Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Because in time I knew you would be wise enough to let him go.
Bu Yılbaşı zamanında olmuştu.That happens to be at Christmas time.
Ve onları kirayı tam zamanında ödedikleri için seviyorum.And I love them because they pay the rent on time.
Zaten Eisenhower'ın zamanında geldiğini görebiliyordu daha büyük bir elde edildi ve daha büyük- For? - the favors it did for intelligence services everywhere.
Darwin'in zamanında NASA olsaydı.If only Darwin had NASA.
Einstein'ın zamanında, bilimin geldiği nokta bu.So, that's it. In Einstein's time this is how far science had got.
Zamanında toplanan demetler gibi, Mezara dinç gireceksin.You shall come to your grave in a full age, like a shock of grain comes in its season.
Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.These all wait for you, that you may give them their food in due season.
Herkesin umudu sende, Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.The eyes of all wait for you. You give them their food in due season.
Bu ilk sayım, Kiriniusun Suriye valiliği zamanında yapıldı.This was the first enrollment made when Quirinius was governor of Syria.
Onu tam zamanında açığa çıkaracak olan, yalnız O'dur.No one can reveal it except He.
Muayyen bir günün muayyen bir zamanında büyücüler toplandı.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
Şüphe yok ki biz; her şeyi, bilgimizde mukadder olduğu gibi ve zamanında yarattık.We have indeed created all things by measure;
Kıtlık zamanında yemek yedirmektir.Or to feed in times of famine
Her birinin meyve verme zamanında meyvesine ve olgunluğuna bakın.Look at the fruits, how they appear on the trees, and they ripen.
% 1,% 2 zamanından beri bağlı.%1 has been online since %2.
*** Günlük dosyası ***% 1 zamanında başladı*** Logfile started *** on %1
% 1 zamanındaAt %1
% 1 seviyesinde engellenme zamanı sona erme zamanından daha kısa olmalı.The blocking time at level %1 should be lower than the expiration time.
İleti için belirlenmiş tarih/ saat (görüntülenme zamanından farklı olarak). @ infoThe scheduled date/ time for the message (as opposed to the actual time of display).
Tekrarlanma listesinden% 1 zamanındaki unsuru mu, yoksa sonrakileri de mi silmek istersiniz?Do you want to dissociate the occurrence at %1 from the recurrence or also dissociate future ones?
Proje zamanında bitirilemedi:% 1Could not finish project in time: %1
Proje tam zamanında bitirildi:% 1Finished project exactly on time: %1
% 1 kullanıcısı% 2 zamanında bir mesaj bıraktı:% 3User %1 left a message at %2: %3
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, last logged in from %2 at %3.
Karşı taraf zamanında cevap vermediClient has not answered in time
Sadece ZamanındaOne Time Only
İşte o zaman da şu ana dönüp bakıp zamanında bir şey yapmış olmayı dileyeceksiniz.At that time, you will look back and wish you did something today.
Dahası, etkisizdir ve ekonomik krizin en kötü zamanında gelmiştir.Furthermore, it is ineffective and comes at the worst time in the midst of an economic crisis.
Pirinski, son Sosyalist hükümet zamanında 1995-1997 yılları arasında dışişleri bakanlığı yapmıştı.He served as foreign minister from 1995 to 1997, in the last Socialist government.
Sorunun çözümü için ayrıldığı halde zamanında kullanıdırılmayan fonlar da söz konusu.It also involves funds that have in fact been earmarked but were not delivered on time.
Yetkililer, her şeyin zamanında hazır olacağına dair güvenlerini dile getirdi.Officials have voiced confidence that everything will be ready on time.
Dönüşüm süreci devam etse de, pek çok işin zamanında tamamlanamaması öğrencileri bıktırıyor.Although the conversion process is under way, many deadlines have been missed, upsetting students.
İlk Hırvat cumhurbaşkanı Franjo Tudjman zamanında Slavonya'dan sorumlu önemli bir kişiydi.He was the key figure in charge of Slavonia under the first Croatian president, Franjo Tudjman.
Yunan Yetkililer 2004 Olimpiyatı Projelerinin Zamanında Tamamlanacağına Söz VerdiGreek Officials Promise Timely Completion of 2004 Olympics Projects
Hırvatistan’da iki önemli film festivali, yazın en hareketli zamanında kalabalıkları ülkeye çekiyor.In Croatia, two major film festivals draw crowds at the peak of summer.
Calatrava, Olimpiyat tesislerindeki çalışmaların zamanında tamamlandığına memnun olduğunu söyledi.Calatrava said he is happy that work on the Olympic venues would be finished on time.
Ülke, katılım sürecini hızlandırıp gerekli reformları zamanında tamamlama yolunda umutlu gorunuyor.The country hopes to speed up the integration process and finish the necessary reforms on time.
Üç hemşireye olayı zamanında rapor etmedikleri için ceza verilmişti.Three nurses were penalised for failing to report the incident in time.
AK, büyük olasılıkla Bulgaristan ve Romanya'nın zamanında üye olmasını önerecekEC likely to recommend timely accession for Bulgaria, Romania
Küçük müzelerin çoğunun zamanında hazır olması ise iyi haber.The good news is that most of the minor museums will be ready on time.
Ovidiu, "Bu barajın zamanında bitmesini sağlamak için 13 saatlik vardiyalarla çalıştık." dedi."We worked 13 hour shifts to make sure we finish the dam in time," he said.
Ancak zamanında epey talep gören bu kıyafetler artık para kazandırmıyor.But although such clothing used to be in high demand, it no longer makes for a lucrative business.
Engel, Türkiye'nin bu kriz zamanında Yunanistan'a yardım ettiğini de söyledi.Engel also says Turkey has helped Greece during this crisis time.
Batı Avrupa'ya vizesiz seyahat tam da tatil zamanında cepte.Visa-free travel to Western Europe is close at hand and just in time for the holidays.
"O çalışıyor ve zamanında bahis oynamak için mekana gelemiyor."He is working and can't come to place a bet on time.
MMD zamanında tamamlanmayan ve devleti zarara uğratan projeleri de inceleyecek.The FIF will review projects that were not completed on time and cost the state revenue.
Calatrava hem Rogge hem de Yunan hükümetine çatının zamanında bitirileceğine dair güvence verdi.Calatrava has assured both Rogge and the Greek government that the roof will be completed on time.
Bu miktar fazla olmasa da zamanında ödeniyor.That may not be much, but the payments are on time.
Bu azıcık miktarlar bile ancak bu yıl içinde zamanında ödenebilmeye başlamış.Even those miserable payments have only started being paid on time this year.
Mehmet Bey'in oğlu İbrahim Bey zamanında 1482-1483'de büyük tamiratlar görmüştür.It underwent major repairs in 1482-1483 during the reign of Mehmet Bey's son, İbrahim Bey.
Uyumluluk uzunluğu LC dalganın τc zamanında aldığı mesafedir.[7]:560, 571-573The coherence length Lc is defined as the distance the wave travels in time τc.[7]:560, 571–573
Üst yönetim bilgi sistemi, bilginin çıkışını tam zamanında sağlar.Management can make decisions promptly.
Shigeo Shingo (新郷 重雄, Shingō Shigeo?) Tam Zamanında (JIT) Yalın üretimShigeo Shingo (新郷 重雄, Shingō Shigeo) Just In Time (JIT) Lean manufacturing
Sürme zamanından önce durursa, diş gömülü denilir.When eruption is prematurely stopped, the tooth is said to be impacted.
İclingasların gücü Mercia krali Offa'nın zamanında (r.The Iclingas reached the height of their power under Offa of Mercia (r.
Hüküm zamanında, Mısır birkaç yerel hanedan arasında bölünmüş durumdaydı.In his time, Egypt was split between several local dynasties.
Yugoslavya zamanında Makedon alan kodları 9 ile başlardı.During Yugoslavia's existence, Macedonian area codes all began with 9.
Haftanın ilerleyen zamanında, küresel liderleri “Umutlu olmanızı istemiyorum.Later in the week, she warned the global leaders that "I don't want you to be hopeful.
Küçük Polonya zamanında da var olan tarihî bir yerleşim merkezidir.It belongs to the historic province of Lesser Poland.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod