yuva ile cümle
yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yuva girişi çamurla örülür.Der Eingang des Nestes wird mit Pech verschmiert.
Yuvanın büyüklüğü bir kuş için oldukça küçük görünür.Der Raumbedarf ist für die Größe des Vogels sehr klein.
Yoga Tabletinin yuvarlak bir bataryası vardır ve bu batarya 18 saate kadar dayanabilir.Notstromaggregat und Akkumulatoren können den Betrieb für 18 Stunden aufrechterhalten.
Altı yuvalı plane olarak da anılır.Meyen nennt sechs Ausgaben.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Nach einem Streit fällt er auf der Treppe und schlägt sich den Hinterkopf auf.
Ayrıca Kraliçe yuvayı tek başına yapar.Das Weibchen baut das Nest allein.
12-16 gün boyunca kulaçkaya yatar ve bu süre boyunca erkek onu yuvada besler.Das Weibchen bebrütet sie 16–20 Tage, während der es vom Männchen gefüttert wird.
Bazen kuş yuvalarını da kullanırlar.Manchmal rauben sie auch Vogelnester aus.
Dişi yuvayı kendisi yalnız yapar.Die Ente bebrütet das Gelege allein.
İri, yuvarlak kulakları tüysüzdür.Die großen, hängenden Ohren sind gefranst.
Yapısı nedeniyle Kuş Yuvası adıyla anılır.Der Bau wurde wegen seiner Form auch „Vogelkäfig“ genannt.
Yuvalarda genelde dişi karayılan görülür.Auf ihr befinden sich in der Regel gerundete Warzen.
Yuvalar 8 ila 20 m. uzunluğunda yüksek ağaçların tepesinde ve genellikle su kenarındadır.Die Einzelnester werden auf hohen Bäumen in einer Höhe zwischen 8 und 20 m gebaut, meist in Wassernähe.
Ayrıca "Aşiyan" Farsça bir kelime olup "ev, yuva" anlamına gelmektedir.Zum einen bedeutet er so viel wie 'Heim', 'daheim'.
Haziran ve Temmuz aylarında büyük kahverengi martılar buzul gölünün yakınlarına yuva yaparlar.In den Monaten Juni und Juli nisten die Großen Raubmöwen (Skua) nahe dem Gletschersee.
Yuvarlak planlı yapılar da görülür.Aus Spanien sind auch runde Bauten bekannt.
Çocuklar birbirlerinin ellerini tutup, oturarak yuvarlak halka yaparlar.Die Kinder nehmen sich an den Händen und bilden Ketten, die sich einander gegenüber aufstellen.
Kız bir anda yuvarlak bir güvenlik kamerasına dönüşür.Wir haben eine Konstruktion gebaut, auf der sich eine Kamera permanent im Kreis dreht.
Yuva yerleri değişkenlik gösterir.Das verändert natürlich die Wohnbedürfnisse.
Mutlu Yuva Mutlu Yaşam Derneği.Gesund wohnen und freudig arbeiten.
Eğer bu savaş kazanılamazsa bu topraklarda düşlenen hiçbir yuva hayalinin gerçekleşme ihtimali kalmayacaktır.Sollte dieser Plan scheitern, werde keiner von ihnen diese Nacht überleben, mutmaßt einer der Ganoven.
Yaptıkları yuva sadece kendilerinin girebileceği kadar bir açıklık içerir ve serttir.Sie komme aber nur in die hell erleuchteten Wohnstätten und bringe ihnen Glück fürs kommende Jahr.
Yavruların yuvada kalma süresi farklıdır.Die Verweildauer der Jungvögel im Elternverband ist sehr unterschiedlich.
Boş ağaçları veya terk edilmiş tavşan yuvalarını da bazen sığınak olarak kullanırlar.Auch hohle Baumstämme oder verlassene Kaninchenbaue nehmen sie gelegentlich an.
Daha büyük yuvalar daha çok sayıda yavrunun palazlanmasına izin verdiği için ilgi görür.Größere Gelege sind darauf zurückzuführen, dass mehrere Weibchen in ein Gelege legen.
Bayağı kirazkuşu yuvaları yerde ya da yere yakın yerlerde bulunur.Zahlreiche Sommerhäuser befinden sich im Ort oder in seiner Nähe.
Bütün Ortodoks kiliseler, okullar ve çocuk yuvaları kapatıldı.Alle Predigthäuser und Schulen wurden geschlossen.
Mevsimsel olarak tekeşli yaşayan fregat kuşları koloni hâlinde yuva yaparlar.Im Spätherbst versuchen neue Vogelpaare, sich ein Revier zu erobern.
Tercihen yaşlı ağaçların oyuklarında yuva yaparlar.Ihr solltet die Häuser der Betrübten den Häusern der Fröhlichen vorziehen.
Meyvesi yuvarlak,oval veya böbrek şeklinde olabilir.Schächte können eckig, oval oder kreisrund geformt sein.
Avluya bakan pencereler yuvarlak kemerli ve oldukça büyüktür.Die Fenster des Langhauses sind eingezogen und rundbogig.
Bir yer kazımasında yuva yaparlar ve bir-iki yumurta (nadiren üç) koyarlar.Er lief dort in einer Pokalpartie (kein Tor) und elf Ligaspielen (zwei Tore) auf.
Kanatlar kısa ve yuvarlaktır.Die Flügel sind kurz und rund.
3-5 yumurtayı koydukları yuvaları basit bir yer kazımasıdır.Das aus drei bis fünf Eiern bestehende Gelege wurde auf dem Erdreich abgelegt.
Kilere yuvarlanan Harry ölür.Zurück im Leben, stellt sich Harry tot.
Yuvaklı'da 5 Yıllık İlköğretim Okulu (Yuvaklı İlköğretim Okulu) bulunmakta ve faal durumdadır.Nach fünf Schuljahren erlangen sie mit den ZAGs („Zaubergrade“) den ersten Abschluss.
Yuvalarını yere yaparlar ve içine genellikle iki yumurta bırakırlar.Sie benutzen meist Erdhöhlen und legen in der Regel nur ein, manchmal auch zwei Eier.
Onun yerine aynı bölgede Whitney Museum Amerikan Sanat koleksiyonu için yeni bir yuva inşa etti.Sie hat das Whitney Museum of American Art in New York City gestiftet.
42 ila 46 gün sonra yavrular küçük uçuşlar için yuvadan ayrılırlar.Nach 24–26 Tagen verlassen die Jungvögel die Nisthöhle.
Bu kuş, herhangi bir sinek kuşundan daha kuzeyde yuva yapar.Dabei brüten einige Schnepfenvögel weiter nördlich als alle anderen Vögel.
Aynı zamanda yuva için yeni malzeme de taşıyabilir.Dazu kann er auch Nachlassgegenstände veräußern.
Genellikle 5 ila 70 çift arasında küçük koloniler hâlinde yuva yaparlar.Die Nester werden meistens in lockeren Kolonien von 5 bis 70 Paaren angelegt.
O yüzden yuva kurayım dedim.Dabei kam es zu Häuserkämpfen.
Edirnekâri mezar taşları, gövde kesitlerine göre yuvarlak ve çokgen olmak üzere iki şekilde yapılmıştır.Die Gräber von Rhede sind von Gräben in zwei Formen umgeben, von denen 99 ganz oder teilweise erhalten waren.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.So kann sie noch mit dem Frühzug wieder in den Norden fahren.
Açık yerde çoğunlukla küçük gruplarla yuva yaparlar.Meist leben sie in kleinen Gruppen zusammen.
Ay'dan bakıldığında Dünya top gibi yuvarlaktır.De la Lune, la Terre ressemble à un ballon.
Dünya'nın yuvarlak olduğunu doğruladılar.Ils affirmaient que la Terre était ronde.
Denis, Wilson'un yuvarlak suratına gülüyor.Denis rit du visage rondelet de Wilson.
Bir kuş resmetmek için önce bir kuş yuvası ve açık bir kapı çiz.Pour peindre un oiseau, peindre d'abord une cage avec une porte ouverte.
Yeni binada çocuk yuvası da açılmış, ancak 30 Kasım 1924'te kapatılmıştı.Une école maternelle a été également ouverte dans le nouveau bâtiment mais fermée le 30 novembre 1924.
Dağlar ve kum yuvaları konusunda ölçüm ve hesapları bulunmaktadır.Ils adorent le ciel (tengueri) et les esprits des montagnes et des cols.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Mais ceux-ci tombent sur un orphelinat en plein jour de portes ouvertes.
Ek genişleme kapasitesi için bir microSD yuvası da mevcuttur.Un slot microSD est également disponible pour une capacité d'extension supplémentaire.
Yuvaları küçük olur ama 32 kg ağırlığa kadar çıkabilir.Son nid peut être très petit, mais il peut peser jusqu'à 32 kg.
University of California Paleontoloji Müzesi {EN} Horn Point İstiridye Yuvası {EN}University of California Museum of Paleontology.
Hainlere lanet ederek yere yuvarlanır.Que partout les traîtres soient maudits !
Yuvalak, Yoğurtlu (sarımsaklı)hamur, kuru fasulye, nohut, bamya, et yemekleri vardır.Ils obtiennent ainsi des céréales, du seigle, de l'orge, de l'avoine et un peu de froment.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Ses habitants ne construisent pas d’habitations mais vivent et dorment en plein air.
Çoğu birlikte yuva yapmayı tercih eder.La plupart d’entre eux préférèrent se battre aux côtés des colons.