Kariyerinde iki turnuva zaferi vardır.In seiner Karriere gelangen ihm zwei Turniersiege auf der Tour.
Çin Grand Prix, Michael Schumacher'in kariyerindeki 91. ve son grand prix zaferine sahne oldu.Jim Clark feiert beim Großen Preis von Südafrika seinen 25. und letzten GP-Sieg.
İki taraf ta zafer ilan etti.Beide Seiten reklamierten den Sieg für sich.
Daha sonra Perslere karşı zaferin, Araplar karşı zaferin umudun sembolü olarak hizmet etmiştir.Der Sieg von Nehawend wurde für die Araber zum „Sieg aller Siege“.
Sasanilere karşı Satala Muharebesi'nde zafer kazanmıştır.Sittas kämpfte erfolgreich gegen die Sassaniden.
Zaferinden dolayı tebrik ederim.Félicitations pour ta victoire!
Cesareti zaferine katkı sağladı.Son courage a contribué à la victoire.
Allah (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur.Allah l’a bel et bien réalisé...
Sable ve Wilson zafer kazandı.Sable et Wilson sortent victorieuses.
MÖ 62'de, Pompeius Asya'dan zaferle döndü.En 62 av. J.-C., Pompée revient victorieux d’Asie.
Ligny meydan muharebesi Napolyon'un son zaferi oldu.Ligny fut la dernière victoire de Napoléon.
Bu Bizans zaferi Arapların Avrupa'ya doğru yayılmalarını yaklaşık otuz yıl durduruyordu.La victoire byzantine arrête l'expansion arabe en Europe pour près de 30 ans.
Aynı zamanda bir başka Bizans filosu Napoli'de önemli bir zafer elde etti.Au même moment, une autre escadre byzantine remporte une victoire significative à Naples,.
Ve zafer bizim olacak çünkü biz 10 kez onlardan fazlayız."La victoire sera nôtre puisque nous (Byzantins) les surpassons de dix fois en nombre ».
81 yılında Senate, imparator Titus'un onuruna yakın doğu ucuna üç gözlü bir zafer takı yaptırdı.En 81, le Sénat fait construire un grand arc de triomphe à trois voûtes honorant l'empereur Titus.
Ve tek bir gece zafer yürüyüşünü harekete geçirdi mutluluğun ufkuna.Et une seule nuit a déclenché sa marche triomphale: Vers l'horizon du bonheur.
Tur Miguel Indurain'ın beşinci ve son zaferiydi.Miguel Indurain remporte son cinquième et dernier Tour.
Bütün bu eylemler, milliyetçi medya tarafından büyük bir zafer olarak kutlandı.Tous ces actes glorieux sont célébrés comme une grande victoire par la presse nationaliste.
Yaşlı Herakleios kalan birliklerin sorumluluğunu üstlendi ve onları zafere götürdü.Héraclius l'Ancien prend de fait le commandement des troupes restantes et les conduit à la victoire.
15-16 Ağustos günleri birçok ülkede Japonlara karşı Zafer Günü olarak kutlanmaya başladı.Les 14 et 15 août sont célébrés comme jour de la victoire sur le Japon dans de nombreux pays alliés.
Lucien Petit-Breton'un 1907 zaferinden sonra onun ana favori olduğu kabul ediliyordu.Après sa victoire de 1907, Lucien Petit-Breton est le grand favori.
Germanicus, tüm zaferlerini hevesle kutlayan Roma yurttaşları arasından çok popülerdi.Germanicus est très populaire dans la population de Rome qui célèbre avec enthousiasme ses victoires.
Kantakuzinos'un zaferinden sonra, Konstantinopolis'te bulunan birçok Gasmouloi terhis edilmiştir.Après la victoire de ce dernier, de nombreux Gasmules de Constantinople ont été renvoyés.
Toplam 258 zafer kazanmıştır.Il totalisa 265 victoires.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Malgré son infériorité numérique, Crispus remporte une large victoire.
Beyazlar zafer kazanmışlardır.Quel que soit le trait, les blancs gagnent.
Zafer Yolları dört Fransız askerinin hikâyesinden esinlenmektedir.Le documentaire se base sur quatre témoignages de soldats français.
1346-1347 - Siege of Calais (Calais Kuşatması) -- İngiliz zaferi.1346-1347 : siège de Calais (Auj., en dép.
Bu sonuç Ukrayna'nın 2004 yılından sonra aldığı ikinci zaferdir.C'est ainsi la deuxième victoire du pays après 2004.
Ancak Lehler de büyük bir zafer kazanamamışlardı.Mais aucun d'entre eux n'a remporté la victoire.
Sasanilere karşı Satala Muharebesi'nde zafer kazanmıştır.Il remporte une victoire contre les Sassanides à la bataille de Satala.
Fransız zaferi.Victoire des Français.
Sovyetler parlak bir zaferin başlangıcına hazırlanıyordu.Les soviétiques prennent un départ en fanfare.
Bu, İrlanda'nın yarışmadaki altıncı zaferidir.Ce fut la sixième victoire de l'Irlande au concours.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Si tu ignores ton ennemi et que tu te connais toi–même, tes chances de perdre et de gagner seront égales.
Eve yanlarında prenses Draupadi olmak üzere zaferle döndüler.C'est là que la princesse se réveilla avec peur.
1 Nisan - İspanya İç Savaşı, milliyetçi güçlerin zaferiyle sona erdi.1er avril : Fin de la Guerre d'Espagne, victoire des Nationalistes espagnols.
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.Elle déclara plus tard que cette année avait été la période la plus heureuse et la plus insouciante de sa vie.
732: Charles Martel, Poitiers Muharebesi'nde Araplar'a karşı zafer kazandı.732 : Charles Martel arrête les Arabes près de Poitiers.
Zafer sonrası kutlamaya başlandı.La victoire est ensuite célébrée.
Kitabın zaferi ("Beyazıt Devlet Kütüphanesi 100.Article détaillé : Bibliothèque d'État du Victoria.
Fransız sınırında Eylül 1939'da ilk hava zaferini elde etti.Il remporte sa première victoire aérienne le 3 septembre 1939.
Muharebe, ABD zaferi ile sonuçlandı.Elle se conclut par la victoire des États-Unis.
1350 - Battle of Les Espagnouls Sur Mer --- İngiliz zaferi.1350 : bataille de L'Espagnols sur Mer (guerre de Cent Ans).
Çıldır Zaferi elde edildi.Aujourd’hui, le pari fou est gagné.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Néanmoins De Gaulle va parvenir à s'imposer.
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanması için emek verdi.On compte sur lui pour transformer la défaite militaire en victoire diplomatique.
1 Ocak - Küba devriminin zaferi.11 février : victoire de la Révolution iranienne.
1345 - Battle of Auberoch (Auberoche Savaşı) -- İngiliz zaferi.1364 : bataille d'Auray (guerre de Succession de Bretagne).
Bu savaş Bizanslılar için önemli bir zafer olmuştur.La bataille fut une victoire écrasante pour les Bourguignons.
1598 - Kore donanması Myong-Yang'da Japon donanmasına karşı zafer kazandı.Il vainc le 16 décembre 1598 la flotte japonaise dans la passe de Myong-Yang.
Bununla birlikte Kitchener'ın sert ve amansız yöntemleri karşısında kesin bir zafer kazanamadı.D'autre part, au pragmatisme de Kitchener s'opposait la ligne dure et intransigeante de Milner.
Buna rağmen zafer yok!Il ne compte aucune victoire.
Bu ABD için büyük bir zaferdi.Ce fut une victoire américaine.
Çeçenler zafer kazandılar.La victoire fut remportée par les Tchèques.
O da zafer kazanmak.Il y remporte la victoire.
21 Mart 630 günü Herakleios, Gerçek Haç ile Kudüs'e zafer yürüyüşü ile girdi.21 mars : Héraclius fait ériger en triomphe à Jérusalem la Vraie Croix qu'il a reprise aux Perses.
Sovyetler Birliği'ne şan, zafer!Pour le triomphe de la Confédération !
II. Ramses zafer kazandığını iddia etse de, Hititler bu savaştan daha karlı olarak çıkmıştır.L'idée selon laquelle Ramsès II a gagné la bataille comme il le prétend est remise en cause.
Bartu, Fenerbahçe'de 330 lig maçında 162 gol atmış ve 4 lig zaferi yaşamıştır.Bartu aura joué au Fenerbahçe 330 matchs de Ligue pour 162 buts.