Ana içeriğe geç
Sözlük

yusuf ile cümle

yusuf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Ensimmäiseksi aloin rekisteröimään, milloin ne ilmestyivät Malediiveille.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.그래서 먼저 몰디브에 잠자리가 언제 나타나는지 기록해봤습니다.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.La première chose que j'ai faite a été d'enregistrer quand elles se montraient aux Maldives.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.La prima cosa che ho fatto è stata tener nota di quando apparivano nelle Maldive.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Na początku zacząłem zapisywać, kiedy pojawiają się na wyspach.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Og det første jeg gjorde var, at jeg begyndte at optage når de viste sig på Maldiverne.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Prvá vec, ktorú som spravil, že som začal zaznamenávať kedy sa ukázali na Maledivách.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Si primul lucru pe care l-am facut a fost sa incep sa notez cand soseau in Maldive.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Und so begann ich als erstes damit, aufzuzeichnen, wann sie auf den Malediven auftauchten.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Và điều đầu tiên tôi làm là bắt đầu ghi hình khi chúng đến Maldives.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Y la primera cosa que hice fue empezar a grabar cuando aparecieron en las Maldivas.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Το πρώτο πράγμα που έκανα ήταν να αρχίσω να καταγράφω πότε εμφανίζονταν στις Μαλδίβες.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Первым делом я начал записывать, когда стрекозы появляются на Мальдивах.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Първото, което направих, е да започна да документирам кога се появяват на Малдивите.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.והדבר הראשון שעשיתי היה להתחיל לתעד מתי שהם הופיעו במלדיבים.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.وأول شيء فعلته هو بدأت تسجيل أوقات ظهورها في المالديف.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.やってくる日付の記録でした 答えは10月の21日でした
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,A Jezus poczynał być jakoby w trzydziestu latach, będąc (jako mniemano,)synem Józefa, syna Helego,
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,Al comenzar su ministerio, Jesús tenía como treinta años. Él era (según se creía) hijo de José
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,In on, Jezus, je bil, ko je začel učiti, blizu tridesetih let, sin, kakor se je mislilo Jožefov, Helijev.
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,Ježíš pak počínal býti jako ve třidcíti letech, jakž domnín byl syn Jozefův, kterýž byl syn Heli,
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,예수께서 가르치심을 시작할 때에 삼심세쯤 되시니라 사람들의 아는대로는 요셉의 아들이니 요셉의 이상은 헬리요
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,Και αυτος ο Ιησους ηρχιζε να ηναι ως τριακοντα ετων, ων καθως ενομιζετο, υιος Ιωσηφ, του Ηλι,
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,А тому Ісусові починав ся мало не трийцятий рік, і був Він, як думали, син Йосифїв, Ілиїв,
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,Иисус, начиная Свое служение , был лет тридцати, и был, как думали, Сын Иосифов, Илиев,
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,והוא ישוע בהחלו היה כבן שלשים שנה ויחשבהו לבן יוסף בן עלי׃
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,ولما ابتدأ يسوع كان له نحو ثلاثين سنة وهو على ما كان يظن ابن يوسف بن هالي
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,耶 穌 開 頭 傳 道 、 年 紀 約 有 三 十 歲 . 依 人 看 來 、 他 是 約 瑟 的 兒 子 、 約 瑟 是 希 里 的 兒 子
İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusufun oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,耶穌開頭 傳道 、 年紀約 有 三十 歲 . 依人 看來 、 他 是 約瑟 的 兒子 、 約瑟 是 希 里 的 兒子
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.A Jakób rzekł: Przysiążże mi: i przysiągł mu. Zatem nakłonił się Izrael ku głowom łoża.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.E Jacó disse: Jura-me; e ele lhe jurou. Então Israel inclinou-se sobre a cabeceira da cama.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Er aber sprach: So schwöre mir. Und er schwur ihm. Da neigte sich Israel zu Häupten des Bettes.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.És monda: Esküdjél meg nékem! és megesküvék néki. És leborula Izráel az ágy fejére.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói : Con hãy thề đi . Giô-sép bèn thề . Ðoạn , Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình .
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói: Con hãy thề đi. Giô-sép bèn thề. Ðoạn, Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Iacov a zis: ,,Jură-mi.`` Şi Iosif i -a jurat. Apoi Israel s'a plecat cu faţa pe căpătîiul patului.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.I řekl Jákob: Přisáhni mi. Tedy přisáhl jemu. I sklonil se Izrael k hlavám lůže.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Jacob dit: Jure-le-moi. Et Joseph le lui jura. Puis Israël se prosterna sur le chevet de son lit.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.야곱이 또 가로되 내게 맹세하라 맹세하니 이스라엘이 침상 머리에서 경배하니라
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ko pa veli: Prisezi mi! mu je prisegel. In Izrael se prikloni Bogu proti zglavju postelje svoje.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Men han sade: »Giv mig din ed därpå.» Och han gav honom sin ed. Då tillbad Israel, böjd mot sängens huvudgärd.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Riprese: «Giuramelo!». E glielo giurò; allora Israele si prostrò sul capezzale del letto
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Vtedy povedal: Prisahaj mi! A prisahal mu. A Izrael sa poklonil na hlavu svojej palice.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Y él dijo: --¡Júramelo! Él se lo juró. Entonces Israel se postró sobre la cabecera de la cama
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ο δε ειπεν, Ομοσον μοι και ωμοσεν εις αυτον. Και προσεκυνησεν ο Ισραηλ επι το ακρον της ραβδου αυτου.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.И рече Яков : Закълни ми се; и той му се закле. Тогава Израил се поклони върху възглавницата на леглото.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.И сказал: клянись мне. И клялся ему. И поклонился Израиль на возглавие постели.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.ויאמר השבעה לי וישבע לו וישתחו ישראל על ראש המטה׃
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.فقال احلف لي. فحلف له. فسجد اسرائيل على راس السرير
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.雅 各 說 、 你 要 向 我 起 誓 、 約 瑟 就 向 他 起 了 誓 、 於 是 以 色 列 在 床 頭 上 〔 或 作 扶 著 杖 頭 〕 敬 拜 神
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.雅各 說 、 你 要 向 我 起誓 、 約瑟 就 向 他 起了誓 、 於是 以色列 在床 頭 上 〔 或 作扶 著 杖頭 〕 敬 拜神
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.A synovia Izraelovi urobili tak. A Jozef im dal vozy podľa rozkazu faraonovho a dal im aj potravy na cestu.
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.Det gjorde Israels Sønner så. Og efter Faraos Bud gav Josef dem Vogne og Rejsekost med;
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.Die Kinder Israels taten also. Und Joseph gab ihnen Wagen nach dem Befehl Pharaos und Zehrung auf den Weg
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.Fiii lui Israel au făcut aşa. Iosif le -a dat cară, după porunca lui Faraon; le -a dat şi merinde pentru drum.
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.In sinovi Izraelovi so storili tako; in dal jim je Jožef voz po ukazu Faraonovem, dal jim tudi brašna na pot.
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.Israelin pojat tekivät niin, ja Joosef antoi heille vaunuja faraon käskyn mukaan sekä evästä matkaa varten.
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.Israels söner gjorde så, och Josef gav dem vagnar, efter Faraos befallning, och gav dem kost för resan.
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.I učinili tak synové Izraelovi. A dal jim Jozef vozy podlé rozkázaní Faraonova; dal také jim pokrmy na cestu.
İsrailin oğulları söyleneni yaptı. Firavunun buyruğu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azık verdi.이스라엘의 아들들이 그대로 할새 요셉이 바로의 명대로 그들에게로 수레를 주고 길 양식을 주며
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod