Ana içeriğe geç
Sözlük

yusuf ile cümle

yusuf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Josef och Benjamin, Naftali, Gad och Aser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Josef og Benjamin, Naftali, Gad og Aser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Joseph, Benjamin, Naphthali, Gad, Asser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Joseph, Benjamin, Nephthali, Gad et Aser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dán, Jozef a Benjamin, Naftali, Gád a Aser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Jozef, Beniamin, Neftalím, Gád a Asser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Józef, i Benjamin, Neftali, Gad i Aser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Jožef in Benjamin, Neftali, Gad in Aser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dán, József, Benjámin, Nafthali, Gád és Áser.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Asyer
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.단과 요셉과 베냐민과 납달리와 갓과 아셀이더라
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Δαν, Ιωσηφ και Βενιαμιν, Νεφθαλι, Γαδ, και Ασηρ.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Дан, Иосиф, Вениамин, Нефталим, Гад и Асир.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.Дан, Иосиф, Вениамин, Неффалим, Гад и Асир.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.דן יוסף ובנימן נפתלי גד ואשר׃
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.دان يوسف وبنيامين نفتالي جاد واشير.
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.但 、 約 瑟 、 便 雅 憫 、 拿 弗 他 利 、 迦 得 、 亞 設
Dan, Yusuf, Benyamin, Naftali, Gad, Aşer.但 、 約瑟 、 便 雅憫 、 拿弗他利 、 迦得 、 亞設
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.A tak nechala jeho rúcho ležať vedľa seba, až prišiel jej pán domov.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ed essa pose accanto a sé la veste di lui finché il padrone venne a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ela guardou a capa consigo, até que o senhor dele voltou a casa.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ella puso junto a sí el manto de José hasta que su señor volvió a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Et elle posa le vêtement de Joseph à côté d`elle, jusqu`à ce que son maître rentrât à la maison.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.I zatrzymała jego szatę u siebie, aż przyszedł pan jego do domu swego;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ja hän pani vaipan viereensä siksi, kunnes Joosefin isäntä tuli kotiin.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.그 옷을 곁에 두고 자기 주인이 집으로 돌아 오기를 기다려
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Lalu istri Potifar menyimpan jubah itu sampai suaminya pulang
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Megtartá azért az õ ruháját magánál, míg az õ ura haza jöve.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà ,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Och hon lät hans mantel ligga kvar hos sig, till dess hans herre kom hem;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Položi pa obleko njegovo poleg sebe, dokler pride gospodar njegov v hišo svojo.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lod hun Kappen blive liggende hos sig, indtil hans Herre kom hjem,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lot hun hans kappe bli liggende hos sig til hans herre kom hjem.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Şi a pus haina lui Iosif lîngă ea pînă s'a întors acasă stăpînul lui.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Tedy schovala roucho jeho u sebe, až přišel pán jeho do domu svého.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Und sie legte sein Kleid neben sich, bis der Herr heimkam,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ze hield de mantel bij zich en toen haar man die avond thuiskwam, vertelde zij hem haar verhaal.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Και απεθεσε το ιματιον αυτου παρ' αυτη, εωσου ηλθεν ο κυριος αυτου εις τον οικον αυτου.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И оставила одежду его у себя до прихода господина его в дом свой.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И тя задържа дрехата му при себе си, докато си дойде господарят му в дома си.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.ותנח בגדו אצלה עד בוא אדניו אל ביתו׃
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.فوضعت ثوبه بجانبها حتى جاء سيده الى بيته.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦 人 把 約 瑟 的 衣 裳 放 在 自 己 那 裡 、 等 著 他 主 人 回 家
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦人 把 約瑟 的 衣裳 放在 自己 那 裡 、 等著 他 主人 回家
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.A jeho pán videl, že je s ním Hospodin a že Hospodin pôsobil, aby všetko, čo robil, darilo sa v jeho ruke.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.A viděl pán jeho, že Hospodin byl s ním, a že všecko, což činil, Hospodin k prospěchu přivedl v rukou jeho.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.Chủ thấy Ðức Giê-hô-va phù hộ chàng và xui cho mọi việc chi chàng lãnh làm nơi tay đều được thạnh vượng.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.Chủ thấy Ðức_Giê - hô-va phù_hộ chàng và xui cho mọi việc chi chàng lãnh làm nơi tay đều được thạnh vượng .
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.Da hans herre så at Herren var med ham, og at Herren lot alt det han gjorde, lykkes for ham,
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.E viu o seu senhor que Deus era com ele, e que fazia prosperar em sua mão tudo quanto ele empreendia.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.I baczył pan jego, że Pan był z nim, a iż wszystko co on czynił, Pan szczęścił w ręku jego.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.In gospodar njegov je videl, da je GOSPOD ž njim in da vse, kar on počenja, pospešuje GOSPOD v roki njegovi.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.그 주인이 여호와께서 그와 함께하심을 보며 또 여호와께서 그의 범사에 형통케 하심을 보았더라
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.och hans herre såg att HERREN var med honom, ty allt vad han gjorde lät HERREN lyckas väl under hans hand.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.og hans Herre så, at HERREN var med ham, og at HERREN lod alt, hvad han foretog sig, lykkes for ham.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.Potifar merkte dit en besefte dat de HERE Jozef op een bijzondere manier zegende.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.quien vio que Jehovah estaba con él y que todo lo que él hacía, Jehovah lo hacía prosperar en su mano
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.Stăpînul lui a văzut că Domnul era cu el, şi că Domnul făcea să -i meargă bine ori dece se apuca.
Efendisi RABbin Yusufla birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.Tuannya melihat bahwa TUHAN menolong Yusuf dan karena itu Yusuf berhasil baik dalam segala yang dikerjakannya
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod