Burada sadece zaferin değil, tüm Trajan döneminin kutlandığını görüyoruz.Exactamente.
Burada sadece zaferin değil, tüm Trajan döneminin kutlandığını görüyoruz.Přesně tak.
Burada sadece zaferin değil, tüm Trajan döneminin kutlandığını görüyoruz.Вірно. Це вшанування не лише перемоги, а й усього правління Траяна, так би мовити.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!(39:10) Я возвещал правду Твою в собрании великом; я не возбранял устам моим: Ты, Господи, знаешь.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!(40:10) J`annonce la justice dans la grande assemblée; Voici, je ne ferme pas mes lèvres, Éternel, tu le sais!
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Abych činil vůli tvou, Bože můj, líbost mám; nebo zákon tvůj jest u prostřed vnitřností mých.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Abym czynił wolę twoję, Boże mój! pragnę, albowiem zakon twój jest w pośrodku wnętrzności moich.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!å gjøre din vilje, min Gud, er min lyst, og din lov er i mitt hjerte.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Att göra din vilja, min Gud, är min lust, och din lag är i mitt hjärta.»
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Blagovestje o pravičnosti sem oznanjal v zboru velikem, glej, ustnic svojih nisem zadržaval, o GOSPOD, ti veš.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!che io faccia il tuo volere. Mio Dio, questo io desidero, la tua legge è nel profondo del mio cuore»
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Činiť tvoju vôľu, môj Bože, si želám, a tvoj zákon je v mojich vnútornostiach.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!He anunciado justicia en la gran congregación; he aquí, no he detenido mis labios. Oh Jehovah, tú lo sabes
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Hogy teljesítsem a te akaratodat; ezt kedvelem, én Istenem, a te törvényed keblem közepette van.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!I en stor Forsamling forkyndte jeg Retfærd, se, mine Læber lukked jeg ikke; HERRE, du ved det.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!내가 대회 중에서 의의 기쁜 소식을 전하였나이다 여호와여 내가 내 입술을 닫지 아니할 줄을 주께서 아시나이다
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Mijn hele hart verlangt ernaar Uw wil te doen, mijn God. Uw wet is mijn leven."
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Sinun tahtosi, minun Jumalani, minä teen mielelläni, ja sinun lakisi on minun sydämessäni."
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Tenho proclamado boas-novas de justiça na grande congregação; eis que não retive os meus lábios;
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Vestesc îndurarea Ta, în adunarea cea mare; iată că nu-mi închid buzele. Tu ştii lucrul acesta, Doamne!
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Εκηρυξα δικαιοσυνην εν συναξει μεγαλη ιδου, δεν εμποδισα τα χειλη μου, Κυριε, συ εξευρεις.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Прогласил съм правда в голямо събрание; Ето, не съм въздържал устните си; Господи, Ти знаеш.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!בשרתי צדק בקהל רב הנה שפתי לא אכלא יהוה אתה ידעת׃
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!بشرت ببر في جماعة عظيمة. هوذا شفتاي لم امنعهما. انت يا رب علمت.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!我 在 大 會 中 宣 傳 公 義 的 佳 音 . 我 必 不 止 住 我 的 嘴 唇 . 耶 和 華 阿 、 這 是 你 所 知 道 的
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!我 在 大 會 中宣傳 公義 的 佳音 . 我 必不 止住 我 的 嘴唇 . 耶和華 阿 、 這是 你 所 知道 的
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Aceasta e victoria a mii de utilizatori din sute de orașe; un succes obținut pas cu pas.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Đây là thắng lợi của hàng nghìn thành viên, ở hàng trăm thành phố, mỗi thành viên, một lần chỉnh sửa.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Det är en seger för tusentals användare i hundratals städer, en användare, en ändring i taget.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Dit is een overwinning van duizenden gebruikers, in honderden steden. Eén gebruiker, één wijziging per keer.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Esta es una victoria de miles de usuarios, en cientos de ciudades, uno a uno, cada usuario, cada edición.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Ez felhasználók ezreinek a győzelme városok százaiban. egy felhasználó, egy térképezés egy időben.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Jde o vítězství tisíců uživatelů ve stovkách měst, kousek po kousku, uživatel za uživatelem.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Jest to zwycięstwo tysiąca użytkowników, w setkach miast, jeden użytkownik, jedna edycja na raz.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.수백개 도시에 있는 수천명의 사용자들이 한 사람이 한 번에 하나씩 만들어 나간 승리입니다.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.To je zmaga tisočev uporabnikov v stotinah mest, en uporabnik, eno urejanje naenkrat.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Toto je víťazstvo tisícok užívateľov, v stovkách miest, jeden používateľ, jedna úprava v danom momente.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Αυτή είναι μία νίκη χιλιάδων χρηστών, σε εκατοντάδες πόλεις, ένας χρήστης, μια προσθήκη την φορά.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Това е победа на хиляди потребители в стотици градове потребител по потребител, редакция по редакция.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Це - перемога тисяч користувачів у сотнях міст. Один за одним, вони вносять свої правки.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.Это победа тысяч пользователей в сотнях городов, один пользователь - одно дополнение.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.זהו נצחון של אלפי משתמשים, במאות ערים, משתמש אחד ועריכה אחת כל פעם.
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.何千もの利用者たちと 一人ひとりの小さな編集による勝利です これは私たち地球のいまだ地図化されていない
Cassius'un Miami'deki zaferi hakkında ne düşünüyorsun?왜 마이애미에서 카시 우 스의 승리를 어떻게 생각 하십니까?
"Cesaretiniz, neşeniz, azminiz bizi zafere götürecek"Dos três projetos finais que foram para a produção o primeiro cartaz carregava o slogan:
"Cesaretiniz, neşeniz, azminiz bizi zafere götürecek"勝利をもたらす 2枚目には
Change.org'da bir imza kampanyası başlattı ve 900 imzayla, biz başarılı olduk. Ellerimizde bir zafer vardı.Tuvimos la victoria en nuestras manos.
Çoğu zafer takında, atlar bronzdan yapılmış olur aslında. .Tvoří to skutečně krásný vizuální vjem, který se pohybuje prostorem.
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracak"é o mais próximo que irás chegar da ambrósia dos deuses."
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracak"왜냐하면 승리의 도취감만큼" "신들의 향연에 가장 가까운 순간은 없거든."
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracaklà thứ gần nhất đưa con tới cao lương mỹ vị của thánh thần".
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracakPonieważ radość zwycięstwa, kiedy wygrywasz, jest najbardziej zbliżona do boskiej ambrozji."
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracakProtože když vyhraješ, bujará radost z vítězství je, jako bys popíjel nektar bohů."
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracakΔιότι όταν κερδίζεις, η ευθυμία της νίκης είναι το πλησιέστερο που θα βρεθείς στην αμβροσία των θεών."
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracakИбо восторг от победы - это чувство, ближайшее к божественному наслаждению".
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracakכי כאשר אתה מנצח, חדוות הנצחון היא הדבר הקרוב ביותר שאי פעם תוכל להרגיש לאמברוסיה - למאכל האלים."
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracakلأنك عندما تفز، فأن تهليلات النصر هي أقرب ما ستذوق من طعام الآلهة
Çünkü kazandığında zaferin canlılığı seni Tanrı'nın ölümsüzlük yemeğine daha çok yaklaştıracak神肴(不老不死の食べ物)に近づけるだろう」と なぜなら、ギリシャ人は
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.A ki prédává juttatja barátait, annak fiainak szemei elfogyatkoznak.
Çünkü onların aklını anlayışa kapadın, Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.Boś serce ich ukrył przed wyrozumieniem; przetoż ich nie wywyższysz.