Ana içeriğe geç
Sözlük

yusuf ile cümle

yusuf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Då sade Farao till Josef: »Din fader och dina bröder hava alltså nu kommit till dig.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Da sa Farao til Josef: Din far og dine brødre er kommet til dig.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Da sagde Farao til Josef: "Din Fader og dine Brødre er kommet til dig;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Então falou Faraó a José, dizendo: Teu pai e teus irmãos vieram a ti;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Entonces el faraón habló a José diciendo: --Tu padre y tus hermanos han venido a ti
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,És szóla a Faraó Józsefnek, mondván: A te atyád és a te atyádfiai jöttek te hozzád.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Faraon a zis lui Iosif: ,,Tatăl tău şi fraţii tăi au venit la tine.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Farao zei tegen Jozef: "Kies maar een plaats waar ze zich kunnen vestigen.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,I mluvil Farao Jozefovi, řka: Otec tvůj a bratří tvoji přišli k tobě.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,In Faraon ogovori Jožefa, rekoč: Oče tvoj in bratje tvoji so prišli k tebi.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,바로가 요셉에게 일러 가로되 네 아비와 형들이 네게 왔은즉
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Lalu berkatalah raja kepada Yusuf, "Sekarang ayah dan saudara-saudaramu sudah ada di sini
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Niin farao sanoi Joosefille: "Isäsi ja veljesi ovat tulleet sinun luoksesi.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Pharaon dit à Joseph: Ton père et tes frères sont venus auprès de toi.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Pha-ra-ôn phán cùng Giô-sép như vầy: Cha và anh em ngươi đã đến cùng ngươi;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Pha-ra-ôn phán cùng Giô-sép như_vầy : Cha và anh_em ngươi đã đến_cùng ngươi ;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Pharao sprach zu Joseph: Es ist dein Vater und sind deine Brüder, die sind zu dir gekommen;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Tedy rzekł Farao do Józefa mówiąc: Ojciec twój i bracia twoi przyjechali do ciebie;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,Και ειπεν ο Φαραω προς τον Ιωσηφ λεγων, Ο πατηρ σου και οι αδελφοι σου ηλθον προς σε
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,И сказал фараон Иосифу: отец твой и братья твои пришли к тебе;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,И Фараон говори на Иосифа, казвайки: Баща ти и братята ти дойдоха при тебе;
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,ויאמר פרעה אל יוסף לאמר אביך ואחיך באו אליך׃
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,فكلم فرعون يوسف قائلا ابوك واخوتك جاءوا اليك.
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,法 老 對 約 瑟 說 、 你 父 親 和 你 弟 兄 到 你 這 裡 來 了
Firavun Yusufa, ‹‹Babanla kardeşlerin yanına geldiler›› dedi,法老 對約 瑟說 、 你 父親 和 你 弟兄 到 你 這裡來了
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››En Farao verklaarde tegenover Jozef: "Ik, de koning van Egypte, zweer dat mijn land u zal gehoorzamen."
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››바로가 요셉에게 이르되 나는 바로라 애굽 온 땅에서 네 허락 없이는 수족을 놀릴 자가 없으리라 하고
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››ויאמר פרעה אל יוסף אני פרעה ובלעדיך לא ירים איש את ידו ואת רגלו בכל ארץ מצרים׃
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››وقال فرعون ليوسف انا فرعون. فبدونك لا يرفع انسان يده ولا رجله في كل ارض مصر
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››法 老 對 約 瑟 說 、 我 是 法 老 、 在 埃 及 全 地 、 若 沒 有 你 的 命 令 、 不 許 人 擅 自 辦 事 。 〔 原 文 作 動 手 動 腳
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››法老 對約 瑟說 、 我 是 法老 、 在 埃及 全 地 、 若 沒 有 你 的 命令 、 不 許人 擅自 辦事 。 〔 原文 作動 手 動腳
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.바로는 요셉에게 이르되 네 형들에게 명하기를 너희는 이렇게 하여 너희 양식을 싣고 가서 가나안 땅에 이르거든
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.og Farao sagde til Josef: "Sig til dine Brødre: Således skal I gøre: Læs eders Dyr og drag til Kana'ans Land,
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.Pharaon dit à Joseph: Dis à tes frères: Faites ceci. Chargez vos bêtes, et partez pour le pays de Canaan;
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.Und Pharao sprach zu Joseph: Sage deinen Brüdern: Tut also, beladet eure Tiere, zieht hin;
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.ויאמר פרעה אל יוסף אמר אל אחיך זאת עשו טענו את בעירכם ולכו באו ארצה כנען׃
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.فقال فرعون ليوسف قل لاخوتك افعلوا هذا. حمّلوا دوابكم وانطلقوا اذهبوا الى ارض كنعان.
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.法 老 對 約 瑟 說 、 你 吩 咐 你 的 弟 兄 們 說 、 你 們 要 這 樣 行 、 把 馱 子 抬 在 牲 筘 上 、 起 身 往 迦 南 地 去
Firavun Yusufa şöyle dedi: ‹‹Kardeşlerine de ki, ‹Hayvanlarınızı yükleyip Kenan ülkesine gidin.法老 對約 瑟說 、 你 吩咐 你 的 弟兄 們說 、 你 們要 這樣 行 、 把馱 子抬 在 牲筘 上 、 起身 往 迦南 地 去
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Aber der oberste Schenke gedachte nicht an Joseph, sondern vergaß ihn.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Ale náčelník čašníkov nepamätal na Jozefa. Ale zabudol na neho. 41. KAPITOLA
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.A nezpomenul správce nad šeňky na Jozefa, ale zapomenul na něj.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.A veliki točaj se ni spomnil Jožefa, temuč ga je pozabil.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.De wijnproever vergat Jozef prompt en dacht niet meer aan hem.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Ðoạn , quan tửu chánh chẳng còn nhớ đến Giô-sép nữa ; quên người đi .
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Ðoạn, quan tửu chánh chẳng còn nhớ đến Giô-sép nữa; quên người đi.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.És nem emlékezék meg a fõpohárnok Józsefrõl, hanem elfelejtkezék róla.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Jednak nie wspomniał przełożony nad podczaszymi na Józefa, ale go zapomniał.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.술 맡은 관원장이 요셉을 기억지 않고 잊었더라
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Le chef des échansons ne pensa plus à Joseph. Il l`oublia.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Ma il capo dei coppieri non si ricordò di Giuseppe e lo dimenticò
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Mai marele paharnicilor nu s'a mai gîndit însă la Iosif. L -a uitat.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Men den øverste munnskjenk kom ikke Josef i hu - han glemte ham.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Men Overmundskænken tænkte ikke på Josef; han glemte ham.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Men överste munskänken tänkte icke på Josef, utan glömde honom.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Mutta ylimmäinen juomanlaskija ei muistanut Joosefia, vaan unhotti hänet.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.O copeiro-mor, porém, não se lembrou de José, antes se esqueceu dele.
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Sin embargo, el jefe de los coperos no se acordó de José, sino que se olvidó de él
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Tetapi pengurus minuman itu tidak ingat lagi kepada Yusuf. Ia sama sekali lupa padanya
Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.Ο αρχιοινοχοος ομως δεν ενεθυμηθη τον Ιωσηφ, αλλα ελησμονησεν αυτον.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod