Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.What once made you safe now drives you insane.
Ama bu şansa bağlı değil, bizim zamanında doğru bilgiyi yaratıp yaratamamamızla ilgili.But it depends not on chance, but on whether we create the relevant knowledge in time.
Zamanında gelme konusunda iyiymişsin.You're good about being on time.
Polis bunu zamanında yaptı.The police did it.
Aidatlarımı zamanında ödedim. (Kahkahalar)I've paid my dues on time, (Laughter)
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- I've never boarded on time...
Gençler onları zamanında fazla tutacağımızı düşünmek durumunda değildiler.The youngsters didn't have to feel that we were going to keep them over.
Zamanında başlamanın, ve zamanında bitirmenin önemine inandım.I believe starting on time, and I believe closing on time.
Modern Batı toplumlarımız eskisinden çok daha karmaşık, bu göç zamanında.Our modern Western societies are more complex than before, in this time of migration.
Örnek olarak üzerinde çalıştığımız bankaya olanları aslında gerçek zamanında anlattık. -So the example of the bank we've been studying, we're actually kind of doing it in real time.
Gelin, kadının bu noktaya "t eşittir a" zamanında ulaştığını varsayalım. "t eşittir a".So let's just say she arrives here at t is equal to a hours. t is equal to a.
O bu kez evden, "t eşittir sıfır" zamanında çıkmıyor, 50 dakika geç çıkıyor.She leaves not a t equals 0. She leaves 50 minutes late.
İkisini de aşama aşama seçim zamanındaki seferberlik noktasına gelene kadar inşa edersiniz.You build both gradually, until a moment of peak mobilization at the time of the election.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.It's been going on since we can think of Lombroso and the way he would define criminal faces.
O zamanından önce doğmuş birisiydi.He was premature.
Tam zamanında geldi.It's perfect timing.
Çünkü kendisi zamanında ona bir iyilikte bulunmuş,Because she had done something really good
Zamanında, ben tek, tek, tek kadındım onun için.Was a time, I was his only, only, only one
Kanamalar zamanında durdurulsa, zararsız atlatılır.Bleeding can be harmless if it's stopped in time.
- Zamanında bıraktım.- I quit in time.
Biliyorsunuz ki, savaş zamanında ortada dolaşan askeri birlikler, ordular vardır.And you know, during war time, there are militaries, armies, that are moving around.
Zamanından erken sorulmuş sorular bunlar.But it is a premature issue.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.In my mother's day, she didn't go to college. Not a lot of women did.
Yani aptalca bir şey yapıyor olabilirdim, tıpkı onun zamanında yaptığı gibi.So I might be doing something dumb, just like he was doing at the time.
60-65 yaş arasındaysanız zamanında emekli olursunuz.If you're 60 to 65 you retire on time.
Yılın bu zamanında seller ve tropikla yağmurlarla savaşıyoruz.We fight floods, tropical rains at this time of the year.
Zamanında atık toplama. kamu hizmetleri iyi çalışıyor.Waste collection on time. Public services working well.
Böylece, suyu dondurabiliryordunuz, herhangi bir şehirde, yılın herhangi bir zamanında.Now, you froze water, any city, any time of year.
Tam zamanında bitirmek istediler.They wanted it to end precisely on time.
Zamanında gelmeseydi...Hadn't she come in time...
Geçerli cumhurbaşkanlığı döngüsü için tam zamanında da temmuz yirmi onbir yüzden soru nedirJuly of 2011 - just in time for the current presidential cycle. So the question is what? Well,
O, kendi zamanındaki liderlerin söylediklerinden daha üstün bir şey söylüyordu.He was saying something, over and above that of any other leader of that day.
Tam olarak zamanında varmak istediğini söylemişti ve gerçekten de tam zamanında buradaydı.He wanted to be exactly on time and he was.
Bu çocuk Sovyetler Birliği zamanında doğmuşa hiç benziyor mu?Does that kid look like he was even born when there was a Soviet Union?
Tabiki onun zamanında da diğerleri bu yolculuğun çok pahalı ve çok tehlikeli olduğunu düşünmüşlerdi.Surely, his contemporaries also thought his voyage was too expensive and too dangerous.
Zamanında bulamazlarsa...If they can't figure out in time, well...
Diğer taraftan Henry tam zamanında 1 nisan 1980'de doğdu.Henry, by contrast, is born at term, so he's born on March 1, 1980.
Google zamanında aşağı yukaru herkes bir portal olmaya çalışıyordu.Everybody else at the time of Google, more or less, was trying to be a portal.
Burası en işlek zamanında Karayipler'deki en büyük süpermarket.This is the largest supermarket in the Caribbean at peak shopping time.
Dedik ki ev fiyatları yükseldikçe borçları zamanında ödeyememe oranı azalıyor. - -We just said when housing prices go up, default rates go down.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.If they do so at the appropriate time, the black box lights up and a panda bear pounds a drum.
Yani utanç konusunda çok şey anlatabilirim, ama başkasının zamanından almam gerekecektir.So, I could tell you a lot about shame, but I'd have to borrow everyone else's time.
İyi yolculuklar. - Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- I've never boarded on time...
Yılın doğru zamanında 6 ila 9 ay arasında.Six to nine months at the right time of the year.
"Şu yaşlı Siggy'ye bakalım. Sigmund Freud, ki, zamanında önemli bir adamdı."Let's take a look at old Siggy; Sigmund Freud, okay, who has definitely had his run.
Buradaki firma kredisini zamanında geri ödeyemedi ve temerrüde düştü, bu firma da temerrüde düştü.Now all of a sudden this company defaults on its debt and this company defaults on its debt
Sekoya zamanı, bildiğimiz insan zamanından çok daha heybetli bir hızda işliyor.Redwood time moves at a more stately pace than human time.
Ve burada ise Homer zamanında M.Ö. 750'de batmış bir tane.And then here's one that sank at the time of Homer, at 750 B.C.
Belki de bunları, zamanında New York'ta yaşayan bazı şapşallar ne yapmışlar, diye inceleyebilirler.Maybe even as just as artifacts, of what idiotic people do in New York at some point.
Bu cebabire ilk olarak Osmanlı devleti zamanında çıktı.These tyrants first appeared during the Ottoman empire.
Peki nasıl oldu da tam zamanında yetiştin?But how did you come right on time?
Tabii ki, savaş zamanında koşullar mükemmel değil.And of course, in wartime, conditions aren't perfect.
Her türlü soruna cevap verilecektir! Zamanında, tamam mı?All your questions will be answered in good time, all right?
Trenlerimiz zamanında hareket eder.Our trains run on time.
İmparatorluk Hakimi ise zamanında gelemeyebilir Efendim.The imperial court won't be here in time
İnsanların kriz zamanında niçin ve nasıl karar aldıklarını daha iyi anlamak zorundayız.We need to better understand how people make decisions in times of crisis, and why.
Bu borçluların bir kısmı mortgage ödemesini zamanında yapamayacaklar. -Some percentage of these borrowers are going to default on their mortgage.
Bazıları da zamanından önce ödeyecekler.Some of them are going to pay ahead of time.
İtiraf etmeliyim, oldukça zor oluyordu yerleştirmek zamanında.One must admit, it can be somewhat difficult to locate at times.
Sanırım bu zamanında kobay olmamın bir intikamı.I guess it may be the revenge of the guinea pig I was.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod