Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Keşke zamanında dönebilsem.Vorrei poter tornare indietro nel tempo.
Tom randevulara her zaman zamanında gelir.Tom arriva sempre puntuale agli appuntamenti.
Tom zamanında oraya varmayı başardı.Tom riuscì ad arrivare là in tempo.
Eğer bütün yolu koşsaydın oraya zamanında varırdın.Se avessi corso per tutta la strada saresti arrivato in tempo.
Frank Sinatra'yla da zamanında ilişki yaşadığı da bilinen bilgiler arasında.In questa inchiesta furono anche accertati i rapporti tra Frank Sinatra e Cosa Nostra.
Pontus Krallarının tarihi yerleşimidir fakat Strabon zamanında terkedildi.Fu un'antica residenza dei re del Ponto, ma ai tempi di Strabone era ormai abbandonata.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.A partire da Aristotele queste erano state considerate essenzialmente dei processi biologici (vitali).
Râşidîn Ordusu, zamanında güçlü ve çok etkili bir güçtü.Al suo tempo, l'esercito dei Rāshidūn costituì una potente ed efficace forza militare.
Sabit nesne: Üretim zamanında sabit bir durumla kurulmuş bir nesne ve sonrasında değişmeyen nesnedir.Oggetto costante - un oggetto con uno stato fissato all'atto della creazione e che non si modifica in seguito.
Japonya’da bu tasarı, Nara zamanından beri bilinmektedir.Fu introdotto in Giappone durante il periodo Nara.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.Non credo che fosse perché io apparivo diverso all'epoca.
Bu sözleri, onun zamânında (hük.Al momento del suo apogeo (ca.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Numerosissimi gli apprezzamenti nel tempo.
Direniş zamanında, bir küçük azınlık dışında tüm toplum isyana katılmıştı.Come si vede questo circolo vizioso nuoceva a tutti fuorché a una ristretta minoranza.
Muhacır zamanından sonra boşaltılan köy çoğunluğu orda kalıp oranın halkı olarak kaldı.Molti rientrarono in città per salvare il salvabile; altri si dispersero.
14 yaşında iken büyükusta oldu (zamanında bir dünya rekoru).Ha esordito in Nazionale a 14 anni (record mondiale).
Kent en ihtişamlı dönemini Roma zamanında yaşamıştır.Ron dirà che è stato il suo più grande momento di gloria.
Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler.Fin dai tempi di Ippocrate è noto il potenziale effetto dannoso delle cure mediche.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Nè ancora aveva Romolo innalzato le mura dell'Eterna Urbe).
Nerva'nın imparatorluğu zamanında MS 97 yılında Tacitus consul suffectus (vekil konsül) olur.Nel 97, durante il regno di Nerva, Tacito fu nominato consul suffectus.
Bu ezici bir darbeydi, fakat Yoda tam zamanında kendisine gelerek kendi hayatını kurtaracak vakti buldu.L'incontro fu effettivamente una trappola, ma Ezio arrivò appena in tempo per proteggerlo.
Yine de rehinelerden birini daha kurtarabilen Harry, görevi zamanında tamamlayamamıştır.Se il giocatore non riesce a completare queste missioni a tempo, non potrà completarle nuovamente più avanti.
Ancak, mektup Romeo'ya zamanında ulaşmaz.Il messaggio non raggiunge l'imperatore in tempo.
Paeonia Philip zamanında zorla Makedonya yönetimi altına girmişti.La Peonia era già stata integrata a forza nella Macedonia sotto il regno di Filippo.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Formazione di un contingente in tempi di pace.
Ishme-Dagan zamanında ise Nippur'a hakim olunmuştur.Doppiata da Mamiko Noto Hiroshi Nakaizumi (中泉 浩 Nakaizumi Hiroshi?)
Eğitim bakanlığı zamanında hükümetin en genç bakanı olmuştur.Al momento dell'elezione era il più giovane capo di governo nel mondo.
Ayrıca yılın hiçbir zamanında su sıkıntısı yaşanmamaktadır.Inoltre è da notare che non rimane mai a secco durante tutto l'anno.
Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir.Viene spesso affrontata nelle ore di lezione a scuola.
Acil müdahale gereken birçok yaralıya zamanında yardım edilememişti.Molti che si recarono al pronto soccorso non poterono essere curati.
İmparator Nero (54-69) zamanında Senato’ya girmiştir.Durante il principato di Nerone (54-68), divenne senatore.
Yasak Şehir sitesi, Moğol Yuan imparatorluğu zamanında imparatorluk şehrinin parçası idi.Il sito dove sorge oggi la Città Proibita era parte della città imperiale già durante la Dinastia Yuan.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.I due complessi vennero poi uniti nel tempo.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.In quest'ultima specialità ha colto i suoi più importanti successi a livello individuale.
1368 yılında Sultan I.Murad zamanında ikinci ve son olarak Roma İmparatorluğu'ndan geri alınmıştır.A battuta 348 ritorna definitivamente e per l'ultima volta il tema base del movimento.
Özbek Han zamanında (1313-1340) İslâm dini, 1320'den sonra büsbütün kuvvetlendi.İnanç figlio di Ali, gli succede (prima del 1332, probabilmente già nel 1314).
Böylece Caligula senato tarafından en iyi zamanında bile kısmi bir destek gördü.Sembra, tuttavia, che in quel periodo Eliogabalo fosse amato sia dal Senato sia dal popolo.
Ölüm zamanında o, Amerika'nın en ünlü insanlarındandı.Al momento della morte era la più anziana Miss America ancora in vita.
Şehir MÖ 26'da Romalılar zamanında Portus Victoriae Iuliobrigensium olarak kurulmuştur.Santander fu fondata dai Romani come Portus Victoriae.
Yaz zamanında yoğunlukla Akdeniz'de de görülebilirler.In estate è possibile visitarne anche i sotterranei.
Başbakanlığı zamanında Amerikan yanlısı olmakla suçlanmıştır.Lei disse di aspirare a diventare Presidente degli Stati Uniti d'America un giorno.
Bu gidişat Hacı İsmail Han'ın zamanında da devam etti.Tale abitudine proseguì anche al tempo della Dinastia Sung.
İlk amniyonlar, reptilimorphlar zamanında yani Karbonifer çağının sonlarına doğru görülmüştür.I primi amnioti apparvero intorno al tardo Carbonifero, da rettiliomorfi ancestrali.
Yoğun trafiğe rağmen zamanında vardık.Несмотря на интенсивное движение, мы прибыли вовремя.
Doktor onu kurtarmak için zamanında geldi.Доктор прибыл вовремя, чтобы спасти её.
O zamanında geldi.Он пришёл тютелька в тютельку.
Tam zamanında!Как раз вовремя!
Köprüyü yapmayı zamanında bitirdiler.Они закончили строительство моста вовремя.
Zamanında geldik.Мы вовремя.
Ben son trene tam zamanında yetiştim.Я как раз успевал на последний поезд.
Tom zamanından önce dünyaya geldi.Том родился раньше срока.
Tom'un buraya zamanında varmayacağına bahse girerim.Бьюсь об заклад, что Фома не поспеет туда вовремя.
Tom'a zamanında ulaşamadık.Мы не смогли вовремя добраться до Тома.
Oraya zamanında gidebileceğimizi düşünmüyor musun?Ты не думаешь, что мы можем успеть туда вовремя?
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.Во времена СССР баптисты вынуждены были креститься ночью в лесу, чтобы избежать ареста.
Geçmişte, Polonya'nın taksimi zamanında, Türkiye Polonya Büyükelçisi'nin gelişi için 150 sene beklemiştir.В своё время, после раздела Польши, Турция ждала прибытия польского посла 150 лет.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Со времен Аристотеля они считались специфически биологическими.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Своевременная оплата своего труда.
Arap Philip ve Valerian zamanında Roma ordusunda subaydı.Он был офицером Римской армии при Филиппе Арабе и Валериане.
Sovyet zamanında istasyon Gorki Demiryolu'nun Kazan Şubesi tarafından işletildi.С советского времени вокзал находится в ведении Казанского отделения Горьковской железной дороги.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod