Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kesinlikle Tom'un buraya zamanında geleceğini umuyorum.I sure hope that Tom gets here on time.
Sadece onu zamanında yaptırdığıma sevindim.I'm just glad I got it done on time.
Ben genellikle faturalarımı zamanında öderim.I usually pay my bills on time.
Zamanında burada olduğum için memnun oldum.I'm glad I got here on time.
Ben faturalarımı zamanında öderim.I pay my bills on time.
Ev ödevimi zamanında yaptırmaya çalıştım.I tried to get my homework done on time.
Zamanında oraya varman için acele et.Hurry up so that you get there in time.
Tren zamanında gelmedi.The train did not arrive on time.
Randevular için zamanında olmak çok önemlidir.Being on time for appointments is very important.
Zamanında yemek yemek önemlidir.It is important to eat on time.
Tren zamanında hareket etti.The train departed on time.
Yılın bu zamanında çok soğuk olur.It gets very cold this time of year.
Onu zamanında yapar mısın?Will you make it in time?
Tom boş zamanında bu uygulamayı yarattı.Tom built this app in his spare time.
Tom'un zamanında burada olması çok olası değil.Tom isn't very likely to be here on time.
Tom zamanında bıraktı.Tom left on time.
Tom bize oraya zamanında varmamız konusunda emin olmamızı söyledi.Tom told us to make sure we got there on time.
Tom buraya zamanında gelen tek kişiydi.Tom was the only one who got here on time.
Biz zamanında bitirmek zorundayız.We've got to finish on time.
Tom genellikle zamanında geliyor.Tom usually comes on time.
Tom zamanında gelmeyi başaramadı.Tom failed to come on time.
Zamanında oraya gittiğimizden emin olmak zorundayız.We have to make sure we get there on time.
Oraya zamanında varacağımız konusunda emin olmak zorundayız.We have to make sure that we get there on time.
Tom'un zamanında burada olacağından eminim.I'm sure Tom will be here on time.
Tom'un onu zamanında yapmayacağına bahse girerim.I bet Tom doesn't make it on time.
Onun zamanında geleceğinden emin misin?Are you sure she'll come on time?
Yılın bu zamanında hep yoğunuz.We're always busy at this time of the year.
Tom arabayı zamanında durdurmadı.Tom didn't stop the car in time.
Tom zamanında başaracak.Tom will succeed in time.
Eğer kar durmazsa TV'deki maçı izlemek için asla eve zamanında gidemeyeceğiz.If the snow doesn't let up, we will never make it home in time to see the game on TV.
Yemekler zamanındaydı.The meals were on time.
Tom tam zamanında oraya gitti.Tom got there just in time.
Zamanında oraya ulaşmamızın bir yolu yok.There is no way we will get there in time.
Zamanında oraya ulaşmamın bir yolu yok.There's no way I'll get there in time.
O yılın bu zamanında ne sıklıkta olur?How often does that happen at this time of year?
Tom'un zamanında burada olacağını beklemiyorum.I don't expect Tom to be here on time.
Umarız buraya zamanında geleceksiniz.We hope that you'll get here on time.
Tom kirasını asla zamanında ödemez.Tom never pays his rent on time.
Zamanında olması senin için ne kadar önemli?How important is it for you to be on time?
Yardımınız olmadan projeyi zamanında bitiremezdim.I couldn't have finished the project on time without your help.
Zamanında ayrıldım.I left on time.
Zamanında gelmiştim.I was on time.
Ben zamanında geldim.I arrived in time.
Zamanında vardım.I arrived on time.
Tom akşam yemeği için eve zamanında varmayacağını biliyordu.Tom knew that he wasn't going to get home in time for dinner.
Bunu zamanında yaptırmak için gerçekten çok çalıştım.I worked really hard to get this done on time.
Tom'un oraya zamanında varması çok olası değil.Tom isn't very likely to get there on time.
Tom onu zamanında yapacak sanırım.Tom is going to make it on time, I think.
Genellikle günün bu zamanında çalışıyorum.I'm usually working this time of day.
Tom'un zamanında burada olması muhtemel değil.Tom is unlikely to be here on time.
Neredeyse her zaman zamanında veya birkaç dakika erken gelirim.I almost always arrive on time or a few minutes early.
Zamanında oraya gitmek çok zor olacak.It'll be very difficult get there on time.
Asla zamanında hiçbir yere gitmiyor gibi görünüyorsun.You never seem to get anywhere on time.
Ben asla zamanında okula gitmeyeceğim.I'll never make it to school on time.
Randevulara her zaman zamanında giderim.I'm always on time for appointments.
Neredeyse her zaman zamanında gelirim.I almost always arrive on time.
O bir faşist diktatörlük olabilir ama en azından trenler zamanında çalışırlar.It may be a fascist dictatorship, but at least the trains run on time.
Ben genellikle zamanındayım.I'm usually on time.
Zamanından önce konuştum.I spoke prematurely.
Ben her zaman zamanındayım.I'm always on time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod