Ana içeriğe geç
Sözlük

yurt ile cümle

yurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yurtdışındaykense, her bir konsül bir orduyu komuta ederdi.Em cada província ultramarina foi criado um comando-chefe permanente.
Batur Yurtsever, Mavi Sakal'ın basgitaristidir.Na casa dela, reconhece a fadinha de cabelos azuis.
Farklı yerlerde konumlandırılmış bu üniversitelerin yurtlarında kalma önceliği Erasmus öğrencilerine aittir.Estudantes residentes em países em desenvolvimento são tidos como prioritários.
Ayrıca İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin esasları uygulamaya konuldu.Baseia-se também na Declaração dos Direitos do Homem e do Cidadão.
VAZ-2101, yurtdışı pazarlarına Lada 1200, Lada 1300 ve Lada 1200S olarak ihraç edilmiştir.O 2101 era vendido nos mercados de exportação como o Lada Lada 1200 e 1300 até 1989.
Etnik Gürcü nüfusunun yaklaşık %5’inin yurtdışına göç ettiği tahmin edilmektedir.A estimativa de 25 por cento das forças armadas da União de nascidos no estrangeiro é muito precisa.
Buna rağmen, bazı Amerikalı eşcinseller yurtdışında yaşamayı tercih etti.Alguns estudantes preferem morar fora do campus.
Çekimleri sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da yapılmıştır.Ele é venerado não só na Bulgária como também no exterior.
Savaş yılları sırasında siyasal ve yurtsever edebiyat öne çıktı.Lá passaram quase dois anos estudando ideologias políticas e guerrilhas.
Bunlar yurtdışından gelen insanlardı.Eles importavam umas coisas do estrangeiro.
Ama birkaç ay sonra tekrar yurtdışına çıkarak Batı Avrupa'ya geçti.Entretanto, dois meses mais tarde, transferiu-se para o exterior novamente.
Aynı zamanda bu teknolojiyi yurtdışına da satar.A rede também pretende expandir os negócios para o exterior.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Estes homens foram enviados para o exílio.
Hatta yurt dışında bu eğlence araçları Dodgem adı ile bilinir.Os condutores deste automóvel são conhecidos como Hotdoggers.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.O título significa literalmente canção do amor pelo pais.
Oh Oh, Tuğba Yurt'un 4. maksi teklisidir.Glicério é o 4º distrito de Macaé.
1928'de bir iş gezisi için yurtdışına çıktı, bir daha Rusya'ya dönmedi.Em 1938, ele finalmente emigrou para o Reino Unido, para nunca mais retornar à Alemanha.
Bu dönemde yerel daimyonun yurtlukları gelişmeye başlamıştır.É a partir deste período que a sociedade cananita local começa a complexificar-se.
Çin Halk Bankası (PBC) ayrıca uluslararası ticaret ve diğer yurtdışı finansal işlemlerden sorumludur.O banco também é responsável pelo comércio exterior e outras transações estrangeiras.
1789 - Fransa Meclisi, "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"ni kabul etti.1789 — Revolução Francesa: é votada a Declaração dos Direitos do Homem e do Cidadão.
Arşimet, dehasını yurttaşlarına yardıma yöneltti.Deus o queria para aliviar o sofrimento do seu povo.
Aşı, yıllar boyu bütün yurtta kullanıldı.Os ninhos são usados durante todo o ano.
Montana ilk yurt dışı ihracatını 1980 yılında yapmıştır.Minnesota obteve sua primeira classificação desde 1980.
Davetli konuşmacı olarak da yurtdışında kongrelerde verdiği konferanslar vardır.Participa ainda, enquanto orador convidado, em conferências relativas aos meios de comunicação.
Başkomutandı ve tüm yurttaki resmi unvanıydı.Ele era o comandante militar supremo e tinha o título oficial de toda a terra.
Yurtseverler demokrasi yanlısıydılar.Os democratas por outro lado estavam confiantes.
Denizlerde tüccar olarak çalıştı ve yurtdışında biraz vakit geçirdi.Viajou pelo mundo por trabalhar na marinha mercante e ficou contaminado pela tuberculose no exterior.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.Vender o excedente no estrangeiro.
Bu nedenle 1980 yılından sonra müzik yaşamını yurtdışında devam ettirmek zorunda kaldı.Nos anos 1980, sua música começou a ser reconhecida fora de seu país.
Halkının çoğu yurtdışında çalışmaktadır.Mas, grande parte de seu trabalho foi desenvolvido no estrangeiro.
Daha sonra yurtiçi ve yurtdışında görevlerde bulundu.Foram compradas estações no interior e em outros estados.
Ayrıca yurtçinde ve yurtdışında bulunan çeşitli bilimsel ve akademik kuruluşların üyesidir.É também membro de várias associações científicas do país e do exterior.
Kayı Obası, bir yandan da göç edecek bir yurt arayışındadır.Maar diep in de aarde roert zich een wezen dat ruzie zoekt.
Tom Sawyer, Yurtdışında: Tom, Huck ve Jim sıcak hava balonu ile Afrika'ya ulaşır.In het tweede boek, Tom Sawyer Abroad, reizen Tom, Huck en Jim naar Afrika in een luchtballon.
Marşın adı "Ülkeye Aşk Şarkısı" ya da "Yurtseverlik Şarkısı" anlamına gelir.De titel betekent letterlijk "Het lied over de liefde voor het land" of "Het patriottische lied".
8'den 9'a kadar olan maddeler, yurttaşlık, mültecilerin geri gönderilmesi ve mülk talepleri ile ilgili idi.Artikelen 8 en 9 betreffen het staatsburgerschap, de terugkeer van vluchtelingen, en eigendomsclaims.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.30.000 mensen zijn naar het buitenland gegaan om politiek asiel aan te vragen.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Uit het buitenland kwamen ook verschillende reacties.
Birbirlerini yurtta tanımışlar ve hemen kaynaşmışlardır.Zij drongen de woning binnen en gijzelden de aanwezigen.
1791 yılı Haziran ayında kral yasadışı olarak yurtışına kaçmaya çalışır.In juni 1791 probeerde de koninklijke familie te vluchten.
"America the Beautiful", yurtsever temalı bir ABD şarkısı.America the Beautiful is een Amerikaans vaderlandslievend lied.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Ze is al in het buitenland.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.Veertienduizend personen worden gedeporteerd.
Öğrenimini yurtdışında yaptı.Hij studeerde in het buitenland.
"Bomba yurt dışı kaynaklı".De bron moet extern zijn.
Dizi Türkiye'de büyük reyting başarıları elde edememesine rağmen yurtdışında büyük bir başarı yakalamıştır.Ondanks het grote succes in hun geboorteland konden ze echter in het buitenland niet doorbreken.
1999-2007 yılları arasında yurtdışında sürgünde yaşadı.Van 1991 tot 1994 verbleef hij in het buitenland.
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.Hij werd toen naar Moskou gestuurd, maar moest ook daar vluchten, ditmaal naar het buitenland.
Daha sonra Gagarin yurtdışında çok gezdi.Bodden heeft veel in het buitenland gespeeld.
Her kabile bir bölgeyi yurt edinmiş ve her biri birbirinden ayrılmıştır.Elke landstreek heeft (had) zijn plaatselijke kleur of toon.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Elke twee jaar wordt er een reis naar het buitenland georganiseerd.
Bu insanlar, ulus devletinin yurttaşlarıdır, yurttaş-ordunun askerleridir.De wachters: dit zijn de soldaten van de staat.
Yurtdışında diplomat olarak çeşitli görevlerde bulunmuştur.In die functie is hij als diplomaat veel actief in het buitenland.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Ongeveer de helft van de studenten is uit het buitenland afkomstig.
Madrid metrosunda tüm istasyonlar engelli yurttaşlar için erişim sağlayamamaktadır.Op den duur moeten alle Berlijnse metrostations volledig toegankelijk zijn voor mindervaliden.
1992'de tahliye edildikten sonra yurtdışına kaçtı.In januari 1992 vluchtte hij naar het buitenland.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Braine besloot naar het buitenland te trekken.
1961'de yurt dışına çıktı.Hij reisde waarschijnlijk vóór 1669 naar het buitenland.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Zijn echtgenote vergezelde haar man op vele van zijn overzeese reizen.
Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılık ile yurt dışında çalışan işçilere dayalıdır.Het werd een versie met boeren die in het buitenland wonen en werken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod