Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Då stod han upp och tog barnet och dess moder med sig, och kom så till Israels land.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Egli, alzatosi, prese con sé il bambino e sua madre, ed entrò nel paese d'Israele
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Então ele se levantou, tomou o menino e sua mãe e foi para a terra de Israel.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Entonces él se levantó, tomó al niño y a su madre, y entró en la tierra de Israel
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Giô-sép bèn chờ dậy , đem con_trẻ và mẹ Ngài trở_về xứ Y-sơ-ra-ên .
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Giô-sép bèn chờ dậy, đem con trẻ và mẹ Ngài trở về xứ Y-sơ-ra-ên.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Iosif s'a sculat, a luat Pruncul şi pe mama Lui, şi a venit în ţara lui Israel.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Joseph se leva, prit le petit enfant et sa mère, et alla dans le pays d`Israël.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.요셉이 일어나 아기와 그 모친을 데리고 이스라엘 땅으로 들어오니라
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Kterýžto vstav, vzal dítě i matku jeho, a přišel do země Izraelské.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Niin hän nousi, otti lapsen ja hänen äitinsä ja meni Israelin maahan.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Og han stod op og tog Barnet og dets Moder med sig og kom til Israels Land.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Og han stod op og tok barnet og dets mor og kom til Israels land.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.On pa vstane in vzame dete in mater njegovo in pride v zemljo izraelsko.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Õ pedig felkelvén, magához vevé a gyermeket és annak anyját, és elméne Izráel földére.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Und er stand auf und nahm das Kindlein und sein Mutter zu sich und kam in das Land Israel.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Yusuf pun bangun, lalu membawa Anak itu dengan Maria kembali ke Israel
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Ο δε εγερθεις παρελαβε το παιδιον και την μητερα αυτου και ηλθεν εις γην Ισραηλ.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.И тъй той стана, взе детето и майка Му, и дойде в Израелевата земя.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.І встав він, і взяв хлопятко й матір його, та й пійшов у землю Ізраїлеву.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.Он встал, взял Младенца и Матерь Его и пришел в землю Израилеву.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.ויקם ויקח את הילד ואת אמו ויבא ארצה ישראל׃
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.فقام واخذ الصبي وامه وجاء الى ارض اسرائيل.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.約 瑟 就 起 來 、 把 小 孩 子 和 他 母 親 帶 到 以 色 列 地 去
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.約瑟 就 起來 、 把 小孩子 和 他 母親帶 到 以色列 地去
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.De skal dele det i syv Dele; Juda skal beholde sit Område mod Syd og Josefs Slægt sit mod Nord.
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.그들이 그 땅을 일곱 부분에 나누되 유다는 남편 자기 경내에 거하고 요셉의 족속은 그 북편 자기 경내에 거한즉
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.והתחלקו אתה לשבעה חלקים יהודה יעמד על גבולו מנגב ובית יוסף יעמדו על גבולם מצפון׃
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.وليقسموها الى سبعة اقسام فيقيم يهوذا على تخمه من الجنوب ويقيم بيت يوسف على تخمهم من الشمال.
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.他 們 要 將 地 分 作 七 分 . 猶 大 仍 在 南 方 、 住 在 他 的 境 內 . 約 瑟 家 仍 在 北 方 、 住 在 他 的 境 內
Bu toprakları yedi bölgeye ayırsınlar. Yahuda güney bölgesinde, Yusufoğulları kuzey bölgesinde kalsın.他 們要將 地 分作 七 分 . 猶大 仍 在 南方 、 住在 他 的 境內 . 約瑟 家 仍 在 北方 、 住在 他 的 境內
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.Chủ ngục giao hết các kẻ tù trong tay Giô-sép , chẳng việc chi làm qua khỏi được chàng .
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.Chủ ngục giao hết các kẻ tù trong tay Giô-sép, chẳng việc chi làm qua khỏi được chàng.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.전옥이 옥중 죄수를 다 요셉의 손에 맡기므로 그 제반 사무를 요셉이 처리하고
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.så at han gav ham Opsyn over alle Fangerne i Fængselet, og han sørgede for alt, hvad der skulde gøres der.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.ויתן שר בית הסהר ביד יוסף את כל האסירם אשר בבית הסהר ואת כל אשר עשים שם הוא היה עשה׃
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.فدفع رئيس بيت السجن الى يد يوسف جميع الاسرى الذين في بيت السجن. وكل ما كانوا يعملون هناك كان هو العامل.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.司 獄 就 把 監 裡 所 有 的 囚 犯 、 都 交 在 約 瑟 手 下 、 他 們 在 那 裡 所 辦 的 事 、 都 是 經 他 的 手
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.司獄 就 把 監裡 所有 的 囚犯 、 都 交 在 約瑟 手下 、 他 們在 那 裡 所 辦 的 事 、 都 是 經 他 的 手
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Akkor hogy lehetséges, hogy minden évben szitakötők milliói, milliók, több millió szitakötő jelenik meg?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Así que, por qué cada año millones de libélulas, millones, aparecen millones de libélulas.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Deci de ce in fiecare an milioane de libelule, milioane, milioane de libelule isi fac aparitia.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Dlaczego więc co roku pojawiają się miliony ważek? pojawiają się miliony ważek?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Joten, miksi siis vuosittain miljoonat sudenkorennot ilmestyvät?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.그렇다면 도대체 왜 매 해마다 수백만의 잠자리가, 정말 수백만입니다. 수백만의 잠자리가 나타날까요?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Perché, allora, ogni anno compaiono milioni e milioni di libellule?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Tak prečo každý rok milióny vážok, milióny, milióny vážok sa tu zjavuje.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Vậy, tại sao hàng năm hàng triệu con chuồn chuồn , hàng triệu, hàng triệu con chuồn chuồn lại đến?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Waarom is het dan dat elk jaar miljoenen libellen, miljoenen, miljoenen libellen komen opdagen.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Weshalb also tauchen jedes Jahr Millionen Libellen, Millionen, Millionen Libellen dort auf.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Γιατί λοιπόν κάθε χρόνο εκατομμύρια λιβελούλες, εκατομμύρια, εκατομμύρια λιβελούλες εμφανίζονται.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Так почему же тогда каждый год сюда прилетают миллионы и миллионы стрекоз?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.Тогава защо всяка година се появяват милиони водни кончета, милиони, милиони водни кончета?
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.אם כן, מדוע כל שנה מליוני שפיריות, מליונים, מליונים של שפיריות מגיעות.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.إذاً، لماذا كل سنة الملايين من اليعسوب، الملايين، الملايين من اليعسوب تظهر فجأة.
Bu yüzden de her yıl milyonlarca yusufçuk, milyonlarca milyonlarca yusufçuk ortaya çıkıyor.ここでは何百万ものトンボを 見ることが出来るのでしょうか? 興味をそそられました では少し中断して
Cariyelerle çocuklarını öne, Leayla çocuklarını arkaya, Rahelle Yusufu da en arkaya dizdi.A dievky a ich synov postavil napredok a Leu a jej deti za nimi a Rácheľ a Jozefa naposledy.
Cariyelerle çocuklarını öne, Leayla çocuklarını arkaya, Rahelle Yusufu da en arkaya dizdi.A pus în frunte roabele cu copiii lor, apoi pe Lea cu copiii ei, şi la urmă pe Rahela cu Iosif.
Cariyelerle çocuklarını öne, Leayla çocuklarını arkaya, Rahelle Yusufu da en arkaya dizdi.Il plaça en tête les servantes avec leurs enfants, puis Léa avec ses enfants, et enfin Rachel avec Joseph.
Cariyelerle çocuklarını öne, Leayla çocuklarını arkaya, Rahelle Yusufu da en arkaya dizdi.in postavi dekli in njune otroke spredaj in Lejo in otroke njene za njimi, Rahelo pa in Jožefa najzadnje.