yuva ile cümle

yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yedi mürettebattan üçü yaralandı, ancak makineli tüfek yuvası yok edildi.Trois des hommes furent blessés, mais la maison abritant la mitrailleuse française fut détruite.
Geç yuva yapıcılardır.Des maisons landaises.
Sonuç olarak düzenlemeler hoşnutluk verici, yuvarlatılmış ve bazen de tuhaf."Les résultats sont satisfaisants, parfois bizarres ».
Erkek ve dişi çiftin aynı böcek yuvasından beslendikleri görülmüştür.Les couples mâles et femelles sont connus pour se nourrir ensemble, dans les mêmes nids d'insectes.
Suyun kenarında yuva yaparlar.Habitations au fil de l'eau.
Yuvarlak kısımlarını içe katlayınız.Élargissez le front de vos pièces.
Yuva, bir ağaçta inşa edilir.Celui-ci se construit une cabane dans un arbre.
Yavru 12-14 hafta anne ve baba tarafından yuvada beslenir.Les oisillons sont nourris par les parents pendant 12 à 14 jours.
"İki dilli bir 'Yuva'".Deux pans bagnats « maison ».
Alt kısımda bir microSD kart yuvası (2GB'a kadar, 512MB kart dahil edilmiştir) bulunmaktadır.On peut aussi insérer une carte Micro-SD jusqu'à 256 GB.
Buna eşdeğer bir teori, bundan bağımsız şekilde, İsrailli fizikçi Yuval Ne'eman tarafından ortaya atıldı.Cette théorie fut également proposée par le physicien israélien Yuval Ne'eman.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Au-dessus du dôme est fixée une Étoile de David.
2009 Eylül itibarıyla yeniden yuvaya döndü.Elle fait son retour au pays en septembre 2009.
Yuvama döneceğim.Je peux rentrer.
Ağaçlara yuva yapan kuşlar bunun en güzel örneğidir.Les arbres sont le meilleur exemple des plantes vivaces.
Birçok kuş biti türü hem kuşlarda hem de yuvalarında görülür.Quant aux oiseaux, il y en a partout et de toutes sortes.
Sırt yüzgecinin gövdeye bağlandığı kısım uzundur ve yüzgecin ucu yuvarlaktır.Sur l’angle de l’arc, un tore, et sur la face, de larges feuilles rondes.
Yuvalarını bitki parçalarından yaparlar, yuvaları yüzer.Bois de la Grande Côtière, bois des Closeaux.
Bıçak ile köşe yuvarlatma.Cesse de jouer avec ce couteau !
Ekinlerin içinde yuvarlanmayı sever.Elle aime se percher dans les branches.
Evlenip yuva kurar, zaman içinde yaşlanır.Politique Vieillir et vivre ensemble.
Dişi sadece yuvanın içini astarlar.Il y a le soleil qui tape juste dans sa merde.
Yuvarlak kuyrukları, geniş siyah subterminal band ve beyaz uçlarla grimsidir.La queue est arrondie et grisâtre avec une large bande subterminale noire et des pointes blanches.
Bir ağaç veya duvardaki bir delikte yuva kurar.Trou d'arbre ou de mur.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Or, les Loups doivent venir dans un mois.
M500 serisi modellerin her biri, Güvenli Dijital (SD) veya Çoklu Ortam Kartı (MMC) genişleme yuvasına sahipti.Tous les modèles utilisent les cartes mémoires Secure Digital (SD) ou MultiMedia Card (MMC).
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Elle y danse des solos.
Kaya çatlakları ve tavşan çukurlarında yuva yapar.Il niche dans les crevasses des rochers et dans les terriers de lapins.
Fakat dünya hala yuvarlak (İngilizce).Le monde est rond, (trad.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Ceux-ci firent raser les murailles pour se faire des jardins ou des habitations.
Meyveleri ufak, yuvarlak ve kırmızımsı siyah renklidir.Les petits fruits sont ronds, rouges et brillants.
Her dişi, konik yuvasına birer yumurta bırakır.Ils contenaient chacun un œuf blanchâtre.
Dünyada yuvasını yapabileceği hiçbir yer yoktu.Ils n’avaient nulle part où habiter.
Yuvanın büyüklüğü bir kuş için oldukça küçük görünür.Le nid en forme de coupe est plutôt petit pour la taille de l’oiseau.
Bayağı kirazkuşu yuvaları yerde ya da yere yakın yerlerde bulunur.Il accumule des réserves dans le sol ou autres endroits.
Ekim 2003'te, PowerPC G4 çipini ve yuva yükleme sürücüsünü ekleyen üçüncü bir tekrar yayınlandı.En octobre 2003, une troisième génération apporte un processeur PowerPC G4 et un lecteur CD mange-disque.
Yuvaları çok karmaşık biçimdedir.Sa voûte est complexe.
Yaptıkları yuva sadece kendilerinin girebileceği kadar bir açıklık içerir ve serttir.Les Felsins, quant à eux, ne possèdent dans leur étincelle que du loom invisible.
Kanat uçları yuvarlaktır.Les angles extérieurs sont arrondis.
Ayrıca mahallede Yuva soyisimli vatandaşların yaşadığı bilinmektedir.De l'autre côté, d'étranges habitants y vivent.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Les nids sont bien camouflés et placés de 1,3 à 7,6 mètres du sol.
Çünkü, koku alma duyuları ortadan kaldırılmış güvercinler yuvalarını artık bulamamaktaydı.En revanche, les oiseaux privés de leur odorat n’ont pas su s’orienter.
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.Il a été possible de reconstituer avec précision l’organisation du quartier et de chaque unité d’habitation.
Meyvesi irice, yuvarlak koniktir.Gesse à fruits ronds.
Bellek kartı yuvası yoktur.Absence d'emplacement pour cartes mémoires.
Düz uçar, kanat uçları yuvarlak ve esnek olur, kuyruğunu sık sık yelpaze gibi açıp kapar.Remuante, elle agite la queue et les ailes et circule souvent la queue levée.
Normalde 2-4 yumurta yuvada bulunur ve kuluçka süresi 18 gündür.Une couvée standard a deux ou trois œufs roses et la période d'incubation est d'environ 16 jours.
Göz bebekleri yuvarlaktır.Charité entourée d'enfants.
Yuva ağaç dalları, ot ve tüylerle döşenir.Les rives en seront défendues par des placages et des enrochements.
Üniversitenin arka planı yuvarlak bir şekle sahiptir.La collégiale a un plan cruciforme.
Office 365 platformu, yuvarlanan bir serbest bırakma modeli kullanır.Potez 565 Modèle unique équipé d'une crosse d'appontage pour utilisation sur porte-avions.
Yaşamları boyunca tekeşlidirler ve aile her yıl aynı yuvaya geri döner.Ils sont unis pour la vie et se reproduisent dans le même territoire chaque année.
Fikirtepe yerleşkesinde evler yuvarlak ya da söbe biçimlidir.Ici, l'habitation est de forme ronde ou carré.
Memeli alyuvarları bikonkav disk (iki yanından da basık yuvarlak) şeklindedir.Les tabliers sont du type bipoutre à pièces de pont.
Cesetlerin çoğunda göz yuvalarında yaralanmalar vardı.La plupart avaient été blessés par des éclats de bois.
Orta kısımda yer alan apsis içte yuvarlak, dışarıda ise beşgen şeklindedir.Elle est semi-circulaire à l'intérieur et voûtée, à cinq pans à l'extérieur.
Kış uykusuna yatan gelengilerle beraber keneler de bütün evreleriyle kışı yuvada geçirir.Elles entraînent l'hiver partout où elles vont.
Bu yuvalarda iki adet beyaz yumurta bulunur.La ponte comporte deux œufs blancs.
Milliyet, Haberi Milliyet de manşetten vermiş ve "Terör Yuvasına Kış Baskını" manşetiyle çıkmıştır.Seguin a pensé à tout; par l'intermédiaire des tribunes, la chapelle communique avec le jardin d'hiver ».
Bölüm Homer ve Marge'ın yeni aşk yuvalarının ağaç ev olduğunu göstererek biter.La veille d'Halloween, Marge et Homer finissent de décorer leur jardin.

İlgili Sayfalar