Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.בזאת ידעתי כי חפצת בי כי לא יריע איבי עלי׃
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.بهذا علمت انك سررت بي انه لم يهتف عليّ عدوّي.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.因 我 的 仇 敵 不 得 向 我 誇 勝 . 我 從 此 便 知 道 你 喜 愛 我
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.因我 的 仇 敵 不得向 我 誇勝 . 我 從此 便 知道 你 喜愛我
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.(73:4) Рыкают враги Твои среди собраний Твоих; поставили знаки свои вместо знамений наших ;
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Các cừu địch Chúa đã gầm hét giữa hội Chúa; Chúng nó dựng cờ chúng nó để làm dấu hiệu.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Các cừu_địch Chúa đã gầm hét giữa hội Chúa ; Chúng_nó dựng cờ chúng_nó để làm dấu_hiệu .
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Deine Widersacher brüllen in deinen Häusern und setzen ihre Götzen darein.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dina ovänner hava skränat inne i ditt församlingshus, de hava satt upp sina tecken såsom rätta tecken.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dine Fjender brøled i dit Samlingshus, satte deres Tegn som Tegn deri.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dine motstandere har brølt midt i ditt forsamlingshus; de har satt sine egne tegn op til tegn.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.주의 대적이 주의 회중에서 훤화하며 자기 기를 세워 표적을 삼았으니
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Musuh-musuh-Mu berteriak-teriak di Rumah-Mu, dan mendirikan panji-panji kemenangan di situ
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Os teus inimigos bramam no meio da tua assembléia; põem nela as suas insígnias por sinais.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Protivnicii Tăi au mugit în mijlocul Templului Tău; şi-au pus semnele lor drept semne.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Rjuli so nasprotniki tvoji sredi zbirališča tvojega, postavili so svoja znamenja za znamenja.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Ruggirono i tuoi avversari nel tuo tempio, issarono i loro vessilli come insegna
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Řvali nepřátelé tvoji u prostřed shromáždění tvých, a na znamení toho zanechali množství korouhví svých.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Ryczeli nieprzyjaciele twoi w pośrodku zgromadzenia twego, a na znak tego zostawili wiele chorągwi swoich.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Sinun vihollisesi huusivat kokoushuoneessasi, he pystyttivät omat merkkinsä merkeiksi sinne.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Támadóid a te gyülekezeted hajlékában ordítanak: jeleiket tûzték fel jelekké.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tes adversaires ont rugi au milieu de ton temple; Ils ont établi pour signes leurs signes.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tus adversarios han rugido en medio de tu santuario, y han puesto sus estandartes por señal
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tvoji protivníci revali prostred tvojho slávnostného shromaždenia. Urobili svoje odznaky odznakmi.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Zij brulden in Uw tempel en hebben er hun eigen afgoden neergezet.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Οι εχθροι σου βρυχωνται εν τω μεσω των συναγωγων σου εθεσαν σημαιας τας σημαιας αυτων.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Противниците Ти реват всред местосъбранието Ти; Поставиха своите знамена за знамения.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.שאגו צרריך בקרב מועדך שמו אותתם אתות׃
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.قد زمجر مقاوموك في وسط معهدك جعلوا آياتهم آيات.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.你 的 敵 人 在 你 會 中 吼 叫 . 他 們 豎 了 自 己 的 旗 為 記 號
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.你 的 敵人 在 你 會中 吼叫 . 他 們豎 了 自己 的 旗為記號
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Dicono che la battaglia contro Drachma sia stata una vittoria.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.He oído que la batalla contra Drachma ha sido un triunfo.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Jag hörde att striden mot Drachma blev en seger.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Jeg hørte, at kampen mod Drachma endte med sejr.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Kuulin, että voititte Drachman murskaavasti.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Podobno zwycięstwo nad Drachmą było spektakularne.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Soube que a luta contra Drachma foi uma verdadeira vitória.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Έμαθα ότι νικήσατε στη μάχη με την Ντράκμα.
Duydum ki, Drachma savaşı tam bir zafer olmuş.Я слышал, что битва с Драхмой завершилась полной победой.
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Om Pirate Bays grundare frias"-
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Als TPB oprichters worden vrijgesproken, is het een overwinning voor internetvrijheid."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır."'Als TPB oprichters worden vrijgesproken, is het... een overwinning voor internetvrijheid.'
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""A Pirate Bay alapítóinak felmentése fontos lépés lehet az internet szabadságához."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Dacă sunt achitaţi fondatorii TPB, asta va fi o victorie pentru libertatea internetului."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Hvis grundlæggerne af TPB frifindes, er det en sejr for internetfriheden."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Jeśli członkowie TPB zostaną uznani za niewinnych to będzie sukces dla wolności słowa w internecie".
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Jika para pendiri TPB dibebaskan, itu adalah kemenangan bagi kebebasan internet."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır."Nếu người thành lập TPB được tha bổng đó sẽ là 1 chiến thắng cho sự tự do của internet
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Nếu những người thành lập Pirate Bay được trắng án, đó là 1 chiến thắng cho tự do internet."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Om Pirate Bays grundare frias"-
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Pokud budou lidé z TPB zproštěni obžaloby, svobodný internet vyhrál."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır."'Se i fondatori di TPB sono assolti, 'e' una vittoria per la liberta' di internet.'
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Si exculpan a los fundadores de TPB será una victoria para la libertad del Internet."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""만약 TPB 설립자가 무혐의로 판명된다면, 이것은 인터넷 자유의 승리를 의미할 것이다"
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Wenn TPB freigesprochen wird, ist es ein Sieg für die Freiheit des Internets."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Αν αθωωθούν οι ιδρυτές του TPB, "είναι μια νίκη για την ελευθερία στο internet."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Ако "Пиратският Залив" бъде оправдан, това ще означава победа за свободата в интернет."
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""Если TPB учредителей оправдан, это Победа для интернет-свободы ".
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır."אם המייסדים של מפרץ הפיראטים יזוכו" ".זהו ניצחון של חרות האינטרנט