yuva ile cümle
yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beşinci Baskı.’’Fiziksel Jeoloji Yer Yuvarı’nın Araştırılması’’,Berkay Ofset Ltd Şti.Ekotendr - analýza Drobil dál „čistí“ životní prostředí, odvolal šéfku inspekce Tylovou, iDnes.cz, 12.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Neměli klášter ani jiný příbytek a během svých cest spávali ve stodolách a na sýpkách.
Daha öncesinde eski çoraplardan ve bezlerden yuvarlak bir top yapılır.Jedná se o míč vyrobený ze staré punčochy a vyplněný hadry.
Ölü balıktan bir parça oraya koyarak kuşları yuvaya çekti yakaladı.Tam k němu připlavala velká ryba a pohltila ho.
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.Când aceste care au ajuns, Dumnezeu a îngăduit păsărilor să-și ia zborul.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
Uzun yıllar aynı eşle birlikte yuva yaparlar.Mulți ani ea se situa în case particulare.
Yuvalarına 2 yumurta bırakırlar.Depune două ouă gălbui în gropi.
Yuva (Özgün adı: Home), Fransız fotoğrafçı Yann Arthus-Bertrand'ın yönettiği 2009 yapımı belgesel film.Acasă (în engleză Home) este un documentar gratuit (pentru vizionare) din 2009 creat de Yann Arthus-Bertrand.
Ağaçlarda birbirine yakın çok sayıda yuva yaparlar ve her yıl aynı yuvaları kullanırlar.Construiesc mai multe cuiburi pe teritoriul lor și folosesc în fiecare an altul prin rotație.
Ağaçlarda yaptıkları yuvalarına 1-3 yumurta bırakırlar.Depune 1-3 ouă într-un cuib construit în copaci.
Etrafta dolanırken kayalardan yuvarlanan bir araba görür.Să considerăm o mașină ce trece pe lânga noi în viteză.
Işık yuvarından (fotosfer) yaklaşık 20 km/s hızla yukarı doğru hareket ederler.Ele se mișcă în sus, cu aproximativ 20 km/s spre fotosferă.
Masanın üzerindeki kalemler yere yuvarlandı.Pantele acoperișului sunt învelite în tablă.
Yuvaları su yakınındaki ağaç oyuklarına yaparlar.Cuibărește în arbori din vecinătatea apelor.
Aşağıya yurt yuva kurun.Du-te în casa de dincolo.
Yuva içini tüylerle döşerler.Cată-l mătuși prin brânduși...
Yuva yerleri değişkenlik gösterir.Simpals își schimbă sediul.
Yuva, bir ağaçta inşa edilir.Ei construiesc o casă în copac unde vor locui.
Yuvarlamalar yüzünden toplam % 100 değildir.Din cauza rotunjirilor, valorile nu adună 100%.
Zamanı dolduğunda bu yuvanın içine girer ve ölür.Eventual, sfârșește prin a muri acolo.
Gölet, şehrin ortasında bir mikrop yuvası haline gelmişti.Balta apărută era un focar de infecție în mijlocul orașului.
Bu, daha sonra yuvarlak dökme kompozit bir taret ile değiştirildi.Ea a fost înlocuită mai târziu cu o cunună metalică de formă circulară.
Hatta bazen gelincikler terk edilmiş çayır köpeği yuvalarını kullanırlar.Uneori folosește galeriile de rozătoare părăsite.
Kanatlar kısa ve yuvarlaktır.Aripile sunt scurte și rotunjite.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.Primăvara revine în nord pentru a cuibări.
Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.Înotătoarea caudală lipsește sau este prezentă; când este prezentă caudala este mică, cu 8-10 radii moi.
Bölgeye 19. yüzyılda batılı seyahlar "Kartallar Yuvası" demişlerdir.Pentru europenii secolului al XIX-lea, această zonă era "Africa întunecată".
Ebeveynlerin avlanma alanları yuvadan 19-24 km arasında uzaklığa erişebilir.Táplálékszerzéshez a szülőmadár 19–24 kilométer távolságra is elrepülhet.
1987 yılında Buenos Aires kentinin parklarında yuvalanmış küçük bir sığırcık popülasyonu gözlemlenmiştir.1987-ben megfigyeltek egy kisebb csoportot, amelyek Buenos Aires város parkjaiban költöttek.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Testét elhamvasztották, hamvait otthona közelében szétszórták.
Çatılara yuva yaparlar.A tetőn dolgoznak!
Yuvadan dışarıya çıkmaya 3.haftadan sonra başlarlar.Háromhetesen jönnek először ki az üregből.
Aynı zamanda yuva için yeni malzeme de taşıyabilir.Otthoni használatra cserépbe is ültethető.
Yüksek ağaç tepelerinde yuva kurarlar.A magas fákon kialakított házaikban élnek.
Yavrular 20 ila 25 gün içinde yuvadan ayrılırlar.A peték 20-25 nap múlva kelnek ki.
Toplantıdan ejderha yuvasını bulmak için sefer yapma kararı çıkar.Elhatározzák, hogy megkérdezik az egyik sárkányt.
On iki yuva üzerinde yapılan bir çalışmada 34 farklı türe ait 13.352 akara rastlanmıştır.12 fészek átvizsgálásakor 34 faj 13 352 egyedét találták meg.
Doğrusal (mavi), yuvarlak (kırmızı) ve elips (sarı) çift kırılma için örnekler soldaki şekilde gösterilmiştir.A példák mutatják a lineáris (kék), cirkuláris (piros) és elliptikus (sárga) kettős törést.
Hastalık ciltte 2 ila 5 santimetre yarıçapında yuvarlak ve sert kabarmalar ile başlar.A betegség egy kerek és kemény, 2–5 centiméter átmérőjű bőrduzzanattal kezdődik.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Az 5 hetes fiókák a kirepülést követően még viszonylag hosszabb ideig a szüleikkel maradnak.
Ergin dişiler yuvayı nadiren terk ederler.A kifejlett rovar ritkán távolodik el a lárva élőhelyétől.
Dünyada yuvasını yapabileceği hiçbir yer yoktu.Helyét nem találta a világban.
Yuvarlak kurşun atan bu tüfeklerin atışı çok isabetli değildi.Maguknak a lövegtornyoknak az elhelyezése távolról sem volt kedvező.
Bu yuva inşaatı ve yumurtlama daima geceleyin gerçekleşir.Mind a párzás, mind a táplálkozás éjszaka zajlik.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Azonban a lépcsőn elbotlik és fejbe lövi saját magát.
Genellikle kısa bitki yaşamında yerde yuva yaparlar.Bábozódáshoz többnyire kis üreget ásnak maguknak a földbe.
Montaj yuvası diğer üreticilerin aygıtını da kabul edebilir.A Yamaha épített erőforrásokat más gyártók számára is.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.Ha az ember nem bántja őket, akkor a gólyák nem félnek tőle, és Európában gyakran épületek tetején fészkelnek.
Yaşamları boyunca tekeşlidirler ve aile her yıl aynı yuvaya geri döner.Minden alkalommal úgy mennek el, jövőre veletek ugyanitt.
Yuvanın içini yosun ve otla döşerler.Árvizek a Tiszán és a Zagyván.
Maalesef defineciler bu taşı da yerinden aşagi yuvarlamışlar.Emiatt nem kizárt, hogy a kőtáblát máshonnan hozták át ide.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Ez egy tórai mondatból formált Dávid-csillagot vesz körül.
Bir ağaç veya duvardaki bir delikte yuva kurar.A fészek a barlang vagy épület falára van száradva.
Bir erkek, iki yuva görülür.Lehet egy ember egyszerre két helyen ?
Tavuk piresi (Ceratophyllus gallinae) yuvalarda en sık görülen pire türüdür.A Ceratophyllus gallinae a leggyakrabban előforduló bolhaféle fészkeikben.
Yuvalarında genelllikle 4 ya da 5 yumurta bulunur ve 20-22 gün kuluçaya yatarlar.A tojó rendszerint 4–5 tojást tojik, melyeken 20–22 napig kotlik.
Yuvayı çiftler birlikte yaparlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar.A párok legtöbbször messze fészkelnek egymástól, s mindegyik pár kiterjedt territóriumot védelmez.
Vücutları iri ve yuvarlağımsıdır.Ikrái nagyok és körtealakúak.
Yuva yerdedir, yumurta sayısı 4-6 kadardır.Fészkét a földre építi, fészekalja 4-6 tojásból áll.