Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Caracalla zamanında, 216 yılında, Romalılar bir kez daha Adiabene'ye girdiler.Unter Caracalla marschierten die Römer 216 noch einmal in Adiabene ein.
Zamânında bulunan evliyânin en üstünü, bas tâci oldu.Wer die höchste Karte (Sau) zog, hatte viel Glück.
Tundra'daki sığınıklar hala kış zamanında kullanılmaktadır.Deren Schutzhütten in der Tundra werden im Winter immer noch verwendet.
Ashokas kralı zamanından kalan, en çok bilinen ve en önemli Stupa, Sanchi tepesindeki ‘Büyük Stupa’dır.Die bekannteste und bedeutendste Stupa aus der Zeit König Ashokas ist die „Große Stupa“ von Sanchi.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Diese wurden seit Aristoteles als biologische oder vitale Vorgänge angesehen.
Romalılar zamanında şehrin ismi Colonia Iulia Urbs Triumphalis Tarraco 'dur.Ihre vollständige Bezeichnung lautete seit augusteischer Zeit Colonia Iulia Urbs Triumphalis Tarraco.
İhtiyaç duyulan bilgiyi; zamanında, uygun biçimde ve yerde sunmaktır.Aus Urkunden und anderen guten Quellen verfaßt und nach Sachen- und Zeitfolge geordnet.
Çoğunlukla 2 adet olan yavrular genelde yağmur zamanında (şubat ile haziran arası) dünyaya gelir.Die Jungen, meistens zwei, kommen in der Regenzeit (Februar bis Juli) zur Welt.
Abbottabad, İngiliz Sömürgesi zamanında kurulmuştur.Abbottabad wurde in der britischen Kolonialzeit gegründet.
An (Akadça: Anu), Akkad kralları zamanında mevki ve rol itibarıyla önem kazanmıştır.Er erhielt die Pfandschaft über die Herrschaft Istein auf Lebenszeit als Entschädigung.
Bu nedenle Nusayrîler, Güneş’in doğuşu ve batışı zamanında Güneş’e ve yıldızlara hürmet gösterirler.Das Buch der Felsen/Das Buch der Herberge/Das Buch des Gartens/Das Buch der Sonnenuntergänge und der Sterne.
Mahallenin adı su arkından (Mahallede zamanında su arkları mevcutmuş) gelmektedir.Deren Name soll sich vom Wallgraben, in dem sich eine Quelle befand, herleiten (breiter Brunnen).
Noel Baba tam zamanında kızağıyla gelir.Jesus wird schon zur rechten Zeit kommen.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.Seine größten Erfolge erzielte er in Zeitfahren.
Tang zamânında Neokonfüçyüsçülük'ün bir öncüsü, şüphesiz ki meşhur bilgin Han Yu'dur.Ein tangzeitlicher Vorläufer des Neokonfuzianismus war der berühmte Gelehrte Han Yu.
2014'teki ölüm zamanında hala bu onuru alabilecek tek kadın çalışanıydı.Bis 2014 war sie die einzige Frau die dieses Amt innehatte.
Sacco di Roma (Roma’nın yağmalanması) zamanında Medici Papa Clement’in etkisini kaybetmiştir.Durch den Sacco di Roma wurde der Einfluss des Medici-Papstes Clemens vorübergehend ausgeschaltet.
Onun zamanındaki kadınlarda çok yaygın görüldüğü üzere Eddy, resmi bir eğitim almadı.Durch seine langjährige Lehrtätigkeit hatte Eddy zwar kaum noch praktische Erfahrung.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Die Arbeiter konnten den Schacht rechtzeitig verlassen.
Kamu kuruluşlarının büyük bölümü hem Pinochet zamanında hem de daha sonraki yönetimlerde özelleştirilmiştir.Staatliche Unternehmen wurden sowohl zu Zeiten Pinochets als auch danach größtenteils privatisiert.
Pazar günü ayinleri de onun zamanında tamamen kabul edilmiştir.Sonntags waren die Plätze in der Kirche vollständig belegt.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Die Mariahilfkirche befand sich allerdings außerhalb der Stadt auf Höttinger Gebiet.)
Sovyetler zamanında bile, "Şahtar" adında bir basketbol takımı vardı.Schon zu Zeiten der Sowjetunion gab es in Donezk einen Basketballverein unter dem Namen „Schachtjor“.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Diese konnten jedoch nur in der Friedenszeit benutzt werden.
Ancak, mektup Romeo'ya zamanında ulaşmaz.Sein Befehl kam aber nicht mehr rechtzeitig nach Rosnay.
Zamanındaki en iyi tanklardan biriydi.Es zählte zu den größten Tankschiffen seiner Zeit.
Mozart bu siparişi karşılamak için 6 hafta süren yoğun bir çalışma yapıp zamanında eseri bitirdi.Dort hatte man Harper gerade ein großzügiges 6-Jahres-Angebot unterbreitet, um ihn zu halten.
Onun zamanında Hindistan ticaretinde Hollandalılar'da rol almaya başlamışlardır.Die Holländer betätigten sich einerseits im Pelzhandel mit den Indianern.
Budizm Kore'ye ilk defa Koguryo zamanında, 372'de geldi.Der Buddhismus trat erstmals im großen Stil im Jahre 372 im Goguryeo-Reich auf.
Şehirde kuruluş zamanından kalma çok sayıda tarihi binalarla kuvvetli bir Alman etkisi hissedilir.Die Stadt ist stark deutsch geprägt mit vielen historischen Gebäuden aus der Gründerzeit.
Fatih zamanında da dîvân her gün toplanmakta olup, haftada dört gün padişahın huzaruna arza girilirdi.Typischerweise trat der Landtag alle vier Jahre auf Einladung des Herzogs zusammen.
Balaban zamanında muntazam bir berid yâni resmî istihbarat ve posta teşkîlâtı kurulmuştu.Zur Kommunikation hatten die Abbasiden ein ausgefeiltes Post- und Nachrichtenwesen etabliert.
Zamanında Avrupa'nın en büyük yönetici binasıydı.Es war zeitweise die größte Baustelle Europas.
Onarım kitabesi zamanında minbere konulmuş, ancak günümüze kadar ulaşamamıştır.Sogar die Berechnung des Zeitpunkts der Erlösung sei verboten, sie werde zu gegebener Zeit eintreffen.
Annesi ve büyükannesi de zamanında modellik yapmıştır.Ihre Mutter und ihre Grossmutter waren früher als Models tätig.
Onun zamanından beri millî kültür simgesi olarak anılmaktadır.Er ist seit der Jungsteinzeit als Kulturbegleiter nachgewiesen.
Rogaland, Vikingler zamanında Rygjafylke olarak anılırmış.Rokurokubi sollen tagsüber wie gewöhnliche Menschen aussehen.
(Mengi Han zamanında Hazaracât’a yerleştikleri düşünülmektedir.)(Steinwolleabfälle gelten vielerorts als gefährliche Abfälle).
Savaş uçakları saldırı zamanında mütenasip bir şekilde hedef üzerinde dağılması gerekiyor.Flugzeuge haben sich während der Zeit über Ziel gleichmäßig zu verteilen.
Ancak Bizanslılar zamanında yapıldığı zannedilmektedir.Dennoch lässt sich daraus schließen, dass die Kanonikergruppe zu der Zeit eingerichtet worden ist.
Roma imparatoru Nero zamanında onun tarafından öldürülmüş ve Hristiyan şehidi olarak kabul edilmiştir.Sie soll dort unter Kaiser Nero als Märtyrerin gestorben sein.
Köy; Hititler zamanında kurulmuştur.Dieser Angreifer wird rechtzeitig von den Dorfbewohnern erschossen.
Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar.Kommt pünktlich und geht pünktlich.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Die zahlreichen Kaufleute wären oftmals in der Fremde unterwegs.
Osmanlılar zamanında onarılmıştır.Isifile erwacht gerade noch rechtzeitig.
Yine onun zamanında şehire “Theodosiopolis” adı verilmiştir.Ihm zu Ehren wurde sie dann Theodosiopolis genannt.
Fakat Persler'in en çok önem verdikleri konu, vergilerin zamanında ödenmesi olmuştur.Die Perser waren anscheinend gezwungen, zumindest zeitweise Tributzahlungen zu leisten.
Roma İmparatorluğu zamanında ise kasabanın kuzeyinde bir sınır kampı kurulmuştu.Während der Zeit des Römischen Reichs wurde südlich der heutigen Stadt eine Siedlung angelegt.
Onlara göre peygamber zamanından sonra çıkan yenilikler hoş görülmemelidir.Da keine Nachkommen hinterließ, erlosch sein Adelstitel.
Mısır'ın komşuları ile bilinen kayıtlı ilk ilişkileri bu hanedan zamanında başlamıştır.Entsprechende Anzeigen durch missgesinnte Nachbarn verliefen zunächst im Sande.
Bu adres Çarlık zamanında kötü bir şöhrete sahip olacaktır.Aufgrund der Aussicht ist sie eine berühmte Sehenswürdigkeit in Taiwan.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Eine zeitgemässe Betrachtung.
Halil Paşa da, babası gibi II. Murat zamanında bütün kuvveti elinde bulundurmuştur.Katharina II. war im ganzen das Gegenteil ihres Mannes.
Haziran ayının ilk iki haftasının bir zamanında, her iki orduda Abrittus muharebesi'nde (en) karşılaştılar.In der ersten Juni-Hälfte 251 trafen beide Armeen bei Abrittus aufeinander.
Bunlar gibi, kuruluş zamanından beri birçok çalışma hala duruyor ve sıklıkla kullanılıyor.Dieser Werksteil ist im Gegensatz zum Werk I zum größten Teil erhalten und wird weiterhin genutzt.
Onu zamanında yapabilir misin?Peux-tu le faire à temps ?
Tren zamanında vardı.Le train arriva à l'heure.
Zamanında varmak için koşmalıyız.Il faut que l'on coure pour arriver à temps.
Zamanında trene vardım.Je suis arrivé à temps pour mon train.
Neredeyse herkes zamanında geldi.Presque toutes arrivèrent à temps.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zamanında ile cümle - Sayfa 19 - zamanında kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App