yuva ile cümle

yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onların kafaları yuvarlaktır ve bu yaşlı erkeklerde daha belirgin hale gelebilir.Pälsen är svartaktig och kan bli gråaktig hos äldre individer.
Kral kobra bilindiği kadarıyla yuva yapan tek yılandır.Kungskobran sägs vara den enda ormen som bygger bo för sina ägg.
İkinci SIM kartı yuvası telefonu kenarında bulunur.SIM-kortet finns placerat på ovansidan av telefonen.
Bu kartın ayrıca bir PC kartı yuvası var.Planer finns även på en PC-skrivbordsapplikation.
Grubun üyeleri Şlomit Aharon, Kikki Rotstein, Yuval Dor ve Ami Mendelman'dır.Medlemmar i gruppen var Shlomit Aharon, Kikki Rothstein, Yuval Dor och Ami Mendelman.
Işık yuvarından (fotosfer) yaklaşık 20 km/s hızla yukarı doğru hareket ederler.Den rör sig uppåt med en hastighet på omkring 20 km/s från fotosfären.
Moğolistan gibi ağaçların az bulunduğu yerlerde her iki tür de insan yapısı yerlerde yuvalanır.Där det finns ont om träd, som i Mongoliet, kan båda arterna använda byggnader som boplatser.
Macaristan'da yuva yapan nüfus 70-80 çift kadardır.Det häckar ungefär 70–80 par i Ungern.
Yuva, alçak fundalıklarda yere yakın yapılır.De bygger sitt enkla bo direkt på marken.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Boet är väl dolt och placeras mellan 1,3 och 7,6 meter över marken.
Kuluçka parazitidirler, yumurtalarını karga (özellikle saksağan) ve sığırcık yuvalarına bırakırlar.Hannar lämnar sina spermier i marken och de plockas av honan för äggens befruktning.
Renk yuvarı, geçiş bölgesi ve korona Güneş'in yüzeyinden daha sıcaktır.Solkoronans uppvärmning Varför är solens korona så mycket varmare än solens yta?
Yerde yuva yaparlar, uçuşları kısa, ileri doğru hızlıcadır.På natten kommer det plan som flyger snabbt och lågt över dem.
Kuru otlardan ve dallarda oluşan yuva malzemesini kuyrukları ile tutarak taşırlar (kuyruklarını kıvırarak).Dessa drivs vid SSABs stålverk i Luleå (1 st) och Oxelösund (2 st).
Kur yapma genellikle yuva içinde olur.Denna typ av våldtäkt sker vanligtvis inomhus.
Geç yuva yapıcılardır.Var senare arbetarbostäder.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Han faller nedför trappan och bryter benet.
Hem erkek hem de dişi yuvadaki yavruları birlikte besler ve yılda iki ila üç kere çiftleşirler.Båda föräldrarna matar ungarna i boet och två eller tre kullar föds upp varje år.
Yuvalar küçük koloniler hâlinde kurulur.De bildar där mindre kolonier.
Yuvarlak kemer formundadır.Hålsågens blad är cirkelformat.
Diğeri ise, neredeyse yuvarlak bir profile sahiptir.Den har ett runt huvud med en ganska platt ansiktsrundel.
Ak turnalar aynı yuvayı yıllarca kullanabilir.Samma träd kan användas i många år.
Dorsal iskelet sıkı yapılı ve küçük yuvarlak tüberküllerle örtülü plaklardan oluşmuştur.Underlaget för skivan lutar och består av små backar.
Yuvaları yerde yaparlar, iyi gizlerler ve 3-4 yumurta koyarlar.Den placerar sitt väl dolda rede på marken och lägger 3–4 ägg.
Karınca ve termit yuvalarında da görülürler.De hittas bland annat i regnskogar och i trädgårdar.
Pencereler yuvarlak kemerli penceredir.Väggarna genombryts av rundbågiga fönster.
"Duyduğunuz Ses Sivri mi Yuvarlak mı?".Terrängen runt Lydden är platt.
Hipodromdan günümüze yuvarlak güney ucu kalmıştır.Den södra flygeln står idag tom.
Bazen kuş yuvalarını da kullanırlar.Ibland används fågelbon.
Biri "Tenık" (Türkçe:ince) Diğeriyse "Glôr" (Türkçe:yuvarlak) ekmektir.Slicka någon i arslet/röven – Fjäska.
Sıvacı kuşlarda pek rastlanmasa da, bu beş tür kendi yuvalarını oyarak yapar.Ovanligt nog för nötväckor gräver alla fem arterna ut sina egna bon.
Yumurtası biten dişiyi erkek yuvadan uzaklaştırır.Endast som ägg lämnar den människans kropp.
Ottan yapılan yuvalarının kenarlarını kıllarla ya da ince otla çevirirler ve genellikle yere yaparlar.Den placerar sitt klotformiga bo på eller ofta under marken.
Yuva, bazen yerdeki bir deliğe, çoğunlukla çürümüş ağaç oyuklarına yapılır.Den bygger sitt bo i ett hål i marken, ofta ett gammalt gnagarhål.
Yuva yeri, yerde yalın bir noktadır, suya yakındır.Boet är en grund urgröpning i marken i närheten av vatten.
Antik çağın başlangıcında dünyanın yuvarlak olduğuna ilişkin çeşitli görüşler ifade ediliyordu.Sedan antiken har man vetat att jorden var rund.
Ancak bazı durumlarda en küçük yavru, daha erken haftalarda diğer kardeşlerinden önce yuvadan ayrılabilir.Ungdjuren kan redan efter några timmar gå på egna ben.
Almanya'da bir evin üzerinde leylek yuvası olmasının evi yangına karşı koruduğuna inanılırdı.Bland annat trodde man att ett storkbo skulle skydda huset för eldfara.
Kulakları ince, yuvarlak ve tüysüz olur.Öronen är runda och nakna.
42 ila 46 gün sonra yavrular küçük uçuşlar için yuvadan ayrılırlar.Efter 36-42 dagar är ungarna flygga.
Vücut uzun, yuvarlak, füze şeklindedir.Kroppen är långsträckt och rund, nästan cylinderformig.
Bölgeye 19. yüzyılda batılı seyahlar "Kartallar Yuvası" demişlerdir.De kallas sedan 1800-talet lokalt "Fandens Keglebane" ("Djävulens kägelbana").
Yuvalarını yere yaparlar ve içine genellikle iki yumurta bırakırlar.Den häckar i ett hålutrymme och lägger normalt två ägg.
Yuvalarında genelllikle 4 ya da 5 yumurta bulunur ve 20-22 gün kuluçaya yatarlar.Den lägger vanligtvis fyra till fem ägg som ruvas i 20–22 dagar.
Kelime mânâsı olarak "Kartal Yuvası" anlamına gelmektedir.Дослівно перекладається «тримаю вовка за вуха».
Farsça bir sözcük olan "âşiyan"ın anlamı "kuş yuvası"dır.ΟΡΝΙΣ, в родовому відмінку «ΟΡΝΙΤΟΣ» — птиця.
Yuvalarını karalara yaparlar.Ти зводиш своє королівство на трупах.
Fizikçi Yuval Ne'eman da aynı yıl, bağımsız bir şekilde sekiz katlı yola benzer bir şema geliştirdi.Фізик Юваль Неєман незалежно розробив подібну схему в цьому ж році.
Genç kuşlar genellikle yuvadan 37-38 gün sonra ayrılırlar, 42-45 günde tam olarak uçarlar.Пташенята починають літати на 38-48-й день, коли вони повністю оперені.
Erkekler ise düzenli olarak dişilerin yuvalarını ziyaret ederler.Самці регулярно перевіряють вбиральні.
Terzi kuşu adını yuvasını inşa ediş şeklinden alır.Людина-павук намагається очистити своє ім'я.
Bu yuvalarda iki adet beyaz yumurta bulunur.У кладці звичайно по 2 білих яйця.
Kundak içi mermi yuvası 5 mermi alır.Місткість магазину: 5 патронів.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Над нею на стелі велика зірка Давида.
Tomurcuklar kırmızımsı kahverengi, 5–10 mm, ucu yuvarlaktır.Бруньки червонувато-коричневі, 5-10 мм, вершини округлі.
Üniversitenin arka planı yuvarlak bir şekle sahiptir.Структура університету зазнала повної реорганізації.
Bazen bir yılda iki defa yuva kurdukları görülür.Самиці, як відомо, можуть народити два рази протягом 1 року.
Yuvaları su yakınındaki ağaç oyuklarına yaparlar.Гарно лазить по деревах поблизу води.
Yavrular yumurtadan çıktıktan iki hafta sonra yuvayı terk ederler.Через 2 тижні після парування відкладаються яйця.
Nisan Ayı: Yuvadan çıkma ayı denir.«Країною місяця» у березні обрано Грузію.

İlgili Sayfalar