1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.Vào năm 1858 ở Trung Quốc, lực lượng quân sự Anh cũng đã giành chiến thắng trong cuộc chiến Ănglo-Trung Quốc.
1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.V roku 1858 v Číne vyhrali britské jednotky Ópiovú vojnu.
1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.W 1858 w Chinach wojska brytyjskie zwyciężyły wojnę opiumową.
1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.Το 1858 στην Κίνα ήταν η χρονιά της νίκης των Βρετανικών δυνάμεων στον πόλεμο του 'Οπιου.
1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.В тот год в Китае британские войска одержали победу в "Опиумных войнах".
1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.عام 1858 في الصين كان الانتصار في حرب الأفيون من قبل القوات البريطانية.
1858 Çin'de afyon savaşlarında İngiliz Güçlerinin zaferinin de senesiydi.英国軍がアヘン戦争に勝利しました。 条約により、外国人による通商が
1991′ de iç savaşta şimdiki siyasi rejim zafer kazandığında hapishaneden kurtuldu.En 1991, fue puesto en libertad cuando el régimen político actual triunfó en la guerra civil.
1991′ de iç savaşta şimdiki siyasi rejim zafer kazandığında hapishaneden kurtuldu.En 1991, il a été libéré de la prison lorsque le régime politique actuel a triomphé dans la guerre civile.
1991′ de iç savaşta şimdiki siyasi rejim zafer kazandığında hapishaneden kurtuldu.Το 1991 απελευθερώθηκε από τη φυλακή, όταν το σημερινό πολιτικό καθεστώς θριάμβευσε στον εμφύλιο πόλεμο.
1991′ de iç savaşta şimdiki siyasi rejim zafer kazandığında hapishaneden kurtuldu.أطلق سراحه سنة 1991 بعد انتصار النظام السياسي الحالي في الحرب الأهلية.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.(47:11) Как имя Твое, Боже, так и хвала Твоя до концов земли; десница Твоя полна правды.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.A te kegyelmedrõl elmélkedünk oh Isten a te templomodnak belsejében.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Como é o teu nome, ó Deus, assim é o teu louvor até os confins da terra; de retidão está cheia a tua destra.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Gott, wie dein Name, so ist auch dein Ruhm bis an der Welt Enden; deine Rechte ist voll Gerechtigkeit.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Jumala, me tutkistelemme sinun armoasi sinun temppelissäsi.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Kakor ime tvoje, tako je slava tvoja do krajev zemlje; pravičnosti je polna desnica tvoja.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.하나님이여 주의 이름과 같이 찬송도 땅 끝까지 미쳤으며 주의 오른손에는 정의가 충만하였나이다
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Nama-Mu termasyhur dan dipuji di seluruh bumi, Engkau memerintah dengan adil
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Ricordiamo, Dio, la tua misericordia dentro il tuo tempio
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Rozjímáme, ó Bože, milosrdenství tvé u prostřed chrámu tvého.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Rozmýšľame, ó, Bože, o tvojej milosti vprostred tvojeho chrámu.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.som dit Navn så lyder din Pris til Jordens Grænser. Din højre er fuld af Retfærd,
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Steeds opnieuw, o God, herinneren wij ons Uw goedheid en trouw wanneer wij in Uw tempel zijn.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Uważamy, o Boże! miłosierdzie twoje w pośród kościoła twego.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Vi grunder, Gud, på din miskunnhet midt i ditt tempel.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Vi tänka, o Gud, på din nåd, när vi stå i ditt tempel.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Според името Ти, Боже, е и хвалата Ти до краищата на земята; Десницата Ти е пълна с правда.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.כשמך אלהים כן תהלתך על קצוי ארץ צדק מלאה ימינך׃
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.نظير اسمك يا الله تسبيحك الى اقاصي الارض. يمينك ملآنة برا.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.神 阿 、 你 受 的 讚 美 、 正 與 你 的 名 相 稱 、 直 到 地 極 . 你 的 右 手 滿 了 公 義
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.神阿 、 你 受 的 讚美 、 正 與 你 的 名 相稱 、 直到 地極 . 你 的 右手 滿 了 公義
Ah Hayır Zaferi Selamla!E-ei!
Ah Hayır Zaferi Selamla! Herzaman olduğu gibi bu sefer de beni dolandıramayacaksın bay güneşgözlüğü!Oh non tu ne vas pas me la faire à l'envers Mr j'ai-mes-lunettes-de-soleil-tout-le-temps
Ah Hayır Zaferi Selamla!MA ANCHE NO!
Ah Hayır Zaferi Selamla!Porque quando estou no microfone eu ...
Ah Hayır Zaferi Selamla!Wygrana? O nie!
Allah'ım, lütfen Seçmiş Olduğun Kişi'nin ortaya çıkışını hızlandır ve O'na sağlık ver, onu zafere ulaştır.健康と勝利をお与え下さい。 我々を、神に選ばれし者の最高の供人にし、
Allah onu korusun Gençlerine zafer nasip etsin Rabb'imالله يحفظها الله ينصر أولادها يا ربّ
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Aber, obwohl sie viele militärische Siege verzeichneten gab es viel Unruhe.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Ale, aj napriek tomu. že zvíťazili vo vojnách, prevládal tu nepokoj.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Ale i když vyhrávali ve válkách, v zemi byl stále velký neklid.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Jednak pomimo że mieli już militarne zwycięstwa, w dalszym ciągu było jeszcze wiele niepokoju.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.그러나 그들이 심지어 군사적인 승리를 거뒀더라도 여전히 불안이 존재했습니다
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Ma, anche se avevano le vittorie militari, c'era ancora molto disordine.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Mais, malgré leurs victoires militaires, il y avait encore beaucoup d'agitation.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Mas, apesar de terem conseguido as vitórias militares, ainda havia muita agitação.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Pero aunque tuviesen sus victorias militares, aun había mucho malestar.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Но макар да бележат военни победи, все още има доста вълнения.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.Но, несмотря на военные победы, было еще много волнений.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.وبالرغم من انتصاراتهم العسكرية، إلا أنه كان هناك الكثير من الاضطرابات.
Ama, askeri zaferler kazanmış olsalar da ülkede hala çalkantı vardı.興奮はおさまっていなかったんだ。 外国には、まだ国王がいる。
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.da trat er mitten auf das Stück und errettete es und schlug die Philister; und Gott gab ein großes Heil.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.저는 그 밭 가운데 서서 막아 블레셋 사람을 친지라 여호와께서 큰 구원을 이루시니라
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.men han stillede sig op midt på Marken og holdt den og huggede Filisterne ned; og HERREN gav dem en stor Sejr.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.Şama s'a aşezat în mijlocul ogorului, l -a apărat şi a bătut pe Filisteni. Şi Domnul a dat o mare izbăvire.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.Sammà si piantò in mezzo al campo, lo difese e sconfisse i Filistei. E il Signore concesse una grande vittoria
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.stilte han sig midt på jordet og berget det og slo filistrene, og Herren gav dem en stor seier.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.Tedaj se je on postavil sredi njive in jo je otel in pobil Filistejce; in GOSPOD je storil veliko rešitev.
Ama Şamma tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüştü. RAB büyük bir zafer sağlamıştı.Tedy stanąwszy w pośród onej części pola, bronił go, i pobił Filistyny. A tak sprawił Pan wielkie wybawienie.