yurttaş ile cümle
yurttaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Charles Foster Kane.(Orson Welles oynamıştı) Yurttaş Kane (Citizen Kane) (1941).(Rosebud!) » — réplique de Charles Foster Kane (Orson Welles) dans Citizen Kane (1941).
Bütün yurttaş üye dernekleri oy hakkı için girişimde bulunmuşlardır.Presque tous les habitants avaient voté pour lui.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 août : déclaration des droits de l'homme et du citoyen.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.La liberté de culte n'est reconnue que par la Déclaration des droits de l'homme et du citoyen de 1789.
Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.Les droits politiques s'exercent au lieu du domicile.
Bunun için yüklü bir serveti yurttaşlarına dağıttı.Il laisse une grosse fortune à ses héritiers.
Yapılan bir araştırmaya göre bir Sovyet yurttaşının yılda ortalama 18 kez sinemaya gittiği belirlenmiştir.De plus, d’après une étude, les adhérents de la carte illimitée vont en moyenne 46 fois par an au cinéma.
1789 - Fransa Meclisi, "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"ni kabul etti.1789 : adoption de la Déclaration des droits de l’Homme et du citoyen.
Yurttaşlığa Dair Kanun Sadeleştirilmiştir.L'immunité légale totale est accordée au président.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Mis condolencias por las numerosas víctimas y deseos de pronta recuperación a los heridos.
Charles Foster Kane.(Orson Welles oynamıştı) Yurttaş Kane (Citizen Kane) (1941).Ciudadano Kane: Orson Welles (1941).
Temmuz 2011'de ise adı "Yurttaş Hareketi" olarak değiştirildi.Realizada en octubre de 2012, podría traducirse como "marcha del pueblo por la justicia".
Bildirgede yurttaşlara verilecek özgürlüklerden bahsedilmektedir.Tienen derecho a acceder libremente a la información relativa a los organismos públicos.
Bütün yurttaş üye dernekleri oy hakkı için girişimde bulunmuşlardır.El resto de grupos, votaron a su candidato.
Sovyet halkı: Sovyetler Birliği'nde yaşayan yurttaşları betimleyen ön ad.Unión Soviética Unión Soviética - Heredados por sus estados sucesores.
Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir.Con ellos puedes construir casas y reclutar ciudadanos.
Bu uygulama, tüm yurttaşlara kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmayı taahhüt ediyordu.El PIE exige la introducción de un sistema de seguridad social completo a nivel europeo.
Yurttaşlığa Dair Kanun Sadeleştirilmiştir.Es un derecho reservado al ciudadano.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 agosto: pubblicazione della Dichiarazione dei diritti dell'uomo e del cittadino.
AB yurttaşlarının %72'si Hristiyan ve %2'si Müslüman.Il 72% dei cittadini dell'UE sono cristiani, mentre il 2% sono musulmani.
1995'te Fidesz adının yanına Macar Yurttaş Partisi kelimeleri eklendi.Nel 1995 il Fidesz aggiunse al proprio nome la dicitura Partito Civico Ungherese.
Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.Ogni persona ha diritto alla libertà di pensiero, di coscienza e di religione.
Roma içerisinde toga giyme hakkı ettiklerinden beri Roma yurttaşıydılar.Tuttavia, erano senza dubbio cittadini romani, dato che indossavano la toga dentro Roma.
Partinin kendini güncellemesi yalnızca komünistleri değil ülkenin her yurttaşını da ilgilendirmektedir."В обновлении партии непосредственно заинтересованы не только коммунисты, но и каждый гражданин налей страны».
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Искренне соболезнуем родным и близким погибших.
Sparta devletinin tüm üyeleri yurttaş olarak değerlendirilmezdi.Все дети в Спарте считались собственностью государства.
Bildirgede yurttaşlara verilecek özgürlüklerden bahsedilmektedir.Свобода доступа к государственной информации для граждан.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 августа — Принятие УС Франции «Декларации прав человека и гражданина».
Yurttaşlığa Dair Kanun Sadeleştirilmiştir.Право наследования гарантируется.
Büyük Yurttaşlık Savaşı sırasında 4 milyondan fazla kişi ödüllendirildi.В общей сложности в течение Великой Отечественной войны в партию были приняты около 4 млн человек.
1981'de yurttaşlıktan çıkarıldı.Лишены гражданства в 1981 году.
Şubat 1082'de, Venedikli ya da Amalfili bir yurttaşın kapıları Normanlara açmasından sonra Dyrrhachium düştü.В феврале 1082 года Диррахий пал после того, как венецианец Амальфиан открыл городские ворота.
Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde açıklanmıştır.Человек и его права провозглашаются высшей ценностью общества и государства.
Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.Сотрудничество, ориентированное на клиента, вместо иерархии.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.4 000 жителей были депортированы.
Bölgede yaşayan Alman yurttaşlar gözaltına alındı ve daha sonra sınırdışı edildiler.Оставшееся там немецкое население было почти полностью изгнано.
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.لقد درسوا ليس من أجل وظيفة فقط بل من أجل أن يصبحوا مواطنين فعالين.
Roma ve İtalya yurttaşları eyaletler gibi doğrudan değil dolaylı vergiler ödüyorlardı.قام مواطنو روما وإيطاليا بدفع ضرائب غير مباشرة، في حين تم فرض الضرائب المباشرة على المحافظات.
2002 yılında Yurttaş ve Cumhuriyetçi Hareket'ten 4 milletvekili gruba katıldı.وفي عام 2002، انضم أربعة من أعضاء البرلمان الأوروبي من الحركة الفرنسية الوطنية والجمهورية إلى المجموعة.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.ويضمن حرية الدين من الحقوق الدستورية المنصوص عليها في إعلان 1789 من حقوق الإنسان والمواطن.
Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir.توزيع ونقل الأراضي السكنية للمواطنين.
Ada nüfusunun çoğunluğunu Rum kökenli yurttaşlar oluştururdu.أغلبية سكان حي روي من الوافدين.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.هرب آلاف إلى المنفى.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 de agosto - A Assembléia aprovou a Declaração dos Direitos do Homem e do Cidadão.
Gaius ardından Roma'nın İtalyan müttefiklerine yurttaşlık hakları bağışlayacak bir yasa tasarısı önerdi.Caio então propôs uma lei que garantia cidadania a aliados italiotas.
V Gallica, mevcudu Roma yurttaşı olmayan eyalet askerlerinden oluşturulan ilk Roma lejyonudur.A V Gallica foi a primeira legião romana composta de soldados provinciais e não por cidadãos romanos.
Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların oluşturulmasına katılma hakkına sahiptir.Todos os cidadãos têm o direito de concorrer, pessoalmente ou através de mandatários, para a sua formação.
Ayrıca İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin esasları uygulamaya konuldu.Baseia-se também na Declaração dos Direitos do Homem e do Cidadão.
1789 - Fransa Meclisi, "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"ni kabul etti.1789 — Revolução Francesa: é votada a Declaração dos Direitos do Homem e do Cidadão.
Arşimet, dehasını yurttaşlarına yardıma yöneltti.Deus o queria para aliviar o sofrimento do seu povo.
8'den 9'a kadar olan maddeler, yurttaşlık, mültecilerin geri gönderilmesi ve mülk talepleri ile ilgili idi.Artikelen 8 en 9 betreffen het staatsburgerschap, de terugkeer van vluchtelingen, en eigendomsclaims.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.Veertienduizend personen worden gedeporteerd.
Bu insanlar, ulus devletinin yurttaşlarıdır, yurttaş-ordunun askerleridir.De wachters: dit zijn de soldaten van de staat.
Madrid metrosunda tüm istasyonlar engelli yurttaşlar için erişim sağlayamamaktadır.Op den duur moeten alle Berlijnse metrostations volledig toegankelijk zijn voor mindervaliden.
Ayrıca "Xanadu", Yurttaş Kane isimli filmdeki saraya verilen isimdir.Xanadu (fictieve plek), In de film Citizen Kane verwijst men naar Xanadu als het paleis van Kane.
Yurttaş Hareketi, 1997 yılında "ulusal siyasi gruplaşma" olarak kurulmuştur.Convergencia werd opgericht als nationale politieke groepering in 1997.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Deze buitenwijken ontstonden op oude landerijen verkaveld werden.
Yalnızca siyasal durumu değil, kendi yurttaşlarını da eleştiriyor.Niet alleen vanwege zijn beleid, maar ook vanwege zijn uitspraken.
Bütün yurttaşların siyasal haklara sahip olmasını sağladı.Alleen rijksburgers hebben volledige politieke rechten.
Yurttaşlığa Dair Kanun Sadeleştirilmiştir.De godsdienst werd verstaatst.