Ana içeriğe geç
Sözlük

yurt ile cümle

yurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra yurt dışında kaldı.He remained abroad later on.
Yurt içinde ve yurt dışında ünlüdür.He is famous both at home and abroad.
O hem yurdunda hem de yurtdışında ünlüdür.He is famous both at home and abroad.
Dün yurt dışından döndü.He returned from abroad yesterday.
Kendi ülkesinde yurt dışına yolculuk etti.He traveled abroad in his own country.
İş için sık sık yurt dışına çıkar.He often goes abroad on business.
Hayatının çoğunu yurt dışında yaşadı.He lived abroad for much of his life.
Bir muhabir olarak yurt dışına gönderildi.He was sent abroad as a correspondent.
O ani hastalığı nedeniyle yurt dışına seyahat etmekten vazgeçti.He gave up traveling abroad because of his sudden illness.
O, hava yoluyla yurtdışına seyahat etmekten hoşlanıyor.He likes travelling abroad by air.
O hastalandı, ve bu yüzden yurt dışına gitmekten vazgeçti.He fell ill, and therefore he gave up going abroad.
Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.He gave up going abroad to study because of his father's sudden death.
O, babasından kısa bir süre sonra yurt dışına gitti.He went abroad soon after his father.
O bana yurt dışına gitmeyi isteyip istemediğimi sordu.He asked me if I wanted to go abroad.
O, her yıl yurt dışına gider.He goes abroad every year.
Yurt dışına gitmeye karar verdi.She made up her mind to go abroad.
O, gelecek yıl yurtdışına seyahat edecek.He will travel abroad next year.
O, hiçbir şey için yurtdışında eğitim görmedi.He hasn't studied abroad for nothing.
O, yurtdışında eğitim almak için part-time çalışmak zorunda kaldı.He was forced to work part-time to study abroad.
O, yurtdışında eğitim alma fırsatı için istekli.He is eager for a chance to study abroad.
O, yurtdışında eğitim yapabilmek için çok çalışıyor.He works hard so that he can study abroad.
O, yurtdışında eğitim alma amacına ulaştı.He achieved his purpose of studying abroad.
Yurt dışında yaşamaya kolayca adapte oldular.They easily adapted to living abroad.
Onun yurt dışına çıkmasını engellemek yok.There is no stopping her going abroad.
Onun dileği bir gün yurt dışında eğitim görmektir.Her wish is to study abroad someday.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.They had decided to put the wedding off until her brother came home from abroad.
O zamandan beri yurt dışında kalmaktadır.She has remained abroad ever since.
Sonunda yurtdışına gitmek için kararını verdi.She finally made up her mind to go abroad.
O kendi başına yurt dışına seyahat etmek için yeterince yaşlı değil.She is not old enough to travel abroad by herself.
İngilizce bilgisini tazelemek için yurt dışında eğitim gördü.She studied abroad in order to brush up her English.
O, müzik okuyabilmek için yurt dışına gitmek istiyor.She wants to go abroad so that she can study music.
Yurt dışına gittiğinde çok para harcar.She spends a lot of money when she goes abroad.
O, yurt dışına gitmek istiyor.She is anxious to go abroad.
O, asla yurt dışına gitmedi.She has never gone abroad.
O yurt dışında yaşıyor.She is living abroad.
O, yurtdışına gitti.She has gone abroad.
Onun yurtdışında yaşadıkları hakkında uzun zaman konuştuk.She talked long of her experiences abroad.
O yurt dışına gitmek için hevesli.She is keen to go abroad.
O, para olmaması nedeniyle yurt dışında okuyamadı.She couldn't study abroad for lack of money.
Yurt dışında öğrenim yapmaya karar verdi.She decided to study abroad.
Hastalık yurt dışına gitmemi engelledi.Illness prevented me from going abroad.
Babam asla yurt dışında bulunmadı.My father has never been abroad.
Babam şimdi yurt dışına seyahat ediyor.My father is now traveling abroad.
Babam az önce yurt dışından döndü.My father has just returned from abroad.
Babam yurt dışına gitmemi onaylamadı.My father consented to my going abroad.
Babam yurt dışına gitmeme razı olduMy father consented to my going abroad.
Babam sık sık iş için yurt dışına gider.My father often goes abroad on business.
Babam, ben gençken yurtdışında eğitim görmemi istiyor.Father wants me to study abroad while I am young.
Babam önümüzdeki hafta yurt dışına gitmek niyetinde.Father intends to go to abroad next week.
Babam gelecek hafta yurt dışına gidecek.My father is going to go abroad next week.
Babam gelecek yıl yurt dışına gidecek.My father will travel abroad next year.
Arkadaşlarımdan biri yurt dışında aldığı bütün oyuncak bebekleri bana gösterdi.A friend of mine showed me all the dolls he had bought abroad.
Gelecek yıl yurtdişinda öğrenim yapmak istiyorum.I want to study abroad next year.
Mütevelli Yönetim kurulu yurt dışı holdingleri görevden almak için oy kullandı.The Board of Trustees voted to divest the organization's overseas holdings.
Yurtdışında okuma kararım ebeveynlerimi şaşırttı.My decision to study abroad surprised my parents.
Yurt dışında eğitim görmekteyim.I study abroad.
Yurtdışında eğitim görüyorum.I study abroad.
Yurt dışında eğitim yapmak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to study abroad.
Ebeveynlerim yurt dışında eğitim yapmama itiraz etti.My parents objected to my studying abroad.
Yurt kurallarına uymalısın.You must observe the rules of the dormitory.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod