yuva ile cümle
yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yuvalar kaya yarıklarında, mağaralarda, kaya yamaçlarında ya da binalarda yer alabilir.Acasala aos pares, em buracos nas rochas, cavernas ou edifícios.
Baş kısa, yuvarlak ve boyundan biraz uzaktadır.E voar até a certo ponto ou uma distância pequena.
Kundak içi mermi yuvası 5 mermi alır.Cada "míssil" utiliza 5 "tiros".
Yuvasını toprak üzerinde yapar ve kuluçkaya burada yatar.Ela anda na sala e coloca seu cachorro no chão.
Mevsimsel olarak tekeşli yaşayan fregat kuşları koloni hâlinde yuva yaparlar.Os corvos-marinhos reproduzem-se uma vez por ano em colónias barulhentas, situadas em zonas costeiras.
Bazı "yuvarlama hatası" konuları ve diğer sorunlar ele alındı.Discorrem sobre Descartes e outros assuntos.
İsmi eski Yunanca'daki yuvarlak formu sebebiyle verilmiş olan Στρογγυλή (Stroŋgulḗ) adının bozulmuş halidir.O nome provém do grego antigo Στρογγυλή (Stroŋgulḗ) e lhe foi dado devido à sua forma inchada e redonda.
Geleneksel olarak yuvarlak ve düzdür, ince bir çikolata tabakası ile kaplıdır.Servida normalmente quente, possui uma textura de sopa.
Hastalık ciltte 2 ila 5 santimetre yarıçapında yuvarlak ve sert kabarmalar ile başlar.A doença começa com um inchaço rígido e redondo da pele, com 2 a 5 centímetros de diâmetro.
Üstteki pencereler yuvarlak ve dışarı açılmaz.Não chegue perto da janela, e jamais a abra.
Ayrıca mahallede Yuva soyisimli vatandaşların yaşadığı bilinmektedir.Também são denominados albergues locais públicos que abrigam moradores de rua.
Dağlar ve kum yuvaları konusunda ölçüm ve hesapları bulunmaktadır.De bergen in de omgeving zijn scherp afgesneden, en begroeid met pijnbomen en eiken.
Yuva çökse bile, içinde bulunan bazı yumurtalar sağlam kalabilirler."Zelfs als het nest instort kunnen sommige eieren erin intact blijven.
Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Hemel en aarde worden in de Rig Veda (1,160) als ovalen, twee wereldhelften (ródasi), beschreven.
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Zelf draait hij alleen maar aan de knoppen.
Meyveler yuvarlak ya da uzunca ters yumurta biçimindedir.De eitjes kunnen zowel rond als langwerpig van vorm zijn.
Bayağı kirazkuşu yuvaları yerde ya da yere yakın yerlerde bulunur.De meeste soorten broeden dicht bij of op de grond.
Üreyen bireyler avlanma sırasında yuvadan 14 km uzaklaşabilir.Het dier kan tijdens het jagen tochten maken van wel honderd kilometer.
Çocuklar birbirlerinin ellerini tutup, oturarak yuvarlak halka yaparlar.De kinderen nemen elkaar bij de hand en vormen een kring.
Meyveleri ufak, yuvarlak ve kırmızımsı siyah renklidir.De vruchten zijn klein, zwart en rond.
Yuvalar küçük koloniler hâlinde kurulur.De vogel broedt in kleine kolonies.
Gwain, efsaneye göre Kral Arthur'un Yuvarlak Masasındaki en sadık şövalyelerinden bir tanesidir.Galahad was een van de ridders van de ronde tafel van koning Arthur.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Tijdens een zoektocht werd zijn lichaam aangetroffen, hangend aan een boom, in de buurt van zijn huis.
Terk edilmiş ağaçkakan yuvalarında yaşarlar.Ze leeft in verlaten termietenheuvels.
Bu kuşlar, eşek arıları, ve yabanarısı yuvalarını da larvalarını bulmak için eşeler.Daarin zaten bedwantsen, luizen, muggen en vlooien, die zich op de jongens stortten.
Diğeri ise, neredeyse yuvarlak bir profile sahiptir.Het bovenvlak heeft een vierkant profiel.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Bij het eten wordt de buis uitgerold en wordt het vloeibare voedsel opgezogen.
Konaklar tarafından yağmalandıktan sonra tekrar kurulan yuvaların da %85'inin tekrar yok edildiği görülmüştür.Hierdoor werd weer 85 procent van de alvar begraasd.
Yuvanın büyüklüğü bir kuş için oldukça küçük görünür.Het nest lijkt te klein voor een vogel van deze omvang.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Hierboven een ronde lijst voorzien van een davidsster.
Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.3SA : Niet forcerend, gebalanceerd met 8-11 punten.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Het jong verlaat na 15 weken het nest maar wordt door de oudervogels nog lange tijd bijgevoerd.
Ergin dişiler yuvayı nadiren terk ederler.Miskito indianen verlaten hun gebied maar zelden.
Daha iri ve yuvarlak olan kulakları ile biraz katıra benzer.Daardoor lijkt hij op de koningsstern die echter groter is en een iets dikkere snavel heeft.
Erkek, onu yuvada besler.Het vrouwtje voedt de jongen op.
Yuva yapımı dört ila beş gün kadar sürer ve kuluçka süresince devam edebilir.Ze kunnen 4 tot 5 dagen even hard lopen als een paard en nog altijd klaar zijn voor de strijd.
Ana madde: Sualtı ragbisi Genellikle oval değil ama yuvarlak bir topla oynanır.De zilte rus heeft echter meestal geen platte, maar een ronde stengel.
Saccharomyces cerevisiae hücreleri yuvarlak veya yumurta biçimlidir, çapları 5-10 mikrometredir.De cellen van Saccharomyces pastorianus zijn rond tot eirond en hebben een diameter van 5–10 µm.
Yuva girişi çamurla örülür.De schacht is glad aan de binnenzijde.
Vücutları iri ve yuvarlağımsıdır.De oogkassen zijn groot en rond.
Bazen bir yılda iki defa yuva kurdukları görülür.Soms wordt per jaar twee maal gebroed.
Kanatlar kısa ve yuvarlaktır.De vleugels zijn kort en rond.
Dilde yuvarlanan bir mırıldamaya benzer.Alsof er een engeltje over je tong piest.
Genç arılar bırakıldıkları yuvada beslendikten sonra ancak bir sonraki sene uçarlar.De jonge bijen vliegen pas het volgende jaar uit nadat ze zich uit hun schuilplaats hebben geknaagd.
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.Het oogt als een warme, benauwde plek.
Çoğu avlanmak için yuvalarından 3 km.'den uzağa gitmez.Ze jagen zelden meer dan 6 kilometer van hun verblijfplaats af.
Rahatsız edildiği zaman yuvayı terkedebilir.Als het leefgebied overwoekerd raakt wordt het verlaten.
Croup: (Sağrısı-kuyruk sokumu) Geniş, orta uzunlukta, hafif yuvarlaktır.Rug: breed aan de schouders, middellang en slechts weinig afhellend.
İki beyaz yumurta bir ağaç sürgünündeki yuvaya koyulur.Dit waren 2 poppetjes die in een boom woonden.
Yuvadan çıktıktan 2 - 3 ay sonra yavrular tam yetişmiştir ve anne onları kendi bölgesinden kovar.Na 2 tot 3 maanden zijn de jongen volledig zelfstandig en trekken ze uit het leefgebied van hun ouders weg.
İlk açıklamasında: "Yuvama döndüm, burada oynamayı bitirdim, artık antrenörlük yapacağım." dedi.Hij gaf als reden voor zijn vertrek: "Ik ben een topsporter, wil nu graag weer aan spelen toekomen."
Bu da uçağa uzunlamasına eksende yuvarlanma momenti sağlar.Hierdoor wordt het moment waarop het vliegtuig overtrekt uitgesteld.
Yuvalar genellikle suya yakın ağaçlarda bazen de bataklıklarda ya da suda bulunan küçük adacıklardadır.Met name kleine kinderen verdrinken soms al in kleine plasjes water of in een ligbad.
Burada topu duvar veya yuvarlanılan tepeyi geçmek için ödünç alan olarak düşünebiliriz.Een steenmannetje wordt wel gebruikt om een pad of de top van een heuvel te markeren.
Dünya'nın yuvarlak olduğu konusunda yeni deliller gösterdi.Hij is ervan overtuigd dat de aarde rond is.
Yuva, hayvanların yaşadığı veya yavrularını yetiştirdiği yerdir.Een huisdier is een gedomesticeerd dier dat door mensen in of om hun huizen wordt verzorgd.
Yuvalarını her yıl yeniden yaparlar.De Stuben worden elk jaar opnieuw ingedeeld.
Genel olarak en yaşlı olan yavru ilk olarak yuvayı terk eder.Meestal zijn het de oudere en zwangere dieren die als eerste wegtrekken.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.Tot aan de Eerste Wereldoorlog zou jij jaarlijks in de zomers terugkeren naar de Noordzeekust.
Yaşamları boyunca tekeşlidirler ve aile her yıl aynı yuvaya geri döner.Vrouwtjes zijn trouw aan hun voortplantingsgebied en keren ieder jaar terug naar dezelfde plek.