Ofise zamanında ulaştığınızdan emin olun.Make sure to get to the office on time.
Buraya zamanında geleceğimizi hiç düşünmemiştim.I never thought we'd get here on time.
Buraya zamanında geleceğimizi düşünmedim.I didn't think we'd get here on time.
Eve zamanında döndüm.I returned home in time.
Bence zamanında orada olabiliriz.I think we can be there on time.
Buraya zamanında gelmeye çalıştım.I tried to get here on time.
Oraya zamanında gidebileceğimizi düşünmüyor musun?Don't you think we can get there in time?
Oraya zamanında ulaşacağımızı düşünmüyor musun?Don't you think we'll get there on time?
Oraya zamanında varacağımızı düşünmüyor musun?Don't you think we'll get there on time?
Tom, zamanında havaalanına varmak için ne zaman terk etmemiz gerektiğini düşünüyor?What time does Tom think we should leave in order to get to the airport on time?
Bugünkü toplantı için zamanında Boston'a varmak için Tom bütün gece araba sürdü.Tom drove all night to get to Boston in time for today's meeting.
Oraya zamanında ulaşacağımızı düşünüyor musun?Do you think we'll get there on time?
Tom, Mary'nin zamanında orada olmasının pek mümkün olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary was unlikely to be there on time.
Tom, zamanında geldiğimizden emin olmamızı istedi.Tom has asked us to make sure we arrive on time.
Tom, oraya zamanında ulaştığımızdan emin olmamızı istedi.Tom has asked us to make sure we get there on time.
Sami, Noel zamanında öldürüldü.Sami was killed at Christmas time.
İsa, Kral Herod zamanında doğdu.Jesus was born in the time of King Herod.
Tom genellikle buraya zamanında gelmez.Tom doesn't usually get here on time.
Tom'un şimdiye kadar zamanında herhangi bir yere gittiğini sanmıyorum.I don't think Tom ever gets anywhere on time.
Arabayı zamanında durdurmadım.I didn't stop the car in time.
Tom genellikle zamanında buraya gelir.Tom usually gets here on time.
Zamanında geldiğinden emin ol.Make sure you're on time.
Tom Mary'nin zamanında olmasını beklemiyor.Tom doesn't expect Mary to be on time.
Ben her zaman zamanındaydım.I've always been on time.
Zamanında gitmeliyiz.We need to be on time.
Zamanında olmalıyız.We have to be on time.
Tom zamanında gelmeli.Tom needs to be on time.
Tom Mary'nin zamanında gelmesini bekliyor.Tom expects Mary to be on time.
Tom her zaman zamanında geldi.Tom was always on time.
Lütfen zamanında gelin.Please be on time.
Tom'un gerçekten zamanında gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom will really get here on time.
Tom'un doğum günü partisi için eve zamanında dönmeni bekliyorum.I expect you to get back home in time for Tom's birthday party.
Mary zamanında geleceğine söz verdi.Mary promised she'd be on time.
Oraya zamanında gitmek çok zor olacak.It's going to be very hard get there on time.
Lütfen buraya zamanında geldiğinizden emin olun.Please make sure you get here on time.
Tom bunu zamanında yapacak, sanırım.Tom will make it on time, I think.
Tom zamanında çalışmaya başlamalı.Tom needs to get to work on time.
Tom zamanında geleceğini söyledi.Tom said that he'd be on time.
Tom bunu zamanında yapmayacak.Tom won't make it on time.
Tom'un zamanında geleceğinden eminim.I'm sure that Tom will come on time.
Tom'un zamanında buraya gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom will get here on time or not.
Boston'un yılın bu zamanında çok soğuk olduğunu duydum.I hear Boston is very cold this time of year.
Tom bunu zamanında yapmayacak, değil mi?Tom isn't going to make it in time, is he?
Boston'un yılın bu zamanında güzel olduğunu duydum.I hear Boston is pretty this time of year.
Tom yılın bu zamanında her zaman meşguldür.Tom is always busy this time of the year.
Tom asla oraya zamanında gitmeyecek.Tom is never going to get there on time.
Zamanında buraya gelen tek kişi bendim.I was the only one who got here on time.
Boston'un yılın bu zamanında sıcak olduğunu duydum.I hear Boston is hot this time of year.
Tom asla onu zamanında yapmayacak.Tom is never going to make it on time.
Zamanında buraya geldiğinizden emin olun.Make sure you get here on time.
Yardım olmadan bu işi zamanında bitiremeyeceğim.I won't be able to finish this job on time without some help.
Ben her zaman zamanında buraya gelemem, ama gelmeye çalışırım.I don't always get here on time, but I try to.
Umarım oraya zamanında erişebilirim.I hope I can get there on time.
Tam zamanında okula vardım.I got to school just in time.
Ofisime zamanında geldim.I got to my office on time.
Büroma zamanında vardım.I got to my office on time.
Korkarım oraya zamanında varamayacağım.I'm afraid I won't get there on time.
Oraya zamanında ulaşacağımı sanmıyorum.I don't think I'll get there on time.
Tom'un zamanında geleceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom will be on time.
İşe zamanında varmam lazım.I need to get to work on time.