Yazdığı oyunlardan pek çoğu yurtdışındaki ülkelerde de yayımlanmıştır.كما نشر معظم أعماله مترجماً في الصحف الأجنبية.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.كما كان يطلب من أي امرأة ترغب في إكمال دراستها في الخارج إذن مكتوب من الوالد أو الزوج.
İstanbul Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2012.مؤتمر التجارب الناجحة ( إسطنبول) 2012.
Ayrıca Blohin yurtdışında oynayan ilk Sovyet oyunculardan biridir.و يعتبر زهي أول لاعب صيني يحترف في أوروبا.
Henüz yurtdışına pazarlanmamıştır.وليس المقصود أن تخدمها في الخارج.
Devlet elindeki yurtiçi medyanın haber yorumlarındaki çekingenliği eleştirildi.قام الإعلام بتغطية خبر اختفائها على مستوى الدولة.
Zaman içinde Arnavutluk mimarisi hem yurt içinde hem de yurt dışında gelişti.واصل الأرستقراطيون مغادرة باريس من أجل السلامة في الريف أو في الخارج.
Azerbaycan pasaportu Azerbaycan vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.يتم إصدار جواز السفر الأذربيجاني لمواطني أذربيجان لغرض السفر الدولي.
Rusya Yurtseverleri, Rusya'da sosyalist ideolojide siyasi parti.هو أحد الآباء الروحيين للأفكار الاشتراكية في روسيا.
Baba ve oğlu yurtdışında kalırlar.لبعض الوقت شعر الوالد والابن بالاغتراب.
Bhutan pasaportu, Bhutan vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.جواز سفر بوتاني هو وثيقة السفر التي تصدر لمواطني بوتان بغرض السفر الدولي.
Siyasi suçlu olan oğlu yurtdışındadır.رابطة أبناء حلحول في الخارج .
12 Eylül Darbesi'nden sonra yurt dışına kaçtı.وعقب انقلاب 12 سبتمبر خرجت سفيم بللي إلى خارج الوطن.
İsviçre'den yurtdışına ilk uçuş 21 Temmuz 1921 tarihinde oldu.كان أول طيران لها في 21 يونيو 1921.
Annesi Nurten, babası Yılmaz Yurtalan'dır.روى عن: جده لأمه أنس بن مالك.
Çalışanlarının çoğu yurt dışı elçiliklerde diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.هذا التقرير من صميم عمل الدبلوماسيين في أي سفارة.
Erdi, Seçkin; Yurteser, Serap Tuğba (Edl.).وهو خلق ذميم، ورذيلة خسيسة تنفر منها النفوس السليمة وأصحاب الضمائر اليقظة.
Okul mezunları yurtiçi ve yurtdışındaki üniversitelerde öğrenimlerine devam etmektedirler.وانتشر خريجو المدرسة في جامعات البلاد وفي الخارج.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.أصبح أول المصرفية الاستثمارية في البلاد.
Sengoku döneminde Shimazu daimyosunun yurtluğu idi.وأصبحت عائلة دايميو في فترة إيدو.
En sonunda devlet, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yarısından fazlasını harcadı.وفي النهاية أنفقت الحكومة أكثر من نصف الناتج المحلي الإجمالي.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^يقيم الآن خارج الوطن.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.يستحق أن يتم إرساله إلى الخارج.
Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya göre Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyada ikinci sıradadır.ففي هذا القطاع تأتي اليابان في المركز الثاني عالميا بعد الولايات المتحدة الأمريكية.
Yurt dışına gitmek ister misin?هل ترغب في السفر إلى الخارج؟
EMSC: "Kıyıdan uzaklaşın ve daha yüksek bir yere ulaşın"". Yurt Gazetesi.EMSC: "Kıyıdan uzaklaşın ve daha yüksek bir yere ulaşın"".
Almanca dilini bildiği için, askeri bir istihbarat subayı olarak yurtdışına gönderildi.Por causa de seus conhecimentos da língua alemã, ele foi enviado ao exterior como oficial de inteligência.
Yurtdışı televizyon hakları, önceki sözleşmenin neredeyse iki katına çıkarak £625 milyon değere ulaştı.Os direitos de televisão para o exterior foram vendidos por 625 milhões, quase o dobro do contrato anterior.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 de agosto - A Assembléia aprovou a Declaração dos Direitos do Homem e do Cidadão.
Yurtdışı haklarından elde edilen gelir, yirmi kulüp arasında eşit olarak bölünür.A renda de direitos no exterior é dividida igualmente entre os vinte clubes.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Para estudar fora do país, Sofia precisava de uma permissão escrita de seu pai (ou marido).
Aida'nın ilk yurtdışı yapımı Scheveningen, Hollanda'da yapıldı.A primeira produção internacional de Aida correu em Scheveningen, nos Países Baixos.
Babası onu kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderir.O pai, ao perceber isto, enviou-o para o estrangeiro para ganhar experiência no campo da Engenharia Química.
Gaius ardından Roma'nın İtalyan müttefiklerine yurttaşlık hakları bağışlayacak bir yasa tasarısı önerdi.Caio então propôs uma lei que garantia cidadania a aliados italiotas.
V Gallica, mevcudu Roma yurttaşı olmayan eyalet askerlerinden oluşturulan ilk Roma lejyonudur.A V Gallica foi a primeira legião romana composta de soldados provinciais e não por cidadãos romanos.
Bugüne kadar 2000'den fazla Sukhoi uçağı anlaşma karşılığı yurt dışına ihraç edildi.Um total de mais de 2.000 aviões Sukhoi foram fornecidos a países estrangeiros em contratos de exportação.
Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların oluşturulmasına katılma hakkına sahiptir.Todos os cidadãos têm o direito de concorrer, pessoalmente ou através de mandatários, para a sua formação.
Ortaöğretim ikinci yılından, lise ilk yılına kadar iki yıl boyunca yurtdışında Çince dil kursuna gitti.Ela se inscreveu para um curso de língua chinesa por dois anos no exterior.
15,000 çocuk kamptaki çocuk yurtlarında kalıyordu, bunlardan sadece 93'ü hayatta kalmayı başardı.Das 15 mil crianças que havia anteriormente, apenas 93 estavam vivas quando o campo foi libertado.
Yurtdışında ise, 1963'te Yunanistan Krallığı'nın l.Em 1963, no estado do Rio de Janeiro.
15 yaşını aşmış Almanların %30'unun yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır.30% dos alemães com quinze anos ou menos tinham pelo menos um dos pais que tinha nascido fora da Alemanha.
Yurt dışındaki ilk tırmanışını Bulgaristan'da yaptı.A primeira actuação no estrangeiro foi em Espanha.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Apesar disso, o grupo era relativamente desconhecido no estrangeiro.
İlk önce yurt dışına transfer olmak için uğraştı.Começou por ser reconhecida no estrangeiro.
Tarih Vakfı Yurt Yayınları. s. 235.Tem a Carteira Profissional de Jornalista nº 214.
Uruguay pasaportu, Uruguay vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.Passaportes uruguaios são emitidos para os cidadãos uruguaios viajar para fora do Uruguai.
Bundan sonrasında çalışmalarına yurtdışında devam etti.Mais tarde, acompanhou os seus irmãos nos seus estudos no estrangeiro.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Tamaki descobre que ela foi para o exterior.
Edo döneminde ise bu yurtluklar han adında beylikler olarak bilinmeye başlanmıştır.No período Edo, os feudos ficaram conhecidos como han.
Yurtdışındaki hayatını kitap yazmakla geçirdi.Escreveu a sua vida em livro.
Bu firmalar ürünlerini yurtiçine ve yurtdışına pazarlamaktadır.A empresa comercializa seus produtos no Brasil e exterior.
Yaşamına yurt dışında devam etti.Passou grande parte da vida a viver no estrangeiro.
Öğrenimini yurtdışında yaptı.Ambos estavam estudando no exterior.
Öğrenci Yurtları yedi ayrı yapı grubundan oluşur.As pernas das aranhas são constituídas de sete segmentos distintos.
Yurtdışındaki yetkileri neredeyse saltıktı.Sua carreira deu-se, basicamente, no exterior.
Öte yandan yurt dışındaki siyasi sürgünlerin örgütlediği güçlü bir muhalefet ortaya çıktı.Além disso, pediu a extradição de líderes guerrilheiros que viviam no exterior.
Henüz yurtdışına pazarlanmamıştır.Ainda não foi lançado no mercado externo.
Tekrar yurt dışına gitti.Novamente foi retornou ao Nacional.
1980 öncesinde yurt dışına çıktı.Permaneceu no país vizinho até ao ano de 1980.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.Ele foi o primeiro chefe de Estado estrangeiro a visitar o Japão.