Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.А началникът на виночерпците не си спомни за Иосифа, но го забрави.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.И не вспомнил главный виночерпий об Иосифе, но забыл его.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.ולא זכר שר המשקים את יוסף וישכחהו׃
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.ولكن لم يذكر رئيس السقاة يوسف بل نسيه
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.酒 政 卻 不 記 念 約 瑟 、 竟 忘 了 他
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.酒 政卻 不 記念 約瑟 、 竟 忘 了 他
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSela(76:16) Ты избавил мышцею народ Твой, сынов Иакова и Иосифа.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSela(77:16) Par ton bras tu as délivré ton peuple, Les fils de Jacob et de Joseph. -Pause.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaChúa dùng cánh tay mình mà chuộc dân sự Chúa, Tức là con trai của Gia-cốp và của Giô-sép.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaChúa dùng cánh_tay mình mà chuộc dân_sự Chúa , Tức_là con_trai của Gia-cốp và của Giô-sép .
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaCom o teu braço remiste o teu povo, os filhos de Jacó e de José.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaCon tu brazo has redimido a tu pueblo, a los hijos de Jacob y de José. (Selah
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaDengan kekuatan-Mu Kaubebaskan umat-Mu, keturunan Yakub dan Yusuf
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaDu är Gud, en Gud som gör under; du har uppenbarat din makt bland folken.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaDu er den Gud som gjør under; du har kunngjort din styrke blandt folkene.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaDu hast dein Volk erlöst mit Macht, die Kinder Jakobs und Josephs. (Sela.)
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSela주의 팔로 주의 백성 곧 야곱과 요셉의 자손을 구속하셨나이다 (셀라)
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaOdrešil si s povzdignjeno roko ljudstvo svoje, sinove Jakobove in Jožefove. (Sela.)
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaPrin braţul Tău, Tu ai izbăvit pe poporul Tău, pe fiii lui Iacov şi ai lui Iosif.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaSinä olet Jumala, joka teet ihmeitä, sinä olet ilmoittanut voimasi kansojen seassa.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaTe vagy az Isten, a ki csodát mívelsz; megmutattad a népek között a te hatalmadat.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaTu sei il Dio che opera meraviglie, manifesti la tua forza fra le genti
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaTy jsi ten Bůh silný, jenž činíš divné věci; uvedl jsi v známost mezi národy sílu svou.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaTy si ten silný Bôh, ktorý činíš zázraky. Dal si znať svoju silu medzi národami.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaTyś jest Bóg, który czynisz cuda; podałeś do znajomości między narody moc twoję.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaU bent de God, Die wonderen doet. U hebt de volken Uw macht laten zien.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaudøste dit Folk med din Arm, Jakobs og Josefs Sønner. - Sela.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaΕλυτρωσας δια του βραχιονος σου τον λαον σου, τους υιους Ιακωβ και Ιωσηφ. Διαψαλμα.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaИзкупил си с мишцата Си людете Си, Чадата Яковови и Иосифови, (Села.)
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaגאלת בזרוע עמך בני יעקב ויוסף סלה׃
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSelaفككت بذراعك شعبك بني يعقوب ويوسف. سلاه.
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSela你 曾 用 你 的 膀 臂 贖 了 你 的 民 、 就 是 雅 各 和 約 瑟 的 子 孫 。 〔 細 拉
Güçlü bileğinle kendi halkını, Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın. _iSela你 曾 用 你 的 膀臂 贖 了 你 的 民 、 就是 雅各 和 約瑟 的 子孫 。 〔 細拉
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Estoy interesado en toda clase de cosas, casi todo lo que se mueve, incluyendo libélulas.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Jeg er interesseret i alle mulige ting, næsten alt der bevæger sig, inklusiv guldsmede.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Je m'intéresse à toutes sortes de choses, presque à tout ce qui bouge, y compris les libellules.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Mich interessiert eine Reihe von Dingen, fast alles was sich bewegt, darunter auch Libellen.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Mi interessano tante cose, quasi tutto quello che si muove, comprese le libellule.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Mindenféle dolog érdekel, majdnem minden, ami mozog, a szitakötőket is beleértve.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Olen kiinnostunut kaikenlaisista asioista, lähes kaikesta mikä liikkuu, mukaan lukien sudenkorennot.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Sunt interesat de tot felul de lucruri, aproape tot ce misca, inclusiv libelule.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Takmer o všetko čo sa hýbe vrátane vážok.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Tôi hứng thú với mọi thể loại, hầu như là những thứ di chuyển, bao gồm chuồn chuồn.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Με ενδιαφέρουν ένα σωρό πράγματα, σχεδόν ό,τι κινείται, συμπεριλαμβανομένων και των λιβελούλων.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Интересувам се от всякакви неща - почти всичко, което се движи, включително водни кончета.
Her şeye ilgim vardır, neredeyse hareket eden her şeye. Buna yusufçuklar da dahil.Я очень любопытен, мне интересно всё то, что движется, включая стрекоз.
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?De af jer der voksede op i Indien, kan I huske jeres barndom, guldsmede, guldsmedesværme?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?인도에서 어린 시절을 보내신 분 중에 어렸을 때 잠자리를 보신 기억이 있나요? 떼지어 다니는 잠자리를요? 학교같은 데서요.
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Những ai lớn lên ở Ấn Độ, bạn có nhớ về tuổi thơ, những chú chuồn chuồn, bầy chuồn chuồn ?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Önök közül azok, akik Indiában nőttek fel, emlékeznek-e gyerekkorukból szitakötőkre, szitakötőrajokra?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Te, jotka kasvoitte Intiassa, muistatteko lapsuudessanne olleen sudenkorentoja, parvittain sudenkorentoja?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Tí z vás, ktorí vyrástli v Indii, pamätáte si z detstva vážky, roje vážok?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Онези от вас, които са израснали в Индия, помните ли през вашето детство водни кончета, рояци водни кончета?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Те из вас, кто рос в Индии, помните ли вы стрекоз, целые тучи стрекоз?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?אילו מביניכם שגדלו בהודו, האם אתם זוכרים בילדותכם, שפיריות, נחילי שפיריות? אולי בבית הספר,
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?الذين ترعرعوا في الهند، هل تذكرون في طفولتكم، اليعسوب، حشد من اليعسوب؟ ربما في المدرسة،
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?トンボです トンボの大群を覚えていますか? 多分小学生の頃 紐に結わえて 飛ばして遊んだりしませんでしたか?
Hint Okyanusu'nda geceleyin 2,424 metrede uçarken. Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.Leciała w nocy nad oceanem, na wysokości 2 424 m, tak jak ważki.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Az első dolgom az volt, hogy minden évben feljegyeztem, mikor bukkannak fel a Maldív-szigeteken.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.En het eerste wat ik deed was beginnen met opnemen wanneer ze op kwamen dagen op de Malediven.