"Susurluk ayranı yurtdışına açılıyor".«"Millennium" hyllas i utlandet».
Yurtdışına kaçtı.Deretter reiste han utenlands.
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.De studerte ikke for en karriere, men for å bli gode byborgere.
Yurtsever Birlik Hareketi: Kıbrıs'ta siyasi bir hareket.Den samiske nasjon: interesseorganisasjoner i samenes politiske historie.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.Fra 26. august arbeidet han med erklæringen om menneskets og borgerens rettigheter.
Beşir Üzüm için de denetimli serbestlik ve yurt dışına çıkma yasağı kararı aldı.Fem raderinger fikk utstillings- og salgsforbud.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Dermed var det bare mulig å reise til utlandet sammen med faren eller ektemannen.
Ius Civile ("Yurttaş yasası") Roma vatandaşlarının tâbi olduğu medenî kanundu.Den romerske borgerretten (ius civile) gjaldt bare for romerske borgere.
Ahmed, askeri çalışmalar için daha sonra yurtdışına taşındı.Hansen reiste deretter til utlandet for å utdanne seg videre.
Bankanın Japonya'da 772 ofisi ve 76 yurtdışı ofisi bulunmaktadır.Etaten har 237 lokalavdelinger i USA og 80 utenlandskontorer i 58 land.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.Krigsfanger skulle sendes tilbake til sine respektive hjemland.
3., 50.000 Sestertius değerinde serveti olan yurtaşlar.Han måtte eie egen eiendom verdt 3500 sesterces.
Yurtiçi ve yurtdışı festivallere katıldı, ödüller kazandı.Han har deltatt på norske og utenlandske filmfestivaler og vunnet flere priser.
1980’de yurtdışına çıktı.Han gikk av i 1980.
2012 - İlk yurtdışı ofisi Amerika'da kuruldu.2011: Kontoret i Amsterdam åpnes.
Yurt dışında (Belçika'da yoğun olmak üzere) önemli miktarda iş gücü vardır.Dette sysselsetter store mengder utenlandsk arbeidskraft.
Onu ve kardeşini, yurttaki müzik hocası keşfetti.Han fikk i likhet med sine brødre musikkundervisning av faren.
Asıl şöhretini yurtdışında oynadığı operalarda yaptı.Hans første spillefilm Dilemma gjorde han kjent i utlandet.
Denizlerde tüccar olarak çalıştı ve yurtdışında biraz vakit geçirdi.Dia bekerja sebagai kadet pedagang laut dan menghabiskan beberapa waktu di luar negeri.
Daha sonra Samantha'nın oda arkadaşı onları yurt odasında beraber yatarlarken bulur.Teman sekamar Samantha menemukan mereka tidur bersama di asramanya.
1996 yılından beri yurt dışında oynayan Fransız oyuncular da bu ödülü kazanabilmektedirler.Sejak 1996, pemain Prancis di luar negeri dapat memenanginya.
Baba ve oğlu yurtdışında kalırlar.Sang ayah dan ibunya, tetap pulang balik ke luar negeri.
Kartini'nin mektupları ayrıca onun yurtdışından gelecek olan destek umudunu da açıkladı.Surat-surat Kartini juga berisi harapannya untuk memperoleh pertolongan dari luar.
Aslında kokain, yurttan oda arkadaşı Jeremy Van Holden (Terence Jay)'e aittir.Namun, kokain itu milik Jeremy Van Holden (Terence Jay), teman sekamarnya.
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.Ia kemudian dikirim ke Moskwa, namun melarikan diri lagi, pada waktu itu ke luar negeri.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.Judulnya secara harafiah berarti "Lagu Cinta untuk Negara" atau "Lagu Patriotis".
Babası onu kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderir.Ia memutuskan mengirim putranya ke luar negeri untuk belajar dan menjadi insinyur kimia.
Chihiro, yurt sorumlusu öğretmen, Shiina Mashiro´nun bakımı için onu seçmiştir.Chihiro, pengawas asrama tersebut, memilihnya untuk menjadi pengurus Mashiro.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.Ia menjadi kepala negara asing pertama yang mengunjungi Jepang.
Kişi yurtdışında yaşıyorsa veya yabancı ise dışişlerine başvurmak gerekir.Setiap orang yang akan berangkat ke luar negeri atau untuk memasuki negara lain wajib memiliki Paspor.
Bhutan pasaportu, Bhutan vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.Daftar paspor Kebijakan visa Bhutan Persyaratan visa bagi warganegara Bhutan ^ a b Bhutan
"Susurluk ayranı yurtdışına açılıyor"."Globe Asia Dipasarkan ke Luar Negeri".
Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde açıklanmıştır.Ideologi utamanya tercantum dalam Deklarasi Hak Asasi Manusia dan Warga Negara.
Yurt dışında çalışan insanlar da vardır.Banyak juga yang bekerja di luar negeri.
Devletin kendi yurttaşları aleyhinde çalışacak servisler kurmamasını istiyoruz.Dorongan agar negara-negara lain tidak mengambil tindakan bermusuhan menentang pemerintahan masing-masing.
Sınavı kazananlar önemli bir yurtdışı istihbarat görevine gönderilecektir.Peserta yang lolos seleksi pendaftaran akan dikirimkan kartu peserta ujian.
Yeraltındaki karanlık yurtlarında yaşarlar.Mereka tinggal di gua-gua yang gelap atau di bawah tanah.
Yurt içi ve dışında mesleki eğitim ve seminerlere katıldı.Seminar dan Pendidikan Organisasi di dalam dan Luar Negeri.
Askerliğini yaptıktan sonra yurt dışında prodüktörlük eğitimi aldı.Karena prestasi kerjanya ia ditugaskan belajar ke luar negeri oleh perusahaannya.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Dyah disuruh menemui orangtuanya di luar negeri.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Setidaknya 2 kali dalam setahun ia bepergian ke luar negeri.
Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir.Perdagangan dengan pihak asing didukung.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Mayoritas pemeluk agama non-Kristen ini adalah para imigran dari berbagai penjuru dunia.
Sadece yurt içinde olmamakla birlikte, Avrupa'nın birçok ülkesinde de çok sayıda Suskaplı bulunmaktadır.Tidak hanya itu, sebagian dari mereka juga ada bangsa Eropa.
Birçok aile fertleri gurbetçi olarak yurtdışına işçi gitmiştir.Banyak negara mendatangkan pekerja rumah tangga dari luar negeri.
Erdi, Seçkin; Yurteser, Serap Tuğba (Edl.).Termasyhur gagah, adil dan digani dan dihormati serta dimuliakan dan berkaromah (berkeramat).
Bigadiç ilçesinin dışına giden ve orada yurtda kalan öğenciler de vardır.Bermula dari pengajian Al-Qur’an dan Zikir-zikir yang keliling dari rumah-kerumah.
Öğrenimini yurtdışında yaptı.Mahasiswa dikirim belajar ke luar negeri.
Bu son özellikleri, Ufakcücelerin yurtlarından sürülme sebepleri olabilir.Hasil positif ini, tentu mendongkrak motivasi anak-anak Magelang .
Bu festival eski yurtlarındaki kültürlerinden gelmektedir.Kepercayaan ini berasal dari nenek moyang budaya kuno mereka.
Binlerce Şilili insan hakları ihlalinden yurt dışına kaçtı ya da sürgüne gönderildi.Ribuan warga sipil Tibet tewas dibantai atau ditahan tanpa alasan yang jelas.
Bu olayların ardından yurtdışına gider.Setelah itu mereka akan tur di luar negeri.
Yurt dışında çeşitli ödüller aldı.Ia menerima berbagai penghargaan dari berbagai negara.
Bu amaçla, yurt içi ve yurt dışı pek çok ziyaretlerde bulundu.Situs ini kerap banyak sekali dikunjungi oleh wisatawan dalam dan luar negeri.
Yurt içi ve yurt dışında akademik yayınları ile yayınlanmış 2 kitabı bulunmaktadır.12 berisi berita-berita dari dalam dan luar negeri.
Derneğe önayak olanlar yurtdışına kaçtı.Bahkan ada yang menempuh penididikan sampai ke luar negeri.
Savaş başladıktan sonra zaman zaman yurtdışı gezilere çıktı, İngiltere ve ABD’yi dolaştı.Tak heran jika dia sering mengadakan perjalanan ke luar negeri, termasuk ke Prancis dan Inggris.
Film, yurtiçi ve yurtdışında çeşitli festivallerde gösterildi.Film ini telah diputar di berbagai forum di dalam dan di luar negeri.
Ayrıca Kolombiya'nın gayri safi yurtiçi hasılasının %86'sı burada üretilmektedir.86% tổng sản phẩm quốc nội của Colombia cũng xuất phát từ đây.
Kanlı Pazar, Yurttaş Hakları Hareketine halk desteği sağlanması konusunda bir dönüm noktasıydı.Chủ nhật đẫm máu là ngả rẽ quan trọng trong nỗ lực giành sự ủng hộ của công chúng cho Phong trào Dân quyền.