Ana içeriğe geç
Sözlük

yusuf ile cümle

yusuf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.To sta prejela v dediščino Jožefova sinova Manase in Efraim.
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.Και ελαβον την κληρονομιαν αυτων οι υιοι Ιωσηφ, ο Μανασσης και ο Εφραιμ.
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.И Иосифовите потомци, племената на Манасия и Ефрема, взеха наследството си.
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.Это получили в удел сыны Иосифа: Манассия и Ефрем.
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.וינחלו בני יוסף מנשה ואפרים׃
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.فملك ابنا يوسف منسّى وافرايم
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.約 瑟 的 兒 子 瑪 拿 西 、 以 法 蓮 、 就 得 了 他 們 的 地 業
Böylece Yusufun soyundan gelen Manaşşe ve Efrayim paylarını almış oldular.約瑟 的 兒子瑪 拿西 、 以 法蓮 、 就 得了 他 們的 地業
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Así, la libélula está viniendo de India en el monzón del NE.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.A szitakötők tehát az északnyugati monszunnal jönnek Indiából, méghozzá 1000-2000 m magasan.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.A tak vážky v skutočnosti prichádzajú z Indie na severovýchodnom monzúne.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Deci libelulele vin de fapt din India cu musonul de nord-est.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Die Libellen kommen also in Wirklichkeit mit dem Nordost Monsun aus Indien.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Donc les libellules viennent bien d'Inde avec la mousson du nord-est.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Dus komen de libellen in feite met de noordoostmoesson uit India.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Joten sudenkorennot tulevat Intiasta talvimonsuunin mukana 1 000 - 2 000 metrin korkeudessa.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.즉 잠자리는 사실 인도에서 북동몬순을 타고 오는거죠.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Nên chuồn chuồn đang từ Ấn Độ khi có gió mùa Đông Bắc, nhưng ở độ cao 1.000 đến 2.000 mét.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Więc ważki lecą z Indii z monsunem zimowym.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Οι λιβελούλες λοιπόν έρχονται από την Ινδία στο βορειοανατολικό μουσώνα.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Така че водните кончета всъщност идват от Индия по североизточния мусон.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.Так стрекозы прилетают из Индии с северо-восточным муссоном на высоте 1000-2000 метров.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.ולכן, השפיריות מגיעות מהודו על המונסון הצפון מזרחי.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.إذاً، هذه اليعاسيب تأتي من الهند على متن الرياح الموسمية الشمالية الشرقية.
Böylelikle, yusufçukların aslında Hindistan'a kuzey-doğu musonunda geldiğini görüyoruz.しかも高度1000 - 2000m地点ですよ 驚愕ですね
Buna yusufçuklar da dahil.Interesuje mnie wszystko, także ważki.
Buna yusufçuklar da dahil.잠자리도 마찬가지입니다. 그리고 사실
Buna yusufçuklar da dahil. Ve ben aslında, yusufçuklardan bahsedeceğim bugün.En eigenlijk zal ik het deze middag over libellen hebben.
Buna yusufçuklar da dahil.כולל שפיריות. ולמעשה אני
Buna yusufçuklar da dahil.مثل حشرات اليعسوب. في الحقيقة
Buna yusufçuklar da dahil.トンボについてお話します
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Akkor vevék a József felsõ ruháját, és leölének egy kecskebakot, és belemárták a felsõ ruhát a vérbe.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Các anh giết một con dê đực , rồi lấy áo Giô-sép nhúng vào trong máu ;
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Các anh giết một con dê đực, rồi lấy áo Giô-sép nhúng vào trong máu;
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Da nahmen sie Josephs Rock und schlachteten einen Ziegenbock und tauchten den Rock ins Blut
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Ei au luat atunci haina lui Iosif; şi junghiind un ţap, i-au muiat haina în sînge.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Entonces ellos tomaron la túnica de José, degollaron un cabrito del rebaño y empaparon la túnica en la sangre
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Ils prirent alors la tunique de Joseph; et, ayant tué un bouc, ils plongèrent la tunique dans le sang.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.그들이 요셉의 옷을 취하고 수염소를 죽여 그 옷을 피에 적시고
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Lalu mereka menyembelih seekor kambing dan mencelupkan jubah Yusuf ke dalam darah kambing itu
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Men de togo Josefs livklädnad och slaktade en bock och doppade klädnaden i blodet;
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Niin he ottivat Joosefin ihokkaan, teurastivat vuohipukin ja kastoivat ihokkaan vereen.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Presero allora la tunica di Giuseppe, scannarono un capro e intinsero la tunica nel sangue
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Så tog de Josefs Kjortel og dyppede den i Blodet af en Gedebuk, som de slagtede;
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Så tok de Josefs kjortel og slaktet en gjetebukk og dyppet kjortelen i blodet.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tedaj vzemo suknjo Jožefovo in zakoljejo kozliča in jo pomočijo v kri njegovo.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tedy vzali sukni Jozefovu, a zabivše kozla, smočili sukni tu ve krvi.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tedy wzięli suknią Józefowe, i zabili kozła, a umaczali suknią we krwi.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Toen doodden de broers een geit en besmeurden Jozefs mantel met het bloed.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tomaram, então, a túnica de José, mataram um cabrito, e tingiram a túnica no sangue.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Vtedy vzali sukňu Jozefovu a zabijúc kozla zamočili sukňu do krvi.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Τοτε ελαβον τον χιτωνα του Ιωσηφ και εσφαξαν εριφιον εκ των αιγων, και εβαψαν τον χιτωνα εν τω αιματι
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.И взяли одежду Иосифа, и закололи козла, и вымарали одежду кровью;
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Тогава взеха Иосифовата дрешка, заклаха козел и, като натопиха дрешката в кръвта,
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.ויקחו את כתנת יוסף וישחטו שעיר עזים ויטבלו את הכתנת בדם׃
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.فأخذوا قميص يوسف وذبحوا تيسا من المعزى وغمسوا القميص في الدم.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.他 們 宰 了 一 隻 公 山 羊 、 把 約 瑟 的 那 件 彩 衣 染 了 血
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.他 們宰 了 一 隻 公山羊 、 把 約瑟 的 那 件 彩衣 染 了 血
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.A on vstal a vzal so sebou dieťatko i jeho matku a prišiel do zeme Izraelovej.
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.A on wstawszy, wziął do siebie dzieciątko i matkę jego, i przyszedł do ziemi Izraelskiej.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod