Ana içeriğe geç
Sözlük

yurt ile cümle

yurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Lisaks korraldatakse vähemalt kord aastas ekskursioone.
Çizgileri yurtdışında yayımlandı.Kõik saated on välismaalt sisse ostetud.
Bütün yurttaşların siyasal haklara sahip olmasını sağladı.Neilt võeti pea kõik kodanikuõigused.
1980 öncesinde yurt dışına çıktı.Välismaale pääses ta alles 1980. aastal.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.27. august – Prantsuse rahvusassamblee kinnitas inimõiguste deklaratsiooni.
100.000 Sestertius değerinde serveti olan yurtaşlar.Tema varandus oli umbes 300 miljonit sestertsi.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Minu sügav kaastunne hukkunute peredele''.
1982 yılında İngiliz yurttaşlığına geçti.Ta sai 1982. aastal Suurbritannia kodakondsuse.
Yurttaş iki sezon bu görevden kaldıktan sonra takımdan ayrılmıştır.Pärast kaht hooaega lahkus Alesi sellest meeskonnast.
Filmleri yurt içinde olduğu kadar, özellikle komşu ülkelerde de aynı ilgiyi gördü.Filmiti peamiselt Kudõmkaris, aga ka ümbruskonna külades.
Piknik yurtdışına da açıldı.Ma lähen välismaale puhkama.
Öğrenimini yurtdışında yaptı.Platon õppis välismaal.
Vasa’nın kaderi yurtdışında olan krala 27 Ağustos tarihli mektupla bildirilir.Kuningale teatati Vasaga juhtunud õnnetusest 27. augustil kirja teel.
Yurtdışı kanallarına seri belgesel programlar üretti.See tagas kvaliteetse telefoniside välismaaga.
1999-2007 yılları arasında yurtdışında sürgünde yaşadı.Aastatel 1990–1998 elas ta peamiselt välismaal.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Nad tegutsesid aktiivselt tema teoste ettekandmise nimel ja aitasid partituure välismaale toimetada.
Aralık 1995'te Rus meclisi Duma'ya Rusya Halk Yurtseverler Birliği'nden milletvekili olarak seçildi.Aastal 1995 valiti ta kommunistliku partei esindajana Venemaa Riigiduuma liikmeks.
Bunu yurt dışı projeleri izler.Ta kopeeris seal välismaa eeskujusid.
Arenas buna meydan okurcasına, yazdıklarının müsveddelerini gizlice yurtdışına gönderdi ve orada yayınlandı.Pensionipõlves kirjutas Hruštšov mälestused, mis salaja välismaale toimetati ja seal avaldati.
Yurtdışına ihraç edilerek müziğimizin tanıtılmasında büyük rol oynadı.Abstraktse kunsti sünnis oli tähtis osa muusikal.
Yurtdışında Vatandaşlık Bürosu ve Polis Göçmen Bürosu ve Estonya Sınır Muhafızları tarafındanda verilir.Eesti kodaniku passe väljastab Eesti Politsei- ja Piirivalveameti PPA Kodakondsus- ja Migratsiooniosakond.
Atina’nın erkek yurttaşlarının büyük bir bölümü yönetimde deneyim sahibiydi.Oli suure Ateena riigijuhi Periklese lähedane sõber.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Ta on laialt tuntud ka välismaal.
Helsinki Yurttaşlar Derneği çalışmalarını, belli konulara odaklanarak, proje temelli olarak yürütür.Foorumitel analüüsitakse Helsingi protsessi üldist kulgemist ja kavandatakse tegevussuunad.
İlerleyen senelerde yurt dışından transfer teklifleri almaya başladı.Ameerika Ühendriigid hakkasid välismaalt saabujatelt sõrmejälgi võtma.
Sadece yurt içi geliş-gidiş yapılmaktadır.Olevik sünnib vaid Sina ligiolevaks saamise kaudu.
Yurt dışı işçiliği de hayli yaygındır.Esindamisprobleem on piisavalt laialdaselt levinud.
33'ü yurt dışında olmak üzere 142 kişisel sergi açtı.67 vahistamiskäsu alla kuuluvast isikust elavad 43 alaliselt välismaal.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.Üle 100 000 ungarlase põgenes välismaale.
Yurtdışına kaçtı.Mulele põgenes välismaale.
Nüfusun çoğu yurt dışında ikamet etmektedir.Enamus müüdi välismaale.
2015 yılında yurt içi ham petrol üretimi yaklaşık 12,2 milyon varil olmuştur.2015. aastal kasvas kaunviljade all olev maa-ala 2,7 korda.
Yurt dışında geçen öykülerine örnek olarak "Köstence Güzellik Kraliçesi" adlı yapıtı verilebilir.Meemesilase koloonias muneb näiteks ainult üks sigimisvõimeline emane – nn mesilasema ehk kuninganna.
Amerika ve yurtdışındaki çok satan kitaplar arasında yer aldı.Ta esines paljudel Metsiku Lääne meelelahutusetendustel USA-s ja välisriikides.
Şiirlerinde insanların sıkıntılarını ve yurt sevgisini dile getirdi.Ta soovis, et tema luuletused süvendaksid inimestes toetama võrdsust ja aborigeenide õigusi.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.그것은 1915년 신문들이 그들의 시민적 책임에 대해 많이 노력했던 것과는 다릅니다.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Det är inte som 1915 när tidningarna hade det tufft kring sitt samhällsansvar.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Di 1915, tidaklah seperti koran memikirkan banyak tentang tanggung jawab mereka sebagai warna negara.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Em 1915, os jornais não se preocupavam muito com as suas responsabilidades cívicas.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.En 1915, ce n'est pas comme si les journaux avaient des suées à propos de leurs responsabilités civiques.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.I 1915, var det ikke fordi aviserne svedte over deres borgerlige pligter.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.In 1915, het is niet alsof kranten veel zweet lieten over hun maatschappelijke verantwoordelijkheden.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.În 1915 ziarele nu se străduiau prea mult cu responsabilitățiile lor civice.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Nel 1915 non è che i giornali si preoccupassero molto della loro responsabilità civile.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Nem mintha 1915-ben az újságok sokat törődtek volna a polgári felelősséggel.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.No es que en 1915 los periódicos se preocuparan mucho por sus responsabilidades cívicas.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Rok 1915 -- nedá sa povedať, že by sa noviny išli pretrhnúť kvôli svojim občianskym povinnostiam.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Vào năm 1915, không nhiều tờ báo đổ mồ hôi công sức cho những trách nhiệm công dân của họ.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.V roce 1915 se noviny příliš nestaraly o nějakou občanskou zodpovědnost.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.W 1915, gazety nie przejmowały się za bardzo obywatelskimi obowiązkami.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Το 1915, οι εφημερίδες δεν ίδρωναν ακριβώς σχετικά με τις κοινωνικές τους ευθύνες.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.В 1915 г. газеты не особенно утруждали себя мыслями о гражданской ответственности.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.През 1915 година, не че вестниците не са се потили много за гражданските си задължения.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.У 1915 році, не те щоб газети багато писали про громадські обов'язки.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.ב-1915, זה לא שלעיתונים היה יותר מדי איכפת מהאחריות האזרחית שלהם.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.في 1915، ليس أن الجرائد كانت تولي اهتماما لمسؤولياتها المدنية.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.あまり考えていませんでした でも人々は新聞が
AB-15’te ve AB-27’de 1990–2008 arasındaki yurtiçiBliższe spojrzenie na główne emisje gazów cieplarnianych w ujęciu sektorowym ujawnia mieszane tendencje
AB-15’te ve AB-27’de 1990–2008 arasındaki yurtiçiBroeikasgasuitstoot op het grondgebied van de EU-15
AB-15’te ve AB-27’de 1990–2008 arasındaki yurtiçiDomáce emisie skleníkových plynov v EÚ-15 a EÚ-27
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod