yuva ile cümle
yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yuvarlak ya da üçgen başlı, kolsuz, yuvarlak gövdeli idollerdir.Feuilles adultes, entière ou trilobée.
6 hafta sonra yavrular yuvayı terk eder.Après dix mois, les assiégés se rendent.
Yuva yapmazlar, yumurtalarını toprak üzerine bırakırlar.Ils ne mettent donc pas bas mais pondent des œufs.
Zira yuva daha incedir.Car la maison doit continuer.
Bu kolonilerde 100'den fazla yuva bulunabilir.Paris compte alors plus d'une centaine de maisons.
Yuvarlak bir yüzü var.Tiene una cara redonda.
Özellikle yaşlı erkek bireyler her yıl aynı yuvayı kullanır.Los machos suelen usar el mismo lago cada año.
(Dipten çok dallı ve yuvarlak tepeli).(Sube a lo más alto del monte y se precipita).
Ayrıca, keskin nişancıların minarelerin bazılarında yuvalarını yaptıklarını iddia ettiler.También afirmaron que francotiradores habían montado su base en algunos de los minaretes.
Yuvarlak dizayn dönemi 1891 yılında "Afganistan Krallığı" için dikdörtgen basım ile sona erdi.La era de diseños redondos acabó en 1891 con emisiones rectangulares para el Reino de Afganistán.
Yuva yerdedir.Encontronazo en home.
Whedon, The Hollywood Reporter dergisine şunu dedi: "Dizimiz için bir yuva bulamadık.Whedon reveló a The Hollywood Reporter: «Simplemente no pudimos encontrar un hogar para ello.
Ak turnalar aynı yuvayı yıllarca kullanabilir.Pueden usar el mismo árbol durante muchos años.
Yuva, sonraki kuluçkaya yatmak için veya daha geç yıllarda tekrar kullanılabilir.El nido puede ser reutilizado para la próxima cópula o para los años futuros.
Terzi kuşu adını yuvasını inşa ediş şeklinden alır.Los sastrecillos reciben su nombre por su forma de construir el nido.
Asırlar sonra insanoğlu, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri ile yeni bir umut buluyor.Siglos antes, la humanidad encuentra una nueva esperanza en el Rey Arturo y los Caballeros de la Mesa Redonda.
Ergin dişiler yuvayı nadiren terk ederler.Los ewoks rara vez abandonan su poblado.
Göz çevresindeki eş merkezli siyah ve beyaz kenarlar gözlerin yuvarlak şeklini vurgular.Los anillos concéntricos blancos y negros que rodean los ojos, acentúan la forma redondeada de su rostro.
Bazen yerde, sığlık bir adacıkta yuva yapabilirler.Otras veces aguarda desde un posadero.
Yaprak tabanı kalp biçiminde ya da yuvarlaktır.El caparazón tiene forma de corazón o redondeado.
Yuvayı yapmak için başka bir malzeme kullanmaz.No usan ningún material para construir el nido.
Birçok kuş biti türü hem kuşlarda hem de yuvalarında görülür.En todas partes vemos las mismas aves e insectos.
University of California Paleontoloji Müzesi {EN} Horn Point İstiridye Yuvası {EN}University of California Museum of Paleontology (en inglés).
Dışarıdan bakınca sıcak ve mutlu bir yuva.Es una posada muy cálida y con atractivo.
İki hafta içinde gelişip yuvayı terk ederler.Tardan en tres semanas en desarrollarse y dejar el nido.
Gözler derin oyulmuş çizgilerle belirtilmiş yuvarlak çukurlar halindedir.Y les daremos por esposas a huríes de grandes ojos.
Böylece bağlama elemanlarının zamanla gevşeyip yuvasından çıkmasının önüne geçilmiş olur.Tienes que reunirlos hacia su recinto antes de que el tiempo dado se agote.
MicroSDHC kart yuvası da arka kapağın altında bulunur (ancak pilin altında değildir).La ranura de la tarjeta microSDHC también se encuentra bajo la cubierta posterior ( debajo de la batería).
İlki, 1300 km'lik yolu iki haftada aşarak yuvasına ulaştı.Después de 700 millas en dos días, arribó a su estación.
Yuvasını ağaç üzerine veya yapılara kurar, sekiz yumurtaya kadar yumurtlar ve üzerine kuluçkaya yatar.Puede construir su nido tanto en árboles como en edificios poniendo hasta ocho huevos.
64 MB dahili bellek ve bir MultiMedia Card (MMC) yuvası vardı.Tenía una memoria interna de 64 MB y una ranura de expansión MMC.
Koloniler hâlinde yuva yaparlar ancak bireysel çiftler tek eşlidir.Se reproducen en colonias, y las parejas son monógamas.
Ekinlerin içinde yuvarlanmayı sever.Le gusta esconderse bajo las piedras.
2009 Eylül itibarıyla yeniden yuvaya döndü.Volvió en septiembre de 2009 reestrenando su sitio web.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Vio su cuerpo cuando éste se le apareció al fondo de la costa donde yacía tirado su cadáver.
İkinci sırada bulunan tepidarium (ılıklık) kısmında yine yuvarlak tuğladan sütun parçaları bulunmaktadır.Se disponen en hileras a distintas alturas a ambos lados (Poniente y Saliente) de los cerros.
Onlar, kuru açık bir alanda yerde yuva yapar.Anidan en el suelo en un área abierta seco.
Rövşən Behcət (film, 2007) (Kısa metraj belgesel filmi) (TV) Yuva qurdum söz içində.Luego en 2001 trabajo en la serie (verdad o pesadilla) de (Discovery Kids).
Yuvanın yapısallığını kapladıkları likenler sağlar.Probablemente minan las hojas de su planta huésped.
Marge ve Homer kabul ederler fakat "aşk yuvası" dairelerinden uzaklaşacakları için üzülürler.Marge y Homer se van, pero melancólicamente dicen que nunca olvidarán su "nidito de amor" en el apartamento.
Yumurtasının rengi ve büyüklüğü, yuva sahibi kuşunki gibidir.El cuervo palmero (Corvus palmarum) es una especie de ave en la familia Corvidae.
Göz çizgisini işaret eden, ortasında (biri dikey, biri yatay) kesişen eğik çizgilerle bir yuvarlak çizdiler.Morado y con grandes labios, de un solo ojo, viste una capa morada.
Çıkan yavrular asıl ev sahibinin yavrularını yuvadan dışarı atar.Los adultos siempre emergen de la pupa del huésped.
Bir parmak kalınlığında yuvarlak dilimler halinde kesilir.Dedo empujado hacia abajo en un clavo.
Yuvalar küçük koloniler hâlinde kurulur.Pueden anidar en pequeñas colonias.
Küçük sulak alanlarda bazen yerde bazen ağaç üzerinde kurulmuş platformlara yuvalanır.En ocasiones se organizan excursiones a pie por el interior de la mina.
O esnada merdivenlerden yuvarlanır...Vedle llegar a la escalerilla...
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Las pistas pueden ser de tierra (arena) o de hierba (césped).
Yuvalak, Yoğurtlu (sarımsaklı)hamur, kuru fasulye, nohut, bamya, et yemekleri vardır.Consta de árboles frutales (perales y almendros), arbustos, lilas, rosales y hortensias trepadoras.
Yuvalarını karalara yaparlar.Sus reinas poseen alas.
Başlangıçta ana kartlar büyük ölçüde ISA idi ve az sayıda PCI yuvası içeriyordu.Originalmente el programa funcionaba en MS-DOS con una cantidad relativamente pequeña de páginas.
Meyveler yuvarlak ya da uzunca ters yumurta biçimindedir.Las hojas tienen forma de huevo o a veces un poco redondeadas.
Manatilerin kuyrukları yuvarlak veya kürek şeklindedir.La base de las hojas son redondeadas o cuneiformes.
Çıkık kalça: Uyluk başı yuva dışında olduğu durumdur.Descripción: Hallado sin vida afuera del domo.
Kuru otlardan ve dallarda oluşan yuva malzemesini kuyrukları ile tutarak taşırlar (kuyruklarını kıvırarak).En el secano se cultivan algarrobos, olivos y vid, en campos escalonados.
Daha sonra Perjuret Pass'da çukurun içine yuvarlandı ve bir daha bisikletine tekrar asla binemedi.Se había bajado de la bicicleta para no volver más.
Pencereler yuvarlak kemerli penceredir.Haciendo punto de media cerca de la ventana.
İri, yuvarlak kulakları tüysüzdür.Tiene grandes orejas redondeadas y enhiestas.
Burun tekerleği radarın altındaki gövde içindeki yuvasına ileriye doğru katlanır.El tren de nariz se repliega en la parte delantera del fuselaje bajo el radar.
Futbolda "meşin yuvarlak" olarak da anılır.En fútbol también es llamada como "portería a cero".