Ana içeriğe geç
Sözlük

yurt ile cümle

yurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Prensi ikna etmek için de onun yurtseverlik duygularına hitap eder.Щоб переконати князя, він апелює до його патріотичних почуттів.
Diğer tüm Avrupa ülkelerine Türkçe yayın yapan Almanya merkezli Euro D kanalın yurt dışındaki şubesidir.Це закордонна філія німецького каналу Euro D, який транслює турецькою мовою на всі інші європейські країни.
Yurt dışına gönderilerde, en önemli makalelerin Fransızca, Rusça veya İtalyanca tercümeleri ilave edilir.U zásilek do zahraničí se k nejdůležitějším článkům přikládá překlad do francouzštiny, ruštiny nebo italštiny.
Germanicus, tüm zaferlerini hevesle kutlayan Roma yurttaşları arasından çok popülerdi.Germanicus se těšil značné popularitě mezi Římany, kteří nadšeně oslavovali každé jeho vítězství.
Kıyaslanabilir ölçüler ile çizimler ve fotoğraflar, yurt içi ve yurt dışından güncel örnekleri görüntüler.Výkresy se srovnatelnými měřítky a fotografiemi znázorňují aktuální příklady z domova i zahraničí.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.Stal se tak vůbec prvním japonským vládcem, který kdy vycestoval do zahraničí.
1980’de yurtdışına çıktı.Roku 1980 emigroval do zahraničí.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Vystupoval s velkým úspěchem i v zahraničí.
Bir dönem yurtdışında da futbol oynamıştır.V minulosti hrál i v zahraničí.
Faust serileri böylece yurt dışına yayılmayı da başarmıştır.Faustovská látka tak pronikla do zahraničí.
15,000 çocuk kamptaki çocuk yurtlarında kalıyordu, bunlardan sadece 93'ü hayatta kalmayı başardı.Z 15 000 dětí odvlečených do tohoto tábora přežilo pouhých 130, její syn byl mezi nimi.
Yurtdışındaykense, her bir konsül bir orduyu komuta ederdi.Každému dílčí složce tohoto vojska velel samostatný hejtman.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Svého manžela často doprovázela na zahraničních cestách.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.Cestování vlakem do zahraničí bude rychlejší.
Sunita bağırarak yurttaki herkes uyarır.O ztroskotání Durandy se dozví všichni obyvatelé Guernsey.
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Hráči však hru hodnotili pozitivně i v zahraničí.
Onu ve kardeşini, yurttaki müzik hocası keşfetti.Jeho otec, místní učitel a sbormistr, mu předal základní hudební znalosti.
Thomas Jefferson'ın yardımıyla İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'ni hazırladı.S Thomasem Jeffersonem, tehdy vyslancem ve Francii, vypracoval návrh Deklarace práv člověka a občana.
2011 yılı itibarıyla Yurtdışındaki Fransızları temsilen senatörlük yapmaktadır.12 senátorů zastupuje Francouze v zahraničí.
Yurtiçi ve yurtdışında devamlı konserler vermektedir.Pravidelně koncertuje v tuzemsku i v zahraničí.
Orada bir süre kalarak Yurtsever dergisinin yayınlanmasına yardımcı oldu.Zde se podílel na vydávání časopisu Kazatelna.
Ayrıca II. Dünya Savaşı'ndan bu yana yurtdışında Amerikalılara yönelik en ölümcül saldırıdır.Jde také o největší teroristický útok spáchaný proti Američanům v zahraničí vůbec.
1982 yılında İngiliz yurttaşlığına geçti.Roku 1982 obdržel britské občanství.
Ali Hoşfikirer'in başarıları sadece yurtiçinde değil,yurtdışındada fark edilmiştir.Její skladby získaly uznání nejen doma, ale i v zahraničí.
Gayrısafî yurtiçi hâsılasının üçte biri ve ihracat gelirlerin %90'ı tarımdan kaynaklanır.Zemědělství se podílelo na více než 1/3 HDP a 90 % exportních příjmů.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Jednou ročně je zván zahraniční host.
Yurt dışında Rehber-i İnkılâp adlı bir gazete yayımlamıştır.O ztracené dívce informovala i média v zahraničí.
Bu uygulama, tüm yurttaşlara kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmayı taahhüt ediyordu.Generál chtěl zavést státní sociální péči pro všechny občany.
Uzun yıllar yurt dışında değişik ülkelerde çalıştı.Pak pracoval několik let v zahraničí.
Akıllı bina sistemleri ile inşa edilen yurtlarımızda yenilenebilir enerji sistemleri kullanılıyor.V rozsáhlých budovách a novostavbách se instalují systémy s centrálním zdrojem proudu.
Ülkedeki rezervlere rağmen bir miktar kömür yurt dışından ithal edilmektedir.Tento objem je ale dostatečný pro zabezpečení domácí poptávky, i když je část černého uhlí dovážena z Polska.
Kendisi yurtseverdir, Irak ve Afganistan'daki Amerikan askerlerini çok kez ziyaret etmiştir.Byl dlouholetým velitelem amerických jednotek v Iráku a Afghánistánu.
1999-2007 yılları arasında yurtdışında sürgünde yaşadı.Od konce roku 1997 bydlel v zahraničí v politické emigraci.
Bir süre yurt dışında dil eğitimi almış ve belgesel alanında araştırmalar yapmıştır.Za tímto účelem podnikl cesty do zahraničí a napsal odbornou studii.
Fırka üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçtılar.Někteří z členů uprchli do zahraničí.
2011 yılında da Yurtiçi uçuşlara açıldı.V tomto roce začaly také mezinárodní lety.
Büyük Yurttaşlık Savaşı sırasında 4 milyondan fazla kişi ödüllendirildi.Odhaduje se, že ve Velké válce zemřelo přes 10 miliónů vojáků.
Yurtseverler demokrasi yanlısıydılar.To byla vláda 'nepřímá'.
Yurt dışına göç çok fazladır.V zahraničí je tento styl velmi populární.
1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı.Teprve v 90. letech dvacátého století začalo být jeho umění známé i v zahraničí.
Bu firmalar ürünlerini yurtiçine ve yurtdışına pazarlamaktadır.Pod touto značkou firma prodávala výrobky jak na domácím, tak na zahraničním trhu.
Bazı yurt dışı sergilerle uluslararası alanda da Vakıf koleksiyonlarını tanıtıyor.Jeho tvorbu byste ale nalezli i ve sbírkách zahraničních.
Bu plak; yurt dışında basılan ilk Türkçe beste olarak tarihe geçti.Tato palírna byla první skotskou palírnou, která vyvážela svou whisky do zahraničí.
Sosyal yurtseverlik, yurtseverliği sosyalizm ile birleştiren dünya görüşü.Poslední složkou je internalizace, tedy zvnitřnění sociálního světa.
Yurtdışından ticaret amacıyla gelen aileleri levanten denmekteydi.Hledal i obchodní partnery v zahraničí.
1996-97'de bir kez daha şansını yurtdışında denedi.V letech 1976–1978 tak došlo k dalšímu pokusu o obnovení činnosti.
Yurt içine, en çok Ankara'ya, yurt dışına ise en çok Almanya'ya göçler yaşanmıştır.Do zahraničí, hlavně Německa, cestoval vícekrát.
1980'lerde Küba'nın yurt dışındaki asker sayısı 40 bine ulaştı.Na afghánské území postupně v průběhu ledna 1980 přišlo asi 80 000 sovětských vojáků.
MÖ 44) boyunca birçok zengin Roma yurttaşı burada ikamet etmiştir.Existovalo zde i několik vil bohatých římských občanů.
Türkiye Cumhuriyeti hakkında yurtdışında bilgilendirici faaliyetler yürütmek.V zahraničí centra poskytují informace o České republice.
Son zamanlarda yaptığı yurtdışı seyahatler sayesinde İngilizcesi ilerlemiştir.Díky častým cestám do zahraničí se naučil jazyky.
Yirmi yıl yurt dışında kaldıktan sonra 2000 yılında Türkiye’ye döndü.Na Hukvaldy se vrátil po dvaceti třech letech v zahraničí.
Yurtdışında da oldukça fazla aile yaşamaktadır.Nemalý je i počet rodin ze zahraničí, kteří zde žijí.
Ancak son 10 yılda genç nüfus çalışmak üzere yurt dışında çalışarak gelirlerini sağlamaktadır.V posledních letech se ovšem potýká s odchodem mladých lidí do zahraničí.
Tekrar yurt dışına gitti.Žil pak v zahraničí.
Yurtiçi ve yurtdışı seçmen ayrı ayrı listelenmiştir.Není teritoriální a domácí území jednotlivých jedinců se značně překrývají.
Sosyal yurtsever görüşlere sahipti.Měl socialistické politické smýšlení.
Sinema alanında yurtiçi ve dışında büyük başarı elde etti.Film se dočkal velkého tuzemského i zahraničního úspěchu.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.Nemocné zaměstnance posílat domů.
Yurtta Kabilli 20 yetim çocuk kalmaktadır.V katastrálním území Vilsnice leží i Děčín XXV-Chmelnice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod