Ben önümüzdeki yıl yurt dışında öğrenim yapmak niyetindeyim.I intend to study abroad next year.
Yurt dışında eğitim yapmak istiyorum.I want to study abroad.
Yurtdışında okumaya karar verdim.I made a decision to study abroad.
Ben yurt dışında öğrenim görmeye karar verdim.I decided to study abroad.
Yurtdışında okumam hakkında ailemle konuştum.I talked with my parents about my studying abroad.
Öğretmenimiz ağustosta yurt dışından dönecek.Our teacher will return from abroad in August.
Bu yaz yurt dışına gitmeyi ummuştuk.We had hoped to go abroad this summer.
Bu yaz yurt dışına seyahat edeceğiz.We are going to travel abroad this summer.
Gençken yurtdışına gitmeni tavsiye ederim.I advise you to go abroad while young.
Gençler yurt dışına gitmekte çok hevesli.Young people are eager to go abroad.
Onlar ilk kez yurt dışına bir seyahate gitti.They went on a trip abroad for the first time.
Balayı yurt dışında geçirilecek.The honeymoon will be spent abroad.
Öğretmen beni yurt dışında eğitim için teşvik etti.The teacher encouraged me to study abroad.
Babam bana yurt dışına yalnız gidemeyeceğimi söyledi.My father told me I couldn't go abroad alone.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Japonya yurtdışından birçok önemli ham madde ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japonya yurt dışından çeşitli ham maddeleri ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.Japanese cars sell well overseas.
Herhangi biri ve herkes yurtdışına gitmek ister.Anybody and everybody wants to go abroad.
Onun her yıl yurt dışına çıktığı doğrudur.It is true that he goes abroad every year.
Gelecek yıl yurt dışına gitmek için bir planı var.He has a plan to go abroad next year.
Onun babasının yurt dışında olduğunu duyuyorum.I hear that his father is abroad.
Kaldığı yurtta yemekler çok iyi.The food is very good in the dormitory where he lives.
Onun kaldığı yurtta yemekler çok iyi.The food is very good in the dormitory where he lives.
Onun müziği yurt dışında büyük bir popülerliğe ulaşmıştır.His music has attained great popularity overseas.
Meslektaşı yurtdışındaki birime tayin edildi.His colleague was transferred to an overseas branch.
Onun damadı bir yurtdışı şubesine transfer edildi.His son-in-law was transferred to an overseas branch.
O şimdi gelecek yıl yurt dışında eğitim yapmayı planlıyor.He is now planning to study abroad next year.
O, iki yıl önce yurtdışına gitti.He went abroad two years ago.
Yurtdışına gitmek için can atıyor.He is aching to go abroad.
O zamandan beri yurt dışında kaldı.He remained abroad ever since then.
O gelecek yıl yurt dışında seyahat etmeyi umuyordu.He anticipated traveling abroad the next year.
O, sadece geçen ay yurt dışından geri geldi.He came back from abroad only last month.
O tek başına yurt dışına gitti.He has gone abroad by himself.
Tek başına yurtdışına çıktı.He has gone abroad by himself.
Projeye kaynak toplamak için yurt dışına gitti.He went abroad to raise fund for the project.
Ailesini terk etti ve yurt dışına gitti.He deserted his family and went abroad.
O yurt dışında okumak için kararını verdi.He made up his mind to study abroad.
O, yurt dışında eğitim gördü.He studied abroad.
O yurt dışında seyahat etmeyi sever.He likes to travel abroad.
Yurt dışında bir yolculuk için para biriktiriyor.He is saving money for a trip abroad.
Onun yurtdışı seyahat deneyimi var.He has experience of foreign travel.
O, yurtdışına gitmekten vazgeçti.He gave up going abroad.
O az önce yurt dışından döndü.He just returned from abroad.
O, iki yıllığına yurt dışında eğitim görme ayrıcalığına sahipti.He had the privilege of studying abroad for two years.
Yurtdışı deneyimleriyle ilgili birçok kitap yazdı.He has written lots of books about his experience abroad.
O, yurt dışındaki deneyimi hakkında çok sayıda kitaplar yazdı.He has written lots of books about his experience abroad.
O, yurt dışına gitmek için istekli.He is eager to go abroad.
O, yurtdışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.He has changed his mind about going abroad.
O, yıllarca yurt dışında yaşadı.He lived abroad for many years.
O, hiç yurt dışında bulunmadı.He has never been abroad.
O hiç yurt dışına gitmedi.He has never been abroad.
O, yurt dışına gitmeye kararlıydı.He was determined to go abroad.
O, yurt dışına gitmeye karar verdi.He decided to go abroad.
O, yurtdışına gitmeye karar verdi.He decided to go abroad.
O yurtdışına gitti.He went abroad.
O, dönmemek üzere, yurt dışına gitti.He went abroad, never to return.
Arkadaşını uğurlamak için yurt dışına gitti.He went to the airport to see his friend off.
O hava yoluyla yurt dışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.He has changed his mind about going abroad by air.
Yurt dışına gitmene itiraz edecektir.He will object to your going abroad.