yuva ile cümle

yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yavru kuşun yuvadan düştüğünü sanıyorum.Ik denk dat het jong uit het nest zal vallen.
Dağlar ve kum yuvaları konusunda ölçüm ve hesapları bulunmaktadır.Na wschód od niej leżą niskie góry Sakar i Strandża.
Almanya'da bir evin üzerinde leylek yuvası olmasının evi yangına karşı koruduğuna inanılırdı.W Niemczech obecność gniazda na domu traktowana była jako ochrona przed pożarami.
Ağır Bizans piyadesi veya scutati, küçük yuvarlak kalkan taşır ve tabakalı zırh giyerdi.Ciężka piechota bizantyńska, zwana scutati, miała małe okrągłe tarcze i nosiła zbroje lamelkowe.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Dochodzą one do obszernej, szczelinowej salki z pochylonym dnem.
Onlar, ölü bir ağaçta bir oyukta yuva veya bir ağacın ölü bir parçasında yuva yaparlar.Rosną na próchniejącym drewnie lub na ziemi, na leżących lub zagrzebanych kawałkach próchniejącego drewna.
Cesetlerin çoğunda göz yuvalarında yaralanmalar vardı.U większości zwłok zaobserwowano rany postrzałowe.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Młode opuszczają kokon po upływie miesiąca.
Yuvası ve çocukları için yapamayacağı hiç bir şey yok.Nie potrafi zająć się domem ani dziećmi.
Van Gogh köylü evlerini "insan yuvaları" olarak nitelendirdi.Van Gogh był zafascynowany takimi wiejskimi domostwami, które nazywał „ludzkimi gniazdami”.
Yuva yeri, yerde yalın bir noktadır, suya yakındır.Gniazdo Na ziemi, w suchym miejscu w pobliżu wody.
Dişiler yuvaya genellikle beyaz dört yumurta bırakır.Samica składa zazwyczaj cztery białe jaja.
Renk yuvarı, geçiş bölgesi ve korona Güneş'in yüzeyinden daha sıcaktır.Chromosfera, warstwa przejściowa i korona są znacznie gorętsze niż powierzchnia Słońca.
Leylekler bu davranışları yalnızca yuvalarda gösterir.Bociany wykazują takie zachowanie wyłącznie w okolicach gniazda.
Yuva girişini çamurla kısmen duvar gibi örerler.Dlaczego w pnie drzewne jak we drzwi kołaczesz?
Bölgecil değildirler; fakat dişiler düzenli olarak birbirlerinin yuvalarını işgal ederler.Nie wykazują terytorializmu, ich areały osobnicze często nakładają się na siebie.
Hem erkek hem de dişi yuvadaki yavruları birlikte besler ve yılda iki ila üç kere çiftleşirler.Obie płci wyglądają podobnie i pierzą się 3 razy w roku.
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.Na tle murów miasta przy bramie, siedzi postać spowita w płaszcz, do której zbliżają się dwie inne.
Bellek kartı yuvası yoktur.Telefon nie posiada slotu kart pamięci.
Çatılara yuva yaparlar.Udaje się na dach.
Yuvaya önce erkek leylek gelir.Wtedy do domu przychodzi Mikołaj.
Üçlemenin son albümü Ekskalibur King Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyelerinin hikâyesini anlatıyordu.Album opowiadał historię Króla Artura i Rycerzy Okrągłego Stołu.
Ovadan bakıldığında bir kartal yuvası görünümündedir.Podczas składania prośby lalce domalowywane jest jedno oko.
Zamanı dolduğunda bu yuvanın içine girer ve ölür.Powstaje pytanie, czy on tam zasnął, czy umarł.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Gniazda są dobrze ukryte, zlokalizowane na wysokości 1,3 do 7,6 metra nad ziemią.
Yuvanın büyüklüğü ağaçkakan türüne göre değişir.Każdy z łuków reprezentuje stopień rozwidlenia drzewa.
Yuva yerdedir.Pod mieszkania.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.W wieku 5 tygodni młode ptaki opuszczają gniazdo, jednak przez dłuższy czas pozostają z rodzicami.
Grupları diğer gruplar arasında yuvalamak mümkün değildi.Organizacja nie miała żadnych kontaktów z innymi grupami.
Mahallenin Ankara Kuzey Çevre yoluyla (Yuva ayrımı) doğrudan baglantısı vardır.Odmiennie potraktowano elewację frontową (północną).
Yumurtadan çıkan yavrular 3 ila 4 haftalık iken yuvayı terkederler.Pisklęta Pisklęta opuszczają gniazdo po 3-4 tygodniach.
Araç tekrar yuvarlaklaştırılan farları ile orijinal 911'e daha çok benzetilmiştir.Pojazd oznaczono jednak ponownie typem „tramwajowym” – 101N.
Holmes ve Bayan Munro birlikte yuvayı yakar ve Roger iyileşmeye başlar.Relacje Rogera i Mimi się pogarszają, Roger myśli o wyjeździe z miasta.
1987 yılında Buenos Aires kentinin parklarında yuvalanmış küçük bir sığırcık popülasyonu gözlemlenmiştir.W 2012 roku w ostępach leśnych Valtenberg zauważono niewielką rodzinę wilków.
Yuva yapmazlar ve dişiler tek yumurtaları ile doğrudan çıplak kayalık üzerinde kuluçkaya yatarlar.Nie budują gniazd – jaja składają na nagiej skale, na przewieszkach.
8 OFDM sembolünü taşıyan 913 mikrosaniye temel yuvası dönemi.Podstawowy okres ważności wynosi 913 mikrosekund oraz posiada 8 symboli OFDM.
Donanımı; şemşir (eğri kılıç) Yuvarlak Kalkan ve bir mızraktan oluşurdu.Blaszka liściowa jest całobrzega, o nasadzie od zaokrąglonej do klinowej i tępym wierzchołku.
Pelikanlar yalnızca lagündeki adalara yuvalarını yapmaktadır.Lovania przyjmuje w swoje szeregi jedynie mężczyzn.
Evlerin çatıları ahşap kirişler ve hasır kullanıldığı altında, geleneksel yuvarlak çinilerle kaplanmıştır.Dach wieńczący konstrukcję pokryty jest kolorowymi dachówkami i zdobiony tradycyjnymi chińskimi smokami.
Ardından biri yuvarlağın ortasında, diğeri başın yan tarafında olmak üzere gözler kabaca çizildi.Każda z nich spogląda w inną stronę, głowy zachodzą na siebie.
Bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.Krążą plotki, że wśród leżących tam kamieni można odnaleźć również elementy żydowskich nagrobków.
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
2010 yılında fuar alanında bulunan "yuvarlak köşk" yıkıldı.W 2010 roku w pobliżu wybudowano boisko „Orlik”.
Dikdörtgen, yuvarlak veya kabarık olabilirlerdi.Mogą być kwadratowe lub okrągłe.
"Sivok yuvada kaldı".Po domach pozostał gruz”.
Sally'yi itmesi sonucunda, Sally merdivenlerden aşağı yuvarlanmış ve ölmüştür.Warto zauważyć też, iż w trakcie akcji ratowniczej, biegnąc po schodach, Bill umiera.
Ekinlerin içinde yuvarlanmayı sever.Lubi się taplać w błocie.
Güneş lekelerine Işık Yuvarı'ndaki manyetik alan neden oluyor.Za ten wzrost odpowiedzialne jest pole magnetyczne Słońca.
Genellikle yuvarlak lensler kullanılır.Używa się w tym celu zazwyczaj nawiasów okrągłych.
Onun yerine aynı bölgede Whitney Museum Amerikan Sanat koleksiyonu için yeni bir yuva inşa etti.W 1932 Whitney Museum of American Art zakupiło do swojej stałej kolekcji jeden z jego obrazów.
Aynı yuva çift tarafından yıllarca savunulabilir.Może być używane przez kilka lat z rzędu przez tę samą parę.
Kur yapma genellikle yuva içinde olur.Samo gotowanie odbywa się zwykle na zewnątrz domu.
Mutlu Yuva Mutlu Yaşam Derneği.Bądź szczęśliwa, ośrodku wiary.
Yuvaları çok karmaşık biçimdedir.Metrum jest bardzo skomplikowane.
Yuvayı çiftler birlikte yaparlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar.Dwa ringi stoją obok siebie i są otoczone wielką klatką.
O merdivenlerden aşağı yuvarlandı.Spadł ze schodów.
Nümayiş ve yuva yapma sonbaharda da tekrarlanır.Uppvisningen och bobygget upprepas på hösten.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Ungarna lämnar boet efter en månad.
Yuvaları küçük olur ama 32 kg ağırlığa kadar çıkabilir.Dess bo kan vara ganska litet men kan väga upp till 32 kg.
Ankara’daki zehirli yuvalarını yıkmak için acele ediniz!"Lär dig åka skridskor i Djurgårdens skridskoskola!”.

İlgili Sayfalar