Ana içeriğe geç
Sözlük

zafer ile cümle

zafer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.той застана всред нивата та я защити и порази филистимците; и Господ извърши голямо Избавление.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.то он стал среди поля и сберег его и поразил Филистимлян. И даровал тогда Господь великую победу.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.ויתיצב בתוך החלקה ויצילה ויך את פלשתים ויעש יהוה תשועה גדולה׃
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.فوقف في وسط القطعة وانقذها وضرب الفلسطينيين فصنع الرب خلاصا عظيما.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.沙 瑪 卻 站 在 那 田 間 、 擊 殺 非 利 士 人 、 救 護 了 那 田 . 耶 和 華 使 以 色 列 人 大 獲 全 勝
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.沙瑪卻 站在 那 田間 、 擊殺 非利士人 、 救護 了 那 田 . 耶和華 使 以色列 人大 獲全勝
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Kuuntelen sinua vain sen takia.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Pero parece que unidos tenemos más posibilidades. Esa es la única razón por la que te estoy escuchando.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.- ser et samarbejde ud til at være nødvendigt. Kun derfor lytter jeg til dig.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.To jedyny powód, dla którego cię słucham.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.-verkar samarbete säkrare för segern. Bara därför lyssnar jag på dig.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Αλλά τώρα; Μια συνεργασία μας διασφαλίζει τον θρίαμβο. Μόνο γι' αυτό κάθομαι και σε ακούω!
*Amerikan insansız hava aracı Obama'nın seçim zaferinden bir gün sonra saldırdı.* Los 'drones' estadounidenses sacuden Yemen un día después de la reelección de Obama.
Ancak bize bir zafer takının nasıl gözüktüğü, boyutları, duruşu hakkında fikir veriyor.Pero sí nos da una idea de lo que un arco de triunfo parecía y comose sentía y su escala.
Ancak bize bir zafer takının nasıl gözüktüğü, boyutları, duruşu hakkında fikir veriyor.Но той ни даде някаква представа за Какво Триумфална арка приличаше и се чувствах като и нейния мащаб.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.엄마와 저의 엄마 같은 많은 여성들은 저에게 인생은 영광이나 확신과는 무관하고, 심지어 보증된 것도 아니라는 걸 가르쳐 주셨죠.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.Mẹ tôi và những người phụ nữ như bà đã dạy tôi rằng cuộc sống không phải là vinh quang, chắc chắn, hay yên ổn.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.Mi madre y muchas mujeres como ella me enseñaron que la vida no se trata de gloria, certeza o seguridad.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.Moja mama a mnohé ženy ako ona ma naučili, že život nie je o sláve ani o istote, dokonca ani o bezpečnosti.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.Майка ми и толкова много жени като нея ме научиха, че животът не е слава, или увереност, или дори сигурност.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.אמא שלי ונשים כה רבות כמוה לימדו אותי שהחיים הם לא עניין של זוהר, או וודאות, או אפילו בטחון.
Annem ve benzeri birçok kadın bana hayatın, zafer veya kesinlik ve hatta emniyetle ilgili olmadığını öğretti.人生とは、栄光や 確実性や、安定性を求めるものではないと。 人生とはパラドックスを受け入れること。
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Avtalet verkade vara en fullständig seger för Röda Molnet och Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Az egyezményben foglaltak a teljes győzelmet jelentették Vörös Felhő és a sziúk számára.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Der Vertrag schien ein Sieg auf ganzer Linie für Red Cloud und die Sioux zu sein.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.El tratado parecía ser una victoria total para Nube Roja y los sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Het verdrag leek een complete overwinning voor Red Cloud en de Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Hiệp ước tưởng chừng như là một chiến thắng toàn vẹn cho người Red Clound và Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Il trattato sembrava essere una vittoria totale per Nuvola Rossa e per i Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.그 조약은 레드 클라우드와 수족을 위한 완전한 승리처럼 보였죠.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Le traité semble être une victoire totale pour Nuage-Rouge et les Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.O tratado parecia ser uma vitória total para Nuvem Vermelha e para os Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Perjanjian itu tampak seperti kemenangan total bagi Red Cloud dan suku Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Sporazum se je zdel kot popolna zmaga za Rdeči oblak in pleme Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Traktat wydawał się być całkowitym zwycięstwem Czerwonej Chmury i Siuksów.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Tratatul părea a fi o totală victorie pentru Nor Roșu şi indienii Sioux.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Zdálo se, že smlouva je naprostým vítězstvím Rudého oblaka a Siouxů.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Zmluva sa zdala byť dokonalým víťazstvom Červeného Oblaka a Siouxov.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Η συνθήκη έδειχνε να αποτελεί ξεκάθαρη νίκη για το Κόκκινο Σύννεφο και τους Σιού.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Договор выглядел как окончательная победа Красного облака и Сиу.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.Договорът изглеждал като пълна победа за Червения Облак и Сиуксите.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.נראה היה כי האמנה היא נצחון מוחלט של צ'יף ענן אדום והסו.
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.بدت المعاهدة نصرا مؤزرا للزعيم "رد كلاود" ولأمة الـ"سو".
Antlaşma, Kırmızı Bulut ve Siular için tam bir zafer gibi gözüküyordu.完全に勝利したと思われました 事実 これは米国史上 唯一
Arabada imparatorun hemen arkasında zafer selamı veriyor.El saludo con la mano derecha de la victoria del emperador desde su carro.
Arabada imparatorun hemen arkasında zafer selamı veriyor.Къдрене победата точно зад императора в колесница.
Ardýndan filmin, çevrecilerin zaferini gözler önüne seren son sahnesindeHay un pleito entre Leia, Luke, Han, Chewbacca y los dos robots por un lado y los pacifistas por el otro.
Ardýndan filmin, çevrecilerin zaferini gözler önüne seren son sahnesinde평화주의자들은 레아 공주, 루크, 한 솔로, 츄바카, 로봇 일행과 실랑이를 벌이지만 결국 그들을 방에서, 영화에서 완전히 쫓아내고 맙니다.
Ardýndan filmin, çevrecilerin zaferini gözler önüne seren son sahnesindeMedzi Leou, Lukom, Hanom, Chewbaccom a na jednej strane a pacifistami na
Ardýndan filmin, çevrecilerin zaferini gözler önüne seren son sahnesindeUne bagarre éclate entre Léia, Luke, Han, Chewbacca et les deux robots d'un côté et les pacifistes de l'autre.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.백신, 현대 의학, 수많은 사람에게 음식을 제공할 수 있는 우리의 능력, 이것들은 과학적 방법의 승리입니다.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.Očkovanie, moderná medicína, naša schopnosť nasýtiť miliardy ľudí, toto sú triumfy vedeckej metódy.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.Szczepionki, nowoczesna medycyna nasza zdolność, by wykarmić miliardy ludzi. to są sukcesy metod naukowych.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.Vakcíny, moderní medicína, naše schopnost nakrmit miliardy lidí. To jsou úspěchy vědecké metody.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.Ваксини, модерни лекарства, нашата способност да храним милиарди хора, това са успехи на научния метод.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.Вакцины, современная медицина, наша способность накормить миллиарды человек, это всё триумф научного метода.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.חיסונים, רפואה מודרנית, היכולת שלנו להאכיל מיליארדי אנשים, אלה נצחונות השיטה המדעית.
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.التطعيمات , الطب الحديث , مقدرتنا على إطعام المليارات من البشر , هذه تعتبر إنتصارات للطريقة العلمية .
Aşılar, modern tıp, milyarlarca insanı besleyebilme yeteneğimiz, bunlar bilimsel yöntemin zaferleri.何十億人もの人に食糧を供給できるようになったこと これらは科学的な方法の勝利です 私が考える科学的な方法とは
Aslında o anda Tek Nokta Vuruşunu yapabilir bu sizi zafere götüren şey olabilir.Você pode usar geralmente aquela punção do dedo que será na verdade, seu cartão vencedor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod