Ana içeriğe geç
Sözlük

yusufçuk ile cümle

yusufçuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ama bu yolculuğu yapanlar sadece yusufçuklar değil.Αλλά οι λιβελούλες δεν είναι τα μόνα πλάσματα που περνούν τον ωκεανό.
Ama bu yolculuğu yapanlar sadece yusufçuklar değil.Но водните кончета не са единствените създания, които осъществяват прекосяването.
Ama bu yolculuğu yapanlar sadece yusufçuklar değil.Но не только стрекозы пересекают океан.
Ama bu yolculuğu yapanlar sadece yusufçuklar değil.אך השפיריות אינן היצורים היחידים שחוצים.
Ama bu yolculuğu yapanlar sadece yusufçuklar değil.ولكن اليعاسيب ليست المخلوقات الوحيدة التي تحقق هذا العبور.
Ama bu yolculuğu yapanlar sadece yusufçuklar değil.物語はまだ終わりではありません
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Αλλά οι λιβελούλες -- κάπως δύσκολο.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.А вот стрекозам намного сложнее.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Но водните кончета - малко по-трудно.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.אבל שפיריות - קצת בעייתי.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.أما اليعسوب -- فالأمر ماكر بعض الشيء.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.ここには淡水の水面はありません
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Aber Libellen -- das ist knifflig.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Ale vážky -- trochu zložité.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Ale ważkom jest trudno.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.A szitakötők azonban -- kissé furfangosak.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Dar libelulele -- putin mai dificil.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.하지만 잠자리에겐 좀 어렵죠.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Maar libellen -- lastig.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Mais les libellules - c'est délicat.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Ma per le libellule la vita si fa dura.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Men guldsmede -- en smule indviklet.
Ama yusufçuklara gelince , iş biraz karışıyor.Nhưng chuồn chuồn -- kỹ xảo hơn một chút.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım. Soru şuydu: Yusufçukları ne zaman görüyorsunuz?Ho telefonato e inviato email ad amici e colleghi. chiedendo: quando vedete apparire le libellule?
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım. Soru şuydu: Yusufçukları ne zaman görüyorsunuz?Pytałem znajomych, kiedy u nich pojawiają się ważki.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım. Soru şuydu: Yusufçukları ne zaman görüyorsunuz?Я стал звонить и отправлять письма друзьям и коллегам: когда у вас появляются стрекозы?
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Az történik ugyanis, hogy az itteni monszunesőben szaporodnak.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Ce qu'il se passe, c'est qu'elles se reproduisent dans la mousson ici.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Ce se intampla este ca se inmultesc in ploile musonice de aici.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Chúng đang sinh sản trong mưa gió mùa ở đây.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Čo sa deje, je že sa rozmnožujú v monzúnových dažďoch.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Det der sker er at de formerer sig i monsun regnen.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Es ist so, dass sie sich hier mit Hilfe des Monsunregens fortpflanzen.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.In realtà si stanno riproducendo qui, durante le piogge monsoniche.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.인도에서는 몬순 비가 올 때 번식을 합니다.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Lo que pasa es que se están reproduciendo en las lluvias del monzón aquí.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Ne lisääntyvät monsuunisateissa täällä.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Wat er gebeurt, is dat ze zich voortplanten in de moessonregens hier.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Αυτό που συμβαίνει είναι πως αναπαράγονται στις βροχές των μουσώνων εδώ.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Они размножаются здесь в муссонных дождях.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Онова, което се случва, е, че се размножават в мусонните дъждове тук.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.מה שקורה זה שהן מתרבות בגשתי המונסון כאן.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.ما يحدث هو أنها تتزاوج في الأمطار الموسمية هنا.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.そして今日外で目にする
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Ce sont des libellules à l'aspect médiocre.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Den ser temmelig gennemsnitlig ud for en guldsmed.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Đó là một con chuồn chuồn nhìn khá tầm thường.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Este o libelula cu un aspect oarecum mediocru.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Es una libélula que tiene un aspecto un poco común.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.È una libellula dall'aspetto ordinario.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Ez egy meglehetősen középszerű kinézetű szitakötő.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Het is een libel die er weinig bijzonder uitziet.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Je to pomerne obyčajne vyzerajúca vážka.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.평범하게 생긴 잠자리니까요.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Se on aika tavanomaisen näköinen sudenkorento.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Sie ist eine relativ unscheinbar wirkende Libelle.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Ważka wygląda raczej przeciętnie.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Εμφανισιακά δεν είναι μία πολύ εντυπωσιακή λιβελούλη.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.Она кажется довольно заурядной.
Biraz vasat görünümlü bir yusufçuk.То е доста посредствено на вид водно конче.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod