Ana içeriğe geç
Sözlük

zam ile cümle

zam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O zamandan beri onunla ilgileniyorum.I have been taking care of him ever since.
Böyle bir şey yapmanın zaman harcamaya değeceğini sanmıyorum.I don't think it worthwhile doing such a thing.
Ben her zaman yatmadan önce banyo yaparım.I always take a bath before going to bed.
Sorunu büyümeden halletmeyi zaman içerisinde öğreneceksiniz.You'll learn in time that a stitch in time saves nine.
Akşam yemeği için zamanında geldim.I was on time for dinner.
Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.I'll talk to him at the earliest possible moment.
TV izlemek için hiç zamanım yok.I don't have any time to watch TV.
Zaman zaman depresyona girerim.I get depressed at times.
Ben çok zor bir zaman geçiriyorum.I am having a very hard time.
O kadar meşgulüm ki ayıracak zamanım yok.I am so busy that I have no time to spare.
Tom'un Japonya'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know when Tom will leave Japan.
Bir bulmacayı birleştirmeye çalışarak zaman harcamayı seviyorum.I love to spend time trying to put together a puzzle.
Gül ve zambak gibi çiçekleri severim.I like flowers such as roses and lilies.
Kötü şekilde üşüttüğüm için, her zamankinden daha önce yatmaya gittim.Because I had a bad cold, I went to bed earlier than usual.
Bob'un ne zaman Japonya'ya geldiğini bilmiyordum.I didn't know when Bob had come to Japan.
Size daha iyi bir zaman gösterebilirim.I can show you a better time.
Ben ders için tam zamanında geldim.I was just in time for class.
Zamanımı radyo dinleyerek geçirdim.I spent my time listening to the radio.
Her zamankinden daha çok zamanım, ve daha az param var.I have more time, and less money than ever.
Onu bir zamanlar bir TV dramasında gördüm.I have seen her once in a TV drama.
Yağmur yağdığı zaman hariç her gün yürürüm.I take a walk every day except when it rains.
Ben her zaman sözlerimi tutarım.I always keep my promises.
Müzik dinleyerek çok zaman harcadım.I spend a lot of time listening to music.
Müzik dinlediğim zaman sık sık çalışırım.I often study while listening to music.
En çok ailemle evde olduğum zaman kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am at home with my family.
Boş zamanımı çoğunlukla radyo dinleyerek geçiririm.I often spend my leisure time listening to the radio.
Boş zamanımda şiir yazarım.I write poems in my free time.
Konferansta berbat bir zaman geçirdim.I had an awful time at the conference.
Zamanında toplantıda olmak için evden erken ayrıldım.I left home early so I'd be on time for the meeting.
Okula zamanında vardım.I arrived at school on time.
Her ne zaman fırsat bulsam müzeye giderim.I go to the museum whenever I get the chance.
Hayal kurarak bir sürü zamanı boşa harcarım.I waste a lot of time daydreaming.
Her zaman gözüm üstündeydi.I always had my eye on you.
Ne yapacağıma karar vermeden önce enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Ne yapacağımı belirlemeden önce etraflıca düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Zaman zaman hâlâ onu düşünüyorum.I still think about her from time to time.
Bu sabah her zamankinden daha geç kalktım.This morning I got up later than usual.
Ben son zamanlarda iyi hissetmiyorum.I have not felt well recently.
Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum.I've not been feeling very well lately.
Son zamanlarda meşgulüm.I have been busy lately.
Son zamanlarda sigara içmeyi bıraktım.I have recently given up smoking.
Son zamanlarda çok meşgulüm.I've been very busy lately.
Son zamanlarda onu görmedim.I haven't seen him lately.
Son zamanlarda soğuk almadım.I have not had a cold lately.
Bir yürüyüş için zamanım bile yok.I don't even have time for a walk.
Ben her zaman işle meşgulüm.I'm busy with the work all the time.
Sen her zaman düşüncelerimdesin.You are in my thoughts at all times.
Zaman zaman okulda onunla karşılaşırım.I meet him at school now and then.
Zamanım yok.I am out of time.
Oraya zamanında gidemedim.I failed to go there in time.
Zamanında okula ulaşmadım.I did not reach school in time.
Saatteki zamanı kontrol ettim.I checked the time on the clock.
Ben, zaman zaman onunla kulüpte karşılaşırım.I meet him at the club from time to time.
Zaman zaman sınıfta uyuyakalırım.I fall asleep in the class every now and then.
Ben zaman zaman kütüphaneye giderim.I go to the library from time to time.
Ben zaman zaman onunla karşılaşırım.I meet him from time to time.
Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
Zamana ayak uydurabileyim diye her gün gazete okurum.I read a newspaper every day so that I may keep up with the time.
Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.I read books and magazines to keep up with the times.
Zamana ayak uydurmak için gazeteler okurum.I read newspapers in order to keep up with the times.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod