел.
Yeni patronu varlıklı, genç ve yakışıklı aristokrat Tony (James Fox) ile olan randevusuna tam zamanında gelir.Неудивительно, что в него по уши влюблена юная и очаровательная Манетта (Клод Жад).
Bu sıcaklık artışından dolayı, karışımın zamanından (buji ateşlenmeden) önce tutuşması vuruntuya neden olur.Душа в той стадии голода (да и тело!), когда уже нет острого мученья, наступает период сонливости».
Zamanında altta yatan nedenlere müdahale edilmediği takdirde ölümcül olabilir, demansa gidebilir.Тот, кто не успеет вовремя добраться до Ворот, обязательно погибнет.
Doktorun zamanında doğru teşhis yapması bu yüzden çok önemlidir.Поэтому крайне необходима своевременная диагностика.
Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir.Его можно часто увидеть в школе.
Noel Baba tam zamanında kızağıyla gelir.Неожиданно приезжает Санта-Клаус.
Belgeler, 7. yüzyılda Arapların adayı fethi zamanında Rodos'ta Yahudilerin yaşadığını belirtmektedir.О евреях Родоса сообщается в документах, приходящихся на времена завоевания острова арабами в VII веке н. э.
Bu taşkınlıklar zamanında, Williams ve Guy Chambersın yollarını ayırdığı resmi olarak onaylandı.Очень скоро и факт, и время смерти Элизабет Хьюм, были подтверждены.
Fakat kesin olmayan sebeplerle, İmparator Yao'nun zamanında bu güneşlerin hepsi birden göğe çıkarlar.Во времена правления императора Яо на небе появились сразу десять солнц.
Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar.Каждое дело начинай и заканчивай в срок.
Sİmler zamanında çıkış yapmazsa, bir gün daha kalmak zorunda kalırlar.Если Роженица не принесла их вовремя, то делает это позже.
Araştırma yazısı savaş zamanında ve Almanca yayımlanmıştı dolayısıyla başka bir yerde çok fazla okunmadı.وقد نشرت ورقته في زمن الحرب، وباللغة الألمانية، لذلك لم تقرأ على نطاق واسع في أماكن أخرى.
1993'teki Bağımsızlık zamanında Eritre on şehir olarak düzenlendi.في وقت الاستقلال في عام 1993 تم ترتيب إريتريا في عشرة أقاليم.
Şiddet karşıtı bir ordu savaş zamanında da barış zamanında da silahlı insanlar gibi davranmaz.فجيش متصد للعنف لن يتعامل مثل الأشخاص المسلحين سواء في أوقات الحرب أو في أوقات السلام.
Abovyan zamanından çok ilerideydi ve eserlerinin neredeyse hiçbiri ömrü boyunca yayınlanmamıştı.كان أبوفيان متقدما بفارق كبير عن وقته ولم ينشر له شيء تقريبا من أعماله خلال حياته.
Ben de Mevlânâ zamanında gelseydim Mesnevî'yi yazardım.وأوقات كنت إقرالو إشيا انا كاتبتا..
Emmy zamanındaki birçok kız gibi yemek ve temizlik yapmayı öğrenmiş, piyano dersleri almıştır.تعلمت الطهي والتنظيف مثلها مثل معظم الفتيات في ذلك الوقت ، وأخذت دروس في العزف على البيانو .
Gazze'de Hristiyanlığa geçiş yayıldı ve 396 ve 420 yılları arasında Aziz Porphyrius zamanında da tamamlandı.وقد تسارع اعتناق المسيحية في قطاع غزة في فترة القديس Porphyrius بين 396 و 420.
[[II. Dünya Savaşının en yüksek zamanında adanın 1.8 km²sinde 40,000 kişi yaşıyor ve çalışıyordu.في ذروة الحرب العالمية الثانية، كان يعيش أكثر من 40000 شخص أو يعملون في الجزيرة.
Ebû Hanîfe, Emevî ve Abbâsî devletleri zamanında yaşamıştır.وقال تعالى: ﴿المال والبنون زينة الحياة الدنيا﴾.
Kapıkulu Askerleri gibi barış zamanında da askerlik yapmazlardı.كما أنه لا يسرح في أوقات السلم كحال قوات الاحتياط.
Unkapanı köprüsü yine onun zamanında yapıldı.تم بناء الجسر بتقنية جديدة في وقته.
Daha sonra Selçuklu Devleti zamanında 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra bölge hızla Türkleşmeye başlamıştır.ولكن بعد فترة وجيزة توقف التوسع فجأة في 1071 في معركة مانزيكرت.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.وقد حقق المسلمون في زمانه أهم إنجازتهم.
Savaş zamanında üç binleri bulan personel sayısı binlere kadar düşmüştü.دخلت ثلاثة ملايين فقط من العاملات الجدد القوى العاملة خلال فترة الحرب.