yuva ile cümle

yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Konsolun üstüne oyunlar için kartuş yuvası yoktu; bazı oyunlarla birlikte geliyordu.Se jugaba con unas maracas que incluía el juego y se conectaban a la consola.
Yuvaları su yakınındaki ağaç oyuklarına yaparlar.Anidan en agujeros de árboles cercanos al agua.
Yaşamları boyunca tekeşlidirler ve aile her yıl aynı yuvaya geri döner.Se emparejan de por vida y vuelven al mismo nido cada año.
Meyve yuvarlakça olgulaşınca portakal sarısı renk alır.Si se agrega mucha cúrcuma el pollo toma un color naranja.
Ovadan bakıldığında bir kartal yuvası görünümündedir.Esto se demuestra cuando ve un Caterpie.
Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.El pájaro ya vendrá, ya vendrá el pájaro.
Top büyük çubuk ile yuvarlak gülle atan bir silah.La flecha que se dispara con un arco.
Botanikte, Rosette, yaprakların yuvarlak bir düzenidir ve tüm yapraklar benzer yüksekliktedir.En botánica, una roseta es una disposición circular de hojas en las que todas se encuentran a la misma altura.
Bu, CL4 ile aynı, ancak PC kartı yuvası ile aynı.Es como el CL4 pero con slot PCMCIA.
T3 ayrıca Palm Universal Connector ve birlikte verilen bir USB yuvasına sahiptir.Se introduce un nuevo Universal Connector con soporte USB.
Diğeri ise, neredeyse yuvarlak bir profile sahiptir.La Cabeza es pequeña y presenta un perfil redondo.
Mutlu Yuva Mutlu Yaşam Derneği.Salve, coronada Fuente de eterna dulzura.
Kral akbabalar her iki yılda bir kuluçka yatarlar ve yuva inşa etmezler.Rendir cuentas ante el propietario de la cabaña, una o dos veces al año.​ No cuidaba directamente del ganado.
İki haftalık kuluçka süresinden sonra yumurtadan çıkan yavrular bir üç hafta daha yuvada kalır.Tras la eclosión de los huevos, los polluelos duran otras dos semanas en el nido.
Yüksek ağaç tepelerinde yuva kurarlar.Viven en las ramas altas de los árboles.
Kısmen yuvarlak olan gagaları kuvvetli bir yapıya sahiptir.A cambio las negras obtienen una estructura muy sólida.
Kupa aşağıya düşüp yuvarlanarak bir taraftarın önüne geldi.Vino un estrellón y caí hacia adelante sobre un asiento.
Bacaklar: Ön bacaklar düz, kalın ve yuvarlak kemiklidir.Patas: Las patas deben ser rectas, con buenos huesos.
Sürgünleri dört köşeli ya da yuvarlakça , ender olarak yassı görülür.Destinatario Es la parte que abarca cuatro líneas o más, según lo requerido.
Bölgeye 19. yüzyılda batılı seyahlar "Kartallar Yuvası" demişlerdir.Crea así lo que en el siglo XIX se llamaban «paisajes íntimos».
Yuva, alçak fundalıklarda yere yakın yapılır.Habita en terrenos pobres cerca de las quebradas.
Zamanı dolduğunda bu yuvanın içine girer ve ölür.Durante esta época, ellos deben aparearse o morir.
Cebeci - Ankara Üniversitesi Tarihi eğitim yuvasıdır.CPC − Código Deontológico del Colegio de Periodistas de Cataluña.
Bizim ihtiyacımız kare masa, yuvarlak değil.Abbiamo bisogno di un tavolo quadrato, non di uno rotondo.
Yavru kuşun yuvadan düştüğünü sanıyorum.Penso che questo uccellino sia caduto dal nido.
Yedi mürettebattan üçü yaralandı, ancak makineli tüfek yuvası yok edildi.Tre dei sette inservienti furono feriti, ma il nido di mitragliatrici fu distrutto.
Yuva çökse bile, içinde bulunan bazı yumurtalar sağlam kalabilirler."Se anche il nido crolla, alcune uova possono rimanere intatte."
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.Compiono i loro riti in caverne o in case abbandonate.
Dişi alçak bir dalın çatalında yaptığı küçücük bir fincangibi yuvasına iki yumurta bırakır.La femmina depone due uova in un nido fatto interamente di erba secca, poco elevato dal suolo.
Hiçbir microSD kart yuvası yokdur.Non vi è la presenza di uno slot microSD.
Ağır Bizans piyadesi veya scutati, küçük yuvarlak kalkan taşır ve tabakalı zırh giyerdi.La fanteria pesante bizantina, o scutati, portava piccoli scudi rotondi e indossava un'armatura lamellare.
Gözbebekleri yuvarlak, boyun ve baş yanlarında diken şeklinde pulları bulunur.Tra i tentacoli si spalancano occhi fissi che osservano il tutto e il niente.
Yuvalarda genelde dişi karayılan görülür.Di solito si risveglia tra le macerie.
Bir rozet bitkisi olup, internodu yuvarlaktır.Si forma un anello intorno alla città interna.
Masanın üzerindeki kalemler yere yuvarlandı.La penna è sul tavolo.
Erkekler ise düzenli olarak dişilerin yuvalarını ziyaret ederler.Inoltre, l'osservatorio ospita regolarmente strumenti di visitatori.
Daha sonra ejderhalar yuvaya varır.Presto i giovani draghi verranno...
"3 Büyükler Utku Yuvakuran'ın peşinde!".Radunatevi dietro i Virginiani!».
Yeni bir yerleşim bölgesine yerleşip yuva kurmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilmektesiniz.È difficile risalire alla struttura delle abitazioni e ricostruire la planimetria del villaggio.
Özellikle yaşlı erkek bireyler her yıl aynı yuvayı kullanır.Le femmine adulte occupano generalmente lo stesso territorio ogni anno.
Saccharomyces cerevisiae hücreleri yuvarlak veya yumurta biçimlidir, çapları 5-10 mikrometredir.Saccharomyces cerevisiae ha forma da ovale a ellittica e diametro di 5-10 micrometri.
Genellikle bu süre sonunda yuvada tek bir yavru sağ kalmaktadır.Quasi sempre, però, ogni stagione sopravvive un unico pulcino.
3. Yuvarlak uçlu : dağlık ve tepelik arazide kullanılır.Livello 3: il livello è ambientato in buona parte tra boschi e montagne.
Bazen yerde, sığlık bir adacıkta yuva yapabilirler.Solo per caso riescono ad arrivare a casa di Tasso.
Yuvanın çapı birkaç metreye kadar artabilir.Si riesce in questo modo a scalare la parete per qualche metro.
Başlangıçta ana kartlar büyük ölçüde ISA idi ve az sayıda PCI yuvası içeriyordu.Inizialmente il monastero era piuttosto povero e contava solo pochi monaci.
42 ila 46 gün sonra yavrular küçük uçuşlar için yuvadan ayrılırlar.Dopo 35 - 42 giorni i piccoli sono atti al volo.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Gli abitanti umani di questo continente non vivono in case, ma dormono per terra.
Yaptıkları yuvalar çok soğuk havalarda bile içerisini sıcak tutar.La sua calda pelliccia gli permette di vivere in ambienti anche estremamente freddi.
Bellek kartı yuvası yoktur.Non hanno bisogno di carte per l'Evocazione.
Dişi yuvayı kendisi yalnız yapar.L'usignolo femmina costruisce il nido da sola.
Yuvası ve çocukları için yapamayacağı hiç bir şey yok.Sembra proprio che per il bambino non ci sia niente da fare.
Ön farlar önceki nesillerde olduğu gibi yuvarlaktı.Le luci posteriori erano invece simili a quelle della generazione precedenti.
Harpiya kartalları yuvalarını yağmurdan korumak zorundadır.La diga di Vârșolţ la protegge dalle alluvioni.
Terk edilmiş ağaçkakan yuvalarında yaşarlar.Vive in fattorie abbandonate.
Son derece sessiz bir kuştur, yuvalama dönemlerinde ise nadiren bölgelerinden uzaklaşırlar.In rare occasioni l'uccello può spingersi molto lontano dal suo areale abituale.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Il nido è ben nascosto e situato tra gli 1,3 e i 7,6 m di altezza.
Yan tomurcuklar yumurtamsı yuvarlak ve 2 pulludur.L'ovopositore è marrone-nero, ed è circondato da due appendici.
Bunlardan bir tanesi de bizim doğup Büyüdüğümüz YUVA Köyü idi.È questo l'ambiente dove sono cresciuto e dove vivo.
Son cemaat yerinden harime yuvarlak kemerli bir giriş kapısından geçilir.La famiglia al completo per una gita fuori porta.

İlgili Sayfalar