Muharebe, ABD zaferi ile sonuçlandı.Da batalha resultou a vitória americana.
Kitabın zaferi ("Beyazıt Devlet Kütüphanesi 100.Edição comemorativa: 100 anos do Relatório White.
Bu tarih Zafer Günü olarak kutlanmaktadır.Este acontecimento é hoje celebrado como o Dia da Liberdade.
Kittel etap 4'te tekrar zafere uzandı.A prova foi retomada na volta 4.
Sezar tarafından bir zafer alayı ile onurlandırıldı ve proconsul olarak atandı.O Senado lhe conferiu a honra de um triunfo, documentado nos Fastos Triunfais.
Buna rağmen zafer yok!Sem sequer uma vitória.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.A meta biológica é a sobrevivência, e a meta psicológica é a segurança.
Zafer kazanan Persler yakın zamanda elde ettikleri Bizans topraklarında tutunmayı başardılar.Os persas, vitoriosos, conseguiram manter o controle do território recém-conquistado aos bizantinos.
Charles Martel özellikle Poitiers Muharebesi zaferi sebebiyle tarihçilerce günümüze kadar ünlenmiştir.Em primeiro lugar, Carlos Martel sempre será lembrado por sua vitória em Tours.
Sable ve Wilson zafer kazandı.Morrison e Truth venceram.
Fransızlar bir zafer kazanma fırsatını kaybettiler.A norte, os franceses obtiveram algumas vitórias.
Bu savaş Bizanslılar için önemli bir zafer olmuştur.A batalha foi uma grande catástrofe para os bizantinos.
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.É tombado como monumento histórico.
Sonuç Polonya zaferiydi.O resultado foi uma vitória búlgara.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Wie wel zichzelf kent, maar niet de vijand, zal naast elke overwinning een nederlaag lijden.
Yeğeni Gratianus'un başarısını kıskanan Valens zaferi kendi başına kazanmak istediğine karar verdi.Valens, jaloers op het succes van zijn neef Gratianus, besloot dat hij de overwinning voor zichzelf wilde.
Morgoth'un zaferi tamamlanır.De overwinning van Morgoth was volledig.
Adı "El-Mûstensir Billâh", Allah'a kendisini zafere erdirmesi için yakaran anlamına gelmekte idi.Hij beloofde haar in haar armoede te helpen als zij God zou loochenen en zich aan hem overgaf.
Sonuç Polonya zaferiydi.De slag werd door Polen gewonnen.
Lucien Petit-Breton'un 1907 zaferinden sonra onun ana favori olduğu kabul ediliyordu.De zege van Lucien Petit-Breton in 1907 werd enorm bekritiseerd.
Şehirde, Angarsk Saat müzesi, Angarsk Zafer Müzesi ve Angarsk Devlet Teknik Akademisi bulunur.In Angarsk bevinden zich het Museum voor Klokken en Horloges en de Staatstechnologische Academie van Angarsk.
Pirus zaferiOverwinningen Overwinningen
Ferhat Yılmaz - Zafer'in yakın adamlarındandır.Tribute (Right On) is de debuutsingle van The Pasadenas.
Zafer yoktur, çözüm yoktur...Zonder strijd, geen overwinning.
81 yılında Senate, imparator Titus'un onuruna yakın doğu ucuna üç gözlü bir zafer takı yaptırdı.De senaat liet in 81 in de korte oostelijke zijde de grote triomfboog ter ere van keizer Titus bouwen.
Tur Miguel Indurain'ın beşinci ve son zaferiydi.In 1995 won Indurain zijn vijfde en laatste Tour.
Elagabalus Antakyadaki zaferin tarihini saltanatının başlangıcı olarak ilan etti.Elagabalus riep de datum van de overwinning in de slag bij Antiochië als de begindatum van zijn regering uit.
Roma imparatorluk zafer unvanları listesiLijst van overwinningstitels van Romeinse keizers
Buna rağmen, anlaşma Batı Avrupa’da bir diplomasi zaferi olarak kutlandı.Het verdrag wordt gezien als een diplomatieke overwinning van Oostenrijk.
Armstrong en sonunda etabı kazanmaya devam etti ve tur zaferini sağladı.Armstrong wint eindelijk zijn etappe in de Tour.
Muharebe, ABD zaferi ile sonuçlandı.De slag is in een Amerikaanse zege geëindigd.
Bu zaferin ardından Claudius, "Gothicus" (Gotların fatihi) soyadını aldı.Deze overwinning bezorgde Claudius II de bijnaam "Gothicus".
26 Temmuz (1999'dan beri) Hindistan'da Kargil Zaferi Günü (Kargil Vijay Diwas) olarak.In India wordt die dag herdacht als “Kargil Vijay Diwas” (Kargil-overwinningsdag).
Halkı kendi yanına çekip, kesin bir zafer elde etmek istiyordu.Zij wilden Liutward omverwerpen en daartoe intrigeerden zij tegen hem.
Bu sonuç Ukrayna'nın 2004 yılından sonra aldığı ikinci zaferdir.Het betekende de tweede overwinning voor Oekraïne, dat ook in 2004 wist te winnen.
Bu zaferden sonra U-47'nin komutanı Günther Prien Almanya'da efsane olmuştur.De succesvolle commandant van de U-47, Günther Prien ondervond dit tot zijn grote ergernis.
Muharebe, İngiliz donanmasının kayıpsız zaferi ile sonuçlanmıştır.De slag eindigde met een zege voor de Britse vloot.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Maar de triomf van Hawkins is van korte duur.
Kennedy, Demokratik Parti başkanlığı zaferini ilan eder.Kennedy: wint Amerikaanse presidentverkiezingen.
Daha sonra yapılan seçimlerle liberaller zaferi kazandılar.Het daaropvolgende jaar wonnen zijn liberalen de algemene verkiezingen.
Molly zafere giden yolda başarabilecek mi?Zal Malko erin slagen zijn doel te bereiken?
Yoda, üzüntüyle Geonosis’teki zaferin aslında bir zafer olmadığını belirtir.Uit het vertrouwen van Yodo in Yoshida kwam jammer genoeg niets dan ellende.
Kapılar zafer takı görünümünde, kemerli ve yanlarında kuleleri bulunmaktadır.De vensters en de deur in deze gevel zijn voorzien van geel geverfde kozijnen en groene luiken.
Doğunun zaferi Roma İmparatorluğu'nun son kez kısa bir süreliğine birleşmesine neden oldu.Het Romeinse Rijk wordt voor de laatste keer verenigd.
Bu tarz filmlerde genellikle eylemler hep kahraman için zaferle sona ermektedir.De film eindigt zoals gewoonlijk met een ceremonie waarin de helden worden gehuldigd.
Bu yarış onun kazandığı 90. zafer oldu.Als hij deze race zou winnen zou hij het aantal van 90 overwinningen evenaren.
Gün ilerlemiş olmasına karşın kolay bir zafer kazanacaklarını düşünmüşlerdir.Waarschijnlijk verwacht hij, gezien zijn getalsterkte, een gemakkelijke overwinning.
"Sabrın zaferi".Steen van geduld.
Petrova 6-1, 3-0 öndeydi, kolay bir zafer seyredileceği düşünülüyordu.Dulko liep al snel uit naar 6–3 5–1 en leek gemakkelijk te gaan winnen.
Murphy'nin zaferi büyük sürpriz olarak nitelendirildi.Morgans aanval kwam als een complete verrassing.
İnsanın ölüme karşı zaferini sembolize eder.Deze staat symbool voor haar triomf op de dood.
O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir.Daarnaast is dit na de dag des oordeels de bestemming van de gelovigen die goed hebben geleefd.
Gunther bu zaferi kutlamak için büyük şenlikler düzenler.Pyrrhus organiseerde feesten ter ere van deze overwinning.
Bu onun arkası arkaya ilk yedinci zaferiydi.Het was zijn zevende deelname op rij en eerste overwinning.
En büyük başarısı, 2004'teki çiftlerde Roland Garros zaferidir.De grootste prestatie is de dubbeltitel op het Grand Slam-toernooi van Roland Garros in 2004.
Diğer yandan Maraton, Yunanistan için son derece parlak bir zaferdi.De Slag bij Salamis was een overtuigende overwinning voor de Grieken.
Onun sonu daha sonra birbiri ardı sıra gelen beş zaferi.Daarna schreef hij echter vijf opeenvolgende overwinningen op zijn naam.
1981 yılında Zafere Kaçış adlı filmde rol aldı.In 1981 speelde hij in de voetbalgerelateerde film Escape to Victory.
Zafer için en son ve en büyük umudumuz oldu.Voor Waterschei was het de tweede en laatste bekerwinst.
En yakın komşu köyleri Yeniköy ve Zaferhamit'tir.De grootste dorpen zijn Kuimetsa en Vahastu.